• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #637541
    Anonim

      MÜSLÜMAN aksiyon ve irade sahibi olmalıdır. Hayallerle, boş lâflarla, atıp
      tutmayla Müslümanlık olmaz. Yaşayacaksın… Nasıl yaşayayım?
      Yaşatmıyorlar… bu da boş bir lâftır.
      Bu memlekette mesken dokunulmazlığı vardır. Hâkim kararı olmadan vatandaşın
      evine girilemez.
      Sokakta İslâmı yüzde yüz yaşayamadığını iddia ediyorsun ve iddianda da az
      veya çok haklısın; peki, evinde niçin yaşayamıyorsun?
      Anahtarı kapının kilidine sokarsın, kapıyı açarsın ve evine girersin. Burada
      İslâmı yüzde yüz yaşamak hakkına sahipsin. Ama sen ne yapıyorsun?İçeriye
      girer girmez, şeytanî ve deccalî bir âletin düğmesine basıyorsun; ne kadar
      fitne, fesat, nifak şikak, günah, fuhşiyyat, ahlâksızlık, rezalet,
      faziletsizlik, dinsizlik, densizlik, donsuzluk varsa evin içini onlarla
      dolduruyorsun. Sonra da İslâmı yaşatmıyorlar bahanesinin arkasına
      sığınıyorsun.
      Düğmeye basıyorsun, çat: Şehevî baygın bakışlar fırlatan her yeri açık
      saçık, hoppa mı hoppa, fingirdek, âşüfte bir karı arz-ı endam ediyor…
      Başka bir düğmeye basıyorsun: Kakavan herifin biri aşırı dinciliğin
      Türkiyeyi tehdit eden en büyük tehlike olduğu hezeyanını savuruyor; senin
      dinine, mukaddesatına, Kurânına, Peygamberine, fıkhına, Şeriatına en ağır
      hakaretleri yapıyor…
      Tekrar zaplıyorsun: Sekizinci sanat mı, dokuzuncu mu neyse, sinema sanatının
      rezil ve pespaye bir filminden bir sahne çıkıyor karşına. Bir yatak odası,
      bir herifle bir karı zina yapıyorlar…
      Zap, zap zap… Çat, çat çat: Çin çin kadehler tokuşturuluyor… Şarap,
      votka, cin, likör, viski, şampanya… Lıkır lıkır içiliyor.
      Reklâmlar: Toplumu ve bu arada seni lükse, israfa, gösterişe, şatafata,
      aşırı tüketime çeken günah dolu ilanlar, şeytanî propagandalar.
      Efendi, seni bunları seyretmeye mecbur eden bir kanun mu var? O halde niçin
      dinimizin hoş görmediği bu günahları evine sokuyorsun?
      Belki şehirde, sokakta, caddede, meydanda, şu meşhur mâlum ve mâhut kamu
      alanında İslâmı yüzde yüz yaşayamıyorsun; lâkin evinde yaşayabilirsin
      fakat sen bilerek, kasıtlı olarak yaşamıyorsun. Sonra da on parmağında on
      bahane…
      İrademizi kullanacağız ve dinimizin haram kıldığı, büyük günah kabul ettiği,
      çirkin ve fena gördüğü şeyleri evlerimize sokmayacağız.
      Evlerimizi (beni bağışlayınız) genel ev haline getiren o çirkin
      cihazı…….
      Sofu geçinen nicemiz, evimize şişe şişe rakı, şarap, bira sokmuyor. Sokmuyor
      ama o âletin ekranıyla dolaylı şekilde sokmuş oluyor. Zap zap, çat çat ve
      bakıyorsunuz ekranda kadehler tokuşturuluyor ve içkiler içiliyor. Peygamber
      ne demiş: Şarap yapmak için üzümü sıkana, taşıyana, sâkilik yapana, alana,
      satana günah ve vebal var demiş.
      Birtakım nanemolla sözde dindarlar, ertesi gün burunlarından soluyarak homur
      homur homurdanarak şöyle konuşuyorlar:
      -Dün gece taa sabaha dek ekran önünde kahroldum. Dört saat boyunca dinimize
      küfrettiler…
      A (…….)! Asıl kabahat onlarda değil sendedir. Açma, dinleme. Seni, dinin
      olan İslâma yapılan hakaretleri dinlemeye mecbur eden bir güç mü var?
      Sözün kısası, bahaneleri bırakalım, irade sahibi olalım ve evlerimizde
      Müslümanca yaşayalım.
      Akşam namazını kılmış, tesbihini çekmiş, başında takkesi duruyor, sofraya
      oturmuş, hem yemek yiyor, hem seyrediyor. Ne seyrediyor? Fısk u fücur
      seyrediyor…Haram ve günah şeyleri seyrediyor, Allahın ve Peygamberin
      yasak kılmış olduğu şeyleri seyrediyor.
      Bu adam ne biçim dindardır?

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.