- Bu konu 11 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
17 Mart 2008: 01:35 #637275
Anonim
Genç bir *li saatlerdir genç kizin pesinden geliyordu. Genç kiz
dayanamayip arkasini döndü:– Neden saatlerdir beni takip ediyorsunuz? diye sordu.
Genç erkek :
-Sizi seviyorum hem de canimdan çok seviyorum!Genç kiz :
-Bak benim arkamdan ablam geliyor, o benden daha güzel benden iş
çikmaz sen ona git..*li arkasini dönüp bakinca çok çirkin bir kizin geldigini
görüp sinirlenmis ve genç kiza dönmüs :
-Neden bana yalan söylediniz?-Asil siz bana neden yalan söylediniz?
Eger beni gerçekten seviyor olsaydiniz dönüp arkaniza bakmazdiniz
çünkü gözünüz benden baskasini görmezdi.Ask hiçbir felaketten ders almaz
Siz sehvetin adini ask koymussunuzEger öyle olsaydi eşek insanlarin şahı oldurdu.
Diyor Hz. Mevlana…
hey gidi heyy tarihciye desem bak kalmamis kesin kaldi der yine
(genc ve guzel nisa ):D23 Mart 2008: 20:47 #685865Anonim
kaldı tabi 🙂 ama nedense denk gelmiyor 😉
23 Mart 2008: 21:55 #685881Anonim
sizi canımdan çok seviyorum dediği için baştan kaybetmiş bir kere bu delikanlı 🙂 güzeldi sağolasın
24 Mart 2008: 00:07 #685898Anonim
huve;2285 wrote:sizi canımdan çok seviyorum dediği için baştan kaybetmiş bir kere bu delikanlı 🙂 güzeldi sağolasınsebeb?
6 Nisan 2008: 16:48 #687592Anonim
Tarihci;2264 wrote:kaldı tabi 🙂 ama nedense denk gelmiyor 😉:p gelir bir gun bellimi olur 🙂 desemmiiiii
7 Nisan 2008: 08:12 #687654Anonim
Aşk’ta Yukarıdan başlayıp aşagıya iner.”Yaratılanı severiz yaratandan ötürü ” Yunus Emre demiş. Ya aşk neya insan evlense de baya baya güzel gül gibi geçinip gider işte.
7 Nisan 2008: 08:20 #687655Anonim
Bütün aşk hikâyelerinin en unutulmaz en heyecan verici sahnesi, sevenin sevgiliye ilk baktığı andır şüphesiz. Daha doğrusu, onun yüzünü ilk gördüğü vakit. Âşıktaki içsel değişimin başladığı an, gözün sevgiliye ilk takıldığı saniye dilimidir ve aşığın bütün biyografisi, bu “ilk bakışın öncesi ve sonrası”ndan ibarettir. Kalpte ateşin yükselmesi, aklın ve sabrın ateşe düşmesi o ilk bakış ile başlar. Kılıcın kınından sıyrılması yahut okun yaydan fırlamasıdır bu. Sevgilinin yüzü kınında bir kılıç yahut sadakta bir yay gibidir; bakış onu kınından ve sadağından çıkarır.Sevgili’nin yüzümü; aşk yangınını alevlendiren ilk kıvılcımdır.
Aşığın kalbi mi, ilk bakıştan sonra suda titreyen bir mehtap.
Göz… Savaşı başlatan haberci.
Bakış… Elde olmayan kader; ilahi kaza.
Ve aşk… Kalp ile göz arasındaki kutlu bir hadise.Çok sonraları kalp göze diyecektir ki, “Ben bu onulmaz derde iten sensin. Safayı sen sürdün, acıyı ben çektim. Nimet senin, zahmet benim oldu. Sen sevinirken, kaygılanan ben oldum. Bakışlarını arttırdıkça sen, dertlerimi çoğalttın benim. Zafere eren sen, hezimete uğrayan ben. Sen emirlere itaat edilen hükümdar oldun, ben senin peşinde koşan tebaan. Sen emir ben esir. Sonra devam eder:
– Ey göz! Sen ikisin ben birim. İki kişinin bir ferde saldırıp onu öldürmesi zulüm değil de nedir?… Şimdi ağla o halde; etiğin zulmün cezasını çek bakalım.
Göz buna karşılık ayet-i kerime ile cevap verir: “Gerçek şu ki; gözler kör olmaz, ancak sinelerdeki kalpler kör olur” (Hacc 46)Göz görünce bir kez geriye ne kalır?
İskender Pala7 Nisan 2008: 09:02 #687656Anonim
Aşk, şiddetli bir muhabbettir. Fâni mahbuplara müteveccih olduğu vakit, ya o aşk kendi sahibini daimî bir azap ve elemde bırakır. Veyahut o mecazî mahbup, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için, bâki bir mahbubu arattırır; aşk-ı mecazî, aşk-ı hakikîye inkılâp eder.
7 Nisan 2008: 09:13 #687659Anonim
……………………Oysa aşk iki kişi arasında asla eiştlenmeyen bir şeydi.Allah,aşığın uğraştığı sevgiyi maşuktan esirgemişti.Bunun içindir ki aşıklar,ya kendilerine verilen derdin aynısının sevgiliyede verilmesi yada sevgilideki vurdumduymazlığın aynısı ile kendilerine de ihsanda bulunulması için yakarır dururlar.İsterler ki,Allah aşkı seven ile sevilen rasında eşit bölüştürsün… Oysa aşk bu demek değildir.Seveni sevmek kolaydır;magfiret o sevmediği zamanda onu sevebilmektir. Gerçek aşık bilir ki,kendi içindeki aşk ateşinin aynısı sevgilide de vardır ve gönülsüz de olsa,o da aşkı duyumsamaktadır.Ne var ki sevgili çok sabırlı,aşık ta sabırsız oldugu için bu aşk yarası tek taraflı kanamaktadır.O acılar,o ayrılık vehasret ateşleri aşığı yakıyorsa öte yandan da pişiriyor demektir…
Aşık ,ancak bu pişme sürecinde ham iken oldugn,çiğ iken kâmil olur.Çünkü aşk yolunda varılacak merhalelerin en yücesi,aşkın olgunluğu ile kendi dünyasını kurabilmektir.O mertebeye gelindikten sonra aşk uğrunda can vermek aşığa âsân gelir…
[İskender Pala]
7 Nisan 2008: 10:19 #687663Anonim
huve;2285 wrote:sizi canımdan çok seviyorum dediği için baştan kaybetmiş bir kere bu delikanlı 🙂 güzeldi sağolasındemeki neymış canından çok sevmıyeceksin sonra tepene cıkarlar
7 Nisan 2008: 10:25 #687666Anonim
canından çok lafı bir benzetme sadece…ama şuda varki..canın kadar sevmiyorsan sevmemişsin demektir…o seni acıtsada sen onu hala istiyor özlüyorsan işte o senin canın olmuştur çoktan..kısacası aşk hiçbirşeye benzemez…
7 Nisan 2008: 10:29 #687668Anonim
o seni acıtsada sen onu hala istiyor özlüyorsan işte o senin canın olmuştur çoktan..kısacası aşk hiçbirşeye benzemez…e orası öle
21 Nisan 2008: 22:41 #688952Anonim
hmm yorumlara bakın yahu,, aşk neymiş de haberimiz yokmuş. bu iskender pala kesin arabesk dinliyordur bakın buraya yazıyorum.. 🙂
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.