• Bu konu 8 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
  • Yazar
    Yazılar
  • #638630
    Anonim
      [Yeni (Valide-i Sultan) Camii-Üsküdar]

      Gülnûş Emetullah Valide Sultan Câmii (Yeni Cami), Üsküdar’ın beş selâtin camiinden biridir.

      Üsküdar’ı süsleyen bu zarif ve muhteşem eser, Sultan III. Ahmet’in annesi Gülnûş Valide Sultan tarafından 1708-1711 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Mimarı Lâle Devri baş mimarı Kayserili Mehmet Ağa’dır.

      yenicamisk1dd4.jpg

      #689740
      Anonim

        Üsküdar çarşısı içinde devrinin en güzel eserlerinden biri olan Yeni Valide Camii, Hakimiyet-i Milliye Caddesi, Balaban Caddesi ve İmam Nasır Sokağı ile çevrili geniş bir alanı kaplar. Cami avlusuna bu yollara açılan beş kapıdan girilir.

        Hakimiyet-i Milliye Caddesi’ne açılan kapı, çarşı tarafında bulunduğundan ‘Çarşı Kapısı’, eski Bit Pazarı kapısının karşısında bulunan ikinci kapı, ‘Bat Pazarı Kapısı’ veya ‘Sebil yahut Hünkâr Kapısı’ isimleriyle anılırdı. Üçüncü kapı, Arasta Çarşısı’na açıldığından ‘Arasta veya Bedesten Kapısı’, Balaban Caddesi tarafındaki dördüncü kapı, ‘Balaban Kapısı, Cümle Kapısı, İmaret Kapısı veya Mektep Kapısı’ adlarıyla bilinirdi.

        Beşinci kapı ise, ‘Uncular Kapısı, Değirmen Kapısı, Mescit Kapısı, İmam Kapısı’ isimleriyle meşhurdu. Bu yöndeki kapılar isimlerini, burada bulunan ve yakın zamana kadar duran bir değirmenin taşlarından, Geredeli Mescidi’nden ve İmam Nasır’ın yaptırmış olduğu bir çeşmeden almıştı.

        78035597gh8.jpg

        #689741
        Anonim

          Külliye, cami, hünkâr mahŞli, çeşme, sebil, türbe, muvakkithane, mektep, imaret, şadırvan, havuz, su deposu, çarşı, bedesten ve meşruta evlerinden oluşuyordu. Mabet oldukça büyük bir avlunun ortasındadır. Düz bir sahada ve sel yataklarının ortasında yaptırıldığı için su basmaz merdivenlerle çıkılmaktadır. İç avlu veya şadırvan avlusunun iki yanlarında ve bir de cümle kapısı tarafında olmak üzere üç kapısı vardır. Üzerlerinde Hezarfen Mehmet Efendi’nin hattı ile yazılmış âyetler bulunmaktadır. Sol tarafındaki kapı üzerinde imzası vardır.

          Şadırvan avlusunun her cephesinde alt üst altışar pencere olmak üzere 36 penceresi vardır. Bunlar klâsik demir parmaklıklı ve içten tahta kapaklıdır. Avlunun zemini mermer kaplıdır. Üç tarafı, 14 mermer sütunun taşıdığı 17 kubbeli bir revak ile çevrilmiştir. Orta yerde zarif bir şadırvan yer almıştır. Devrinin en güzel eserlerinden biri olan bu şadırvan tamamen mermerden sekiz yüzlü olarak yapılmıştır. Her yüzün köşelerinde mermer sütunlar vardır. Bu sütunların arasına neŞs pirinç şebekeler yerleştirilmiştir. Ayrıca sütunları biribirine bağlayan kemer altına, mermer oyma şebekeler konmuştur.

          86378153hz0.jpg

          #689816
          Anonim
            [ Aziz Mahmud Hüdayi Türbesi Ve Camii – Üsküdar ]

            Hakimiyet-i Milliye caddesinden iç kısımlara doğru devam ederken, sağ tarafı işaret eden bir tabela görür ve “Aziz Mahmut Hüdayi” yazısını okursunuz. Tabeleyı izlerseniz az ileride cami ve türbeyle karşılaşırsınız.

            85098159yu3.jpg

            #689817
            Anonim

              15446873qh2.jpg

              51339669ts5.jpg

              #689818
              Anonim

                Cami, imaret, türbe, kütüphane, hünkâr mahşli, çeşme, derviş hücreleri, şeyh evi, fırın ve muhtemelen bir hamamdan oluşan bu güzel külliye üsküdar’ın yüksek bir semtinde yapılmıştır. onbin metre karelik çok geniş bir alana yayılan bu manzumeye, hüdâyî mahmut sokak ve aziz efendi mektep sokaklarına açılan avlu kapılarından girilir. bânisi, mihrimah sultan ve sadrazam rüstem paşa’nın kızı ayşe hanım sultan’dır. 1003 (1594) tarihinde aziz mahmud hüdâyî efendi adına yapıldığından, bu isimle şöhret bulmuştur. 1007 (1598) yılında yapıldığı söylenirse de doğru değildir. çünki, hüdâyî efendi’nin oğlu, mustafa ebrar efendi 1004 senesi vefat ederek şimdiki türbenin bulunduğu yere defn edilmiş ve sonra da türbe yapılmıştır.

                kapının sağ tarafında, kethüda mehmet paşa’nın sol tarafta ise, hüdâyî efendi’nin iki çeşmesi vardır. avlu kapısından girildiğinde iki tarafta ahşap meşrutaların olduğunu görürüz. sağdaki kapıcı baba’nın meşrutası imiş.

                merdivenli bir yokuş olan avlunun biraz ilerisinde, sağ tarafta, bir hazîre, sol tarafta ise, şeyhler kabristanı vardır. sol taraftaki meşrutanın yanında, tonoz damlı ve kapısı kesmetaş söveli, kâtipler odası bulunmaktadır. burada, dergâhın çok büyük olan vakışarının hesapları yapıldığı gibi, kıymetli mücevherat da saklanırmış. buradaki yevmiye defterleri, 1976 senesinde hüdâyî efendi türbesi’ne taşınmıştır. bu daireye hazine dairesi de denirdi.

                şeyhler hazîresinin yanında hüdâyî efendi türbesi ve türbe camekânı karşısında ise imaret kapısı vardır. hünkâr mahşlinin altından geçerek küçük bir meydana gelinir. burada, hadîka yazarının bahsettiği binalardan eser kalmamıştır. meydanın sağ tarafında lütfi ağa kütüphanesi, sol tarafta ise cami bulunmaktadır.

                34465765da6.png

                #689819
                Anonim

                  22400449wo0.jpg

                  #728131
                  Anonim

                    hafta sonları genelde aziz mahmut hüdai camiini ziyaret ederim kadıköyde oturduğum için yakınım.

                    #745122
                    Anonim

                      Allah razı olsun kardeş..

                      #745123
                      Anonim
                        molla_zehra;9408 wrote:
                        86378153hz0.jpg

                        daha dün gibi…ne kadar özledim:023:

                      10 yazı görüntüleniyor - 1 ile 10 arası (toplam 10)
                      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.