- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
15 Mart 2008: 13:44 #637067
Anonim
Bir fısıltı Yunus’tan… Kulaklarda zaman zaman… “Hakikat bilirsin / Bir gün ölürsün / Ya niçin verirsin / Özün gümâne” Cevap gelir dillere… İyimser gönüllere: “Benim bunda kararım yok; ben bunda gitmeye geldim” Ardından bir büyük ikaz; hayal meyal, siyah beyaz: “Berk yapıştın şol dünyaya, koyup gitmeyesin gibi / Karanu yalınız sinde (kabirde) varıp yatmayasın gibi” Ve bir serzeniş; gelişten sonda gidiş, “Günde birin gide durur / Komşun sefer ede durur / Ecel bir bir yuda durur / Bu dünyaya mağrur nedir” Söz doğrudur, düşünen bilir… Doğruya delil mi istenir? İşte delil, iyi bil: “Şu dünyaya gönül veren, son ucu pişman olusar / Dünya benim dedikleri, hep ona düşman olusar”.Çevrilir kalpler tebessüme bir dem… İyi niyet akar yüreklere hem… Sıcak mı sıcaktır; duru ve berraktır. Ötelere bir bakış dervişçesine… Hakikat sırrına ermişçesine… “Gelin bugün yanalım, yarın yanmamak için / Ölelim ölmez iken, yine ölmemek için”. Çünkü, “Ten fanidir can ölmez / Çün gitti geri gelmez / Ölür ise ten ölür / Canlar ölesi değil”dir. Artık düşün ve karar ver; ki kararın cihan değer: “Bir hastaya vardın ise / Bir içim su verdin ise / Yarın anda karşı gele / Hak şarabın içmiş gibi”
Ölüm; bir an… Ve duruveren zaman… Varlığın mutlak âdeti; herkese eşit adaleti… Ötesi, berisiyle ölçülen hayât… Amansız, gümansız heyhât!.. Ölürken hem doğmadır bu; hem biterken olmadır… “Soru hesap olmayısar, dünya ahiret koyana / Münker Nekir ne soralar, Tek olucak cümle murad”. Ötesi zaman aşırı bir adım, sonsuzu bunda anladım: “Bu şardan üç yol çıkar, biri cennet biri nâr / Birisinin arzûsu maksûd dîdâra benzer”. Hani ya âyette buyurulur; buyurulur da duyurulur: “Bm. (Kıyamet koptuğunda) siz de (ey insanlar) üç sınıf olmuşsunuz. Amel defteri sağından verilenler; ne mutlu o sağcılara!.. Amel defteri solundan verilenler; ne acıklı durumda o solcular!.. (Bir de üçüncü sınıf ki onlar hayır işlemekte) ileri geçenler, (cennete girmekte de) ileri geçenlerdir. (Vakıa, 7-10)”
Yunus… Koca Yunus!.. Bizim Yunus!.. Ölümden ötesine yolun ve yolculuğun mübarek olsun… Canına rahmet, ruhuna şâdlık dolsun… Güzel söylemişsin; şeker yemişsin ve “Ne tamudan (cehennemden) yer eyledim / Ne uçmakta köşk bağladım / Sen’in için çok ağladım / Bana Sen’i gerek Sen’i” demişsin. Çünkü inanmışsın Mevlâ’ya ve nihayet ermişsin mânâya: “Mânâ eri bu yolda melûl olası değil / Mânâ duyan gönüller her giz ölesi değil”
Yunus… Emrem Yunus!.. Usta Yunus!.. Nasıl başardın bilsem; sencileyin diyebilsem: “Al gider benden benliği / Doldur içime Sen’liği / Bunda iken öldür beni / Varıp anda ölmeyeyim”. Kaç kula nasib olmuş; kaç gönle girmiş dolmuş; şu sadeden de sade ve muhteşem ifade: “Bu dünyadan gider olduk / Kalanlara selam olsun / Bizim için hayır duâ / Kılanlara selam olsun”. Kimdir ki ölürken bunca fedakar, ve kimdir ki kula dost, ALLAH’a yar?!..
Oruca niyetli bir günde… Bir kuşluk vakti hüznünde, “Aşık öldü deyû salâ verirler”. Bir salâ; derinden derunîden… Taa içler yakan Hüseynî’den:
– Essalâtü vesselâmü aleyk!..
Ötesi?!…
Ötesi, “Öldü diyeler / Kaydım yiyeler / Bir kuş olubam / Çıkam aradan”
Gayrı varsın “Acı dirliğim isteyen; tatlı dirilsin dünyada” ve Ulu Tanrı’m, “Kim ölümüm ister ise, bin yıl ömür ver Sen ona”
*
Ve bir fısıltı Yunus’tan… Kulaklarda zaman zaman… “Gelimli gidimli dünya / Son ucu ölümlü dünya”İSKENDER PALA
25 Mart 2008: 18:09 #686051Anonim
Ve bir fısıltı Yunus’tan… Kulaklarda zaman zaman… “Gelimli gidimli dünya / Son ucu ölümlü dünya”
eyvallah ne güzelde söylemiş bağrı yanık Yunusum..Allah razı olsun kardeşim.. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.