• Bu konu 6 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
  • Yazar
    Yazılar
  • #637806
    Anonim

      Sabırla okunası bir günlük, tebessümlerinize manî olamayacaksınız


      8 Temmuz
      İşte Türkiye’deyim; bölge sorumlusu Tommy arkadaşla havaalanından kalacağımız eve giderken hayli uyarıcı bilgiler aldım; “Hemen başlama, biraz sağını solunu tanımalısın; Türkler acayip bir millettir” filan diye bir şeyler söyledi, ama aldırış etmedim. Bir dakika bile zayi edilmemeli; görev kutsal, görev ağır.

      9 Temmuz

      Tommy’nin yanıldığı açık; bugün ilk tebliğimi yaptım bile.Adam parkta
      öylece oturuyordu.Söylediğim her şeyi gülümseyip başıyla tasdik ederek
      saatlerce dinlerken ruhumun göklere değdiğini hissetmiştim. Bizi seyreden
      simitçi, sonradan o adamın sağır olduğunu söyleyince biraz moralim bozuldu

      ama olur öyle şeyler.daha yolun başındayım

      11 Temmuz

      Üçüncü gün; Tommy hâlâ “erken henüz” diye ısrar ediyor.Mânâsız bir ısrar
      bu; kurtulması gereken o kadar çok ruh var ki burada.Çorap almaya inmiştim
      semt pazarına. Nasıl oldu anlamadım ama eve dönerken artık benim altılı
      çelik tencere takımım vardı.

      Önemli değil, tencere gerekli bir araç nasıl olsa.

      Tencereci arkadaşa müjdeyi tebliğ ettim.”Ayıpsın abi, Hazreti İsâ’ ya can
      fedâ.” dedi, ben ağladım.

      Söz verdi, pazar toplantılarına gelecek; hatta bana bir adres bile verdi.O
      adrese gidersem bir sürü insanı misyona katabilirmişim.

      21 Temmuz

      Tommy hâlâ “gitme, bak karışmam” diyor; işte bu aşırı ihtiyatkârlık
      yüzünden buralarda İsa’nın
      mesajı yeterince bilinmiyor zaten. Gittim;
      şehrin kenarında kalabalık bir mahallede bir apartmanın altıncı katına
      çıktım. İçeride bir hayli erkek vardı; beni içeri aldılar, mobilyasız bir
      salona geçtik. Çay getirdiler; hatır sordular. Tam lâfa başlarken biri
      parmağıyla “sus” işareti yaptı. İçeriden yaşlıca bir adam çıkıp salona
      gelince herkes gibi ben de ayağa kalktım. Sonra adam konuşmaya, bir nevi
      vaaz vermeye başladı. Şöyle bir dinledim; eh fena şeyler değil.
      Toplantıdan sonra herkes birbirine sarıldı, yeniden çay ikram edildi.
      Burayı sevdim, yarın da geleceğim.

      2 Ağustos

      Yine aynı şeyler oldu; bir ara fırsat bulup salondaki arkadaşları misyona
      kazandırayım dedim. Tam “İsa” demiştim ki, ihtiyar vaiz “İsa dedin de
      aklıma geldi.” deyip çok tatlı bir bahis açtı. Öyle
      güzel anlatıyor ki
      başladım ağlamaya. Zor teselli ettiler; sonra ortaya sofra geldi. Yemek
      yedik. Kuşbaşılı pilav nefisti; hele cacık!

      12 Ağustos

      Tommy beni tesbihle oynarken yakaladı. “Nereden buldun” diye sıkıştırıyor.
      “Dükkanın birinden aldım.” dedim. Tesbih bana iyi geliyor, meditasyon
      yerine geçiyor. Bir tane de Tommy’e mi alsam?

      6 Eylül

      Bugün hep birlikte camiye gittik. “Bakayım” dedim burada neler yapıyorlar,
      nasıl ibadet ediyorlar. Mecit diye bir temiz yüzlü arkadaşım var
      cemaatten. Bana abdest almayı öğretti caminin avlusunda. Tuvaletleri pek
      temiz değil ama abdest çok güzel bir olay. Fırsatını kolluyorum; bunların
      hepsini Protestan etmezsem bana da Mahmut demesinler!

