• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #639006
    Anonim

      Bir dede ile torununun konuşmalarına kulak veriyoruz:
      Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla soruyor:
      “Dedeciğim! Bir insanın ömrü ne kadar olur?” Dede tatlı bir gülücükle: “Ezanla namaz arası kadar yavrucuğum.” deyince torun:
      “Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı?” der. Dede:
      “Evet yavrum. ömür, namazsız ezanla, ezansız namaz arası kadardır.” diyecevap verir. Torun yeniden sorar:
      “Namazsız ezan ve ezansız namaz sözlerinden ne kastettiğinianlamadım dedeciğim. Bu ne demek açıklar mısın?”
      Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa:
      “Bak yavrum, geçenlerde komşumuzun çocuğu doğdu. O
      çocuğun kulağına ezan okundu değil mi? işte o ezanın namazı kılındı
      mı?Kılınmadı. O ezan “Namazsız ezan”dı. insan öldüğü zaman kılınan cenaze
      namazının da ezanı yoktur. O da “Ezansız namaz”dır. Aslında o namazın
      ezanı insan doğunca okunmuştu kulağına.
      “Bak ey insan! Doğdun, ama öleceksin, ömür çabuk biter, hayatını iyi
      değerlendir. Boşa vakit harcama!” ikazını yapıyordu o ezan. İşte yavrum
      öMüR, EZANLA NAMAZ ARASI KADARDIR. Sakın boşa geçirme. ömrünü dolu dolu

      yaşa, bir nefes bile boşluk bırakma!”
    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.