- Bu konu 9 yanıt içerir, 9 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
11 yazı görüntüleniyor - 1 ile 11 arası (toplam 11)
-
YazarYazılar
-
25 Mart 2008: 14:09 #637701
Anonim
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]1-FATİHA:[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]1 – Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın ismiyle.[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]2 – Hamd o âlemlerin Rabbi, [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]3 – O Rahmân ve Rahim,[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]4 – O, din gününün maliki Allah’ın. [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]5 – Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).[/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]6 – Hidayet eyle bizi doğru yola, [/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif][/FONT]
[FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]7 – O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil. [/FONT]
10 Nisan 2008: 11:01 #687928Anonim
Mekke’de inmiştir. 7 ayettir. Kur’an’ın ilk süresi olduğu için açış yapan, açan manasına “Fatiha” denilmiştir.15 Nisan 2008: 14:19 #688479Anonim
Allah Cc Razi Olsun.
14 Ağustos 2008: 20:21 #697267Anonim
Fatiha kapanış değil, açılış olmalı bizim için. Fatiha ile, yeni bir kapı açılıyor önümüze; yeni bir kapı açılmalı…
“En’amte aleyhim”[6] sırrına dahil olmak için ihdinâ’ya[7] muhatap olunmalı.
6 Ocak 2010: 07:55 #763742Anonim
ALLAHU TEALA hazretleri bizim zaafımızı en iyi bildiğindendirki bize doğru yolda olanlarla beraber olmayı istememizi bize dua öğretmektedir.ALLAHU TEALA bu duadan nasiplenenlerden eylesin. AMİN Selam ve dua ile
20 Ocak 2010: 11:10 #764958Anonim
Allah in selami üzerimize olsun
20 Ocak 2010: 11:12 #764959Anonim
Insaniz ki yaşi yoruz her an ölüme yaklaştiğimizi bilerek rabbim unu tan lardan etmesin
22 Ocak 2010: 11:20 #765112Anonim
“Âdem (as) zamânından beri, beşeriyette iki cereyân-ı azîm birbiriyle çarpışarak gelmiş. Biri, istikāmet yolunu ta‘kīb ile ni‘met ve saâdet-i dâreyne mazhar olan ehl-i nübüvvet ve salâhat ve îmandır . Bunlar kâinâttaki, kâinâtın hakīkī güzelliğine ve intizam ve kemâline mutâbık olarak istikāmette hareket ettiklerinden, hem kâinât sâhibinin lütuflarına, hem iki cihânın saâdetine mazhar olup, beşeri melekler derecelerine, belki fevkine terakkī ettirmeğe vesîle olarak, dünyada îman hakīkatleriyle ma‘nevî bir Cennet, âhirette bir saâdet kazanmışlar ve kazandırmışlar.
İkinci cereyan, istikāmeti bırakıp ifrât ve tefrît ileaklı, bir vesîle-i azaba ve elemler toplayıcı bir âlete çevirdiklerinden, insâniyeti en bedbaht bir hayvâniyetten aşağı düşürüp, dünyada zulümlerine mukābil gazab-ı İlâhîyi ve musîbet tokatlarını yemekle berâber, dalâletleri cihetinde, akıl alâkadarlığıyla kâinâtı bir hüzüngâh ve mâtemhâne-i umûmiye ve zevâlde yuvarlanan zîhayatlar için bir mezbaha ve bir selhhâne ve gāyet çirkin ve karışık görür, rûhu ve vicdânı dünyada bir ma‘nevî Cehennemde olur, âhirette dâimî bir azab çekmeğe kendini müstehak eder.
İşte Fâtiha-i Şerîfe’nin âhirinde اَلَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ [Kendilerine ni‘met verdiğin kimselerin yoluna; gazab edilmiş olanların ve dalâlete düşenlerin (yoluna) değil!] âyeti, bu iki cereyân-ı azîmi ders veriyor.”
(Şuâ‘lar, 15. Şuâ‘)22 Ocak 2010: 15:30 #765119Anonim
Allah razı olsun kardeşim
22 Ocak 2010: 15:31 #765120Anonim
@nuktepira 177718 wrote:
“Âdem (as) zamânından beri, beşeriyette iki cereyân-ı azîm birbiriyle çarpışarak gelmiş. Biri, istikāmet yolunu ta‘kīb ile ni‘met ve saâdet-i dâreyne mazhar olan ehl-i nübüvvet ve salâhat ve îmandır . Bunlar kâinâttaki, kâinâtın hakīkī güzelliğine ve intizam ve kemâline mutâbık olarak istikāmette hareket ettiklerinden, hem kâinât sâhibinin lütuflarına, hem iki cihânın saâdetine mazhar olup, beşeri melekler derecelerine, belki fevkine terakkī ettirmeğe vesîle olarak, dünyada îman hakīkatleriyle ma‘nevî bir Cennet, âhirette bir saâdet kazanmışlar ve kazandırmışlar.İkinci cereyan, istikāmeti bırakıp ifrât ve tefrît ileaklı, bir vesîle-i azaba ve elemler toplayıcı bir âlete çevirdiklerinden, insâniyeti en bedbaht bir hayvâniyetten aşağı düşürüp, dünyada zulümlerine mukābil gazab-ı İlâhîyi ve musîbet tokatlarını yemekle berâber, dalâletleri cihetinde, akıl alâkadarlığıyla kâinâtı bir hüzüngâh ve mâtemhâne-i umûmiye ve zevâlde yuvarlanan zîhayatlar için bir mezbaha ve bir selhhâne ve gāyet çirkin ve karışık görür, rûhu ve vicdânı dünyada bir ma‘nevî Cehennemde olur, âhirette dâimî bir azab çekmeğe kendini müstehak eder.İşte Fâtiha-i Şerîfe’nin âhirinde اَلَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ [Kendilerine ni‘met verdiğin kimselerin yoluna; gazab edilmiş olanların ve dalâlete düşenlerin (yoluna) değil!] âyeti, bu iki cereyân-ı azîmi ders veriyor.”(Şuâ‘lar, 15. Şuâ‘)Allah razı olsun nuktepira kardeşim çok güzel bir paylaşım
24 Mart 2010: 06:21 #768533Anonim
tesekkurler
-
YazarYazılar
11 yazı görüntüleniyor - 1 ile 11 arası (toplam 11)
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.