      16 Eylül

      “Nereden
      çıktı bu Mahmut?!” diye çıldırdı Tommy. “Kod adım” dedim.
      Anlamadı. Anlamaz tabii. Ben ne yaptığımı biliyorum. Şimdilik sesimi
      çıkarmıyor, toplantılara muntazaman devam ediyorum; ezan okununca “Hadi
      camiye gidelim, Mahmut.” diyorlar, gidiyorum. “Neler okuyorsunuz fısır
      fısır?” diye sordum. Öğrettiler. Fatiha çok güzel bir sûre. Tommy’e de
      öğretmeliyim.

      1 Ekim

      Tommy beni evden atmaya kalkıştı dün. “Seni kandırıyorlar,
      Müslüman yapacaklar enayi.” diye çıkıştı. İtiraz ettim, “Ben bunların
      içyüzünü öğrenmeye çalışıyorum Pastör Tommy” dedim.

      “Sırlarını öğrendiğim an, bunları sürü halinde önüme katıp Sarayburnu’
      ndan denize sokup cümlesini birden çatır çatır vaftiz etmezsem bana da
      Mahmut demesinler.” dedim. “Çık dışarı ***************.” diye kovdu beni. Misyondan

      gelen aylığımı da kesti. Vermezse vermesin, cemaatteki arkadaşlar
      aralarında para toplayıp verdiler. Geceyi ucuz bir otelde geçirdim.

      Bugün Mecit’in evine taşınıyorum.

      Az kaldı, az.. Dayan, oğlum Mahmut!

      6 Kasım

      Mecit benim için istihareye yatmış; “Yeşil gördüm, Mahmut.” dedi, “Nurlar
      içindeydin, hidâyet nasip oldu sana, ne mutlu.” dedi. Tabii, aldırış
      etmiyorum, fakat hoşuma gitmedi de değil.

      9 Kasım

      Bugünlerde cemaate İngilizce dersleri vermeye başladım; sabah namazını
      topluca edâ ettikten sonra kuşluk vaktine kadar ders veriyorum. Kuşlukla
      öğle arasında tefsir dersleri yapıyoruz.Beni artık iyice kendilerinden
      zannediyorlar.

      21 Kasım

      Yeni damat olduğum için dört günden
      beri günlük yazamadım. Mecit’in
      teyzesinin kızı Sabiha ile nikahlandık dün. Nikâhımızı Saadettin Hoca
      kıydı sağ olsun.Sünnet dediğin ise sinek ısırığı gibi bir şey zaten,
      çabucak geçti. Bu sabah yolda Tommy ile karşılaştık. “Kiliseye yazdım,
      seni defterden sildiler.” dedi. Güldüm, hâlâ o bayatlamış misyoner kafası
      işte. Benim din değiştirdiğimi sanıyor, gerzek. Halbuki ben…


      28 Kasım

      Ne kadar üzgünüm. Mecit, “Nasip değilmiş, seneye gidersin” diyor. Hac
      kayıtları kapanmışmış. İstesem ecnebi pasaportumla Mısır üzerindenvize
      alır giderim, ama ben olayı içeriden, herkesle bütün mü’minlerle birlikte yaşamak istiyorum oysaki.

      19 Aralık

      Öğleden sonra yayıncımla sözlü anlaşma yaptık; ilk eserim iki ay sonra
      çıkıyor:”İslâm’ın selefî
      boyutlarına dinamik bakışlar”.Yayıncım, “Fiyatı
      iki lira yaparsak üç yüz bin satarız.” diyor. “HAMD OLSUN” (:

      #684945
      Anonim

        Bu günlüğün gerçek olduğu konusunda şüpheliyim çünkü bir misyoner bu kadar açık olmaz…Yani sırları kutsaldır onlar için…

        #684946
        Anonim

          gerçek olduğunu iddia etmedik ki:D

          #684949
          Anonim

            İddia ettiğinizi söylemedim ki 🙂

            #684950
            Anonim

              öyle olsun bakalım;)

              #686545
              Anonim

                ben gercek bir misyonerin gunluğunden gercek bir söz yazayım “Müslümanlardan bir çivi bile sökemedik” ….

                #686903
                Anonim

                  🙂
                  çok karşılaşılan bir hal elh…
                  insanları kendi rengimize boyama sanatı böyle bir şey olsa gerek 🙂
                  boyanmadan boyayanlardan oluruz inşaallah

                  #687106
                  Anonim

                    inşalahhh

                  8 yazı görüntüleniyor - 1 ile 8 arası (toplam 8)
                  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.