• Bu konu 13 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 15)
  • Yazar
    Yazılar
  • #639197
    Anonim

      Bir gün insan virgülü kaybetti.
      O zaman cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı.
      Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.

      Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti.
      Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı. Artık ne bir şeye kızıyor ne de bir şeye seviniyordu.

      Üstelik hiçbir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.

      Bir süre sonra soru işaretini kaybetti.
      Artık soru sormaz oldu. Hiçbir şey ama hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu. Ne kainat ne dünya ne de kendisi umurundaydı.


      Birkaç sene sonra iki nokta işaretini kaybetti.
      Artık davranış sebeplerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.


      Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı. Kendisine ait tek bir düşünce bile yoktu. Yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu.
      Son noktaya geldiğinde düşünmeyi, okumayı unutmuş vaziyetteydi.

      #691757
      Anonim

        Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı. Kendisine ait tek bir düşünce bile yoktu. Yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu.
        Son noktaya geldiğinde düşünmeyi, okumayı unutmuş vaziyetteydi.


        çok güzel maşallah…. Allah razı olsun

        #691760
        Anonim

          devam edelim işaretlerimizi kaybetmeye,
          birgün bize de nokta konulacaktır Bir’i tarafından…..

          #691762
          Anonim

            Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.

            cok dogru bi yaklasim bence, cumleler basitlesince, kelimeler sadelesince dusunce boyutuda degisiyor, basit ve siradan, hatta bu adamin sonu gibi yanliz baskalarinin dusuncelerini savunuvur hale gelmemek kacinilmaz bi durum,
            bunun icinde coooook, okumak lazim:)

            #693713
            Anonim

              Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı. Kendisine ait tek bir düşünce bile yoktu. Yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu.
              Son noktaya geldiğinde düşünmeyi, okumayı unutmuş vaziyetteydi.

              hakkaten böyle, universitelerde yok efendim keynes in iktisat modeli yok efendm şunun bunun onun bu konudaki düşünceleri vs vs vs.. senin düşünceni sormayan bir sistemdeyiz, kastettiğim eğitim sistemimiz.. sınav sorularına bakarsanız hep başkalarının görüşlerinin sorulduğunu farkedersiniz. bazı hocalar filan kişinin şu konudaki görüşünü yazınız der, bazıları da filan kişinin görüşü ışığında kendi değerlendirmenizi yapınız der, çok azı şu konuyla ilgili değerlendirmelerinizi yazınız der..

              universitelerin iktisat bölümleri amerikan iktisatcılarının görüşlerini öğretir, bu adam böyle düşünmüş ama siz ne düşünüyorsunuz diyen pek yok.. ya da bu herif böle demiş ama bunun açıkları var mıdır yok mudur, bir değerlendirin bu adamın görüşünü demiyorlar.

              zaten alfabe değişikliğinden beri dilimizi fakirleştirdiler böylelikle, bildiği kelimeler nispetinde düşünebilen insan, düşünce fakiri de yapılmış oldu. bu konuda risaleler adeta ilaçtır, okulda eski türkçeyi ağdalı lafları ağır cümleleri bir proflar bilir bir de nur talebeleri 🙂

              olaylar hakkında durup düşünmek lazım, bu böyle yapılmış ama NEDEN, AVANTAJI NE, DEZAVANTAJI NE.. HANGİ AMAÇ GÖSTERİLİP ASLINDA NELER HEDEFLENMİŞ??????

              olayların arka perdelerini görmek için DÜŞÜNMEK lazım

              #694542
              Anonim

                iktisat dersinde sürekli teoriler üzerinde konusurduk ve sınavlarda bilmediğm birinin fikrini sorarlardı…

                #694544
                Anonim

                  biz kendimizide kaybettikte farkında deyiliz malesef . Ne diyelim Rabbim bir gün bize kendimizi buldursun

                  #694555
                  Anonim
                    Hamiyetkar;13838 wrote:
                    Bir gün insan virgülü kaybetti.
                    O zaman cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı.
                    Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.

                    Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti.
                    Alçak bir sesle ve ses tonunu değiştirmeden konuşmaya başladı. Artık ne bir şeye kızıyor ne de bir şeye seviniyordu.
                    Üstelik hiçbir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.

                    Bir süre sonra soru işaretini kaybetti.
                    Artık soru sormaz oldu. Hiçbir şey ama hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu. Ne kainat ne dünya ne de kendisi umurundaydı.

                    Birkaç sene sonra iki nokta işaretini kaybetti.
                    Artık davranış sebeplerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.

                    Ömrünün sonuna doğru elinde yalnız tırnak işareti kalmıştı. Kendisine ait tek bir düşünce bile yoktu. Yalnız başkalarının düşüncelerini tekrarlıyordu.
                    Son noktaya geldiğinde düşünmeyi, okumayı unutmuş vaziyetteydi.

                    Ve bu insan ne olduğunu anlayamadığı anda mevcut tırnak işaretine kulanmadan el konuldu ve yeni cümle başladı.Üç noktayla başlayan cümle tırnakla devam etti. Fakat bu üç noktadan sonrasını belirlemek onun elinde değildi. Hayatındaki tüm cümleler ve tüm noktalama işaretleri gözlerini önüne serildi.Anlamsız soru işaretleri, Gereksiz kullandığı ünlemler ona tek tek soruldu.Kısa kısa kestirilip atılan cümlelerin pişmanlıklarının acısını bu kadar çekeceğini belkide bilmiyordu.Aslında bu uzun hikaye hiçde yabancı değildi.(teşbihte hata olmaz inş.)Neden elinde klavuzu olduğu halde dilbilgisi kurallarını çalışmamıştı?Hayatta böyle değilmidir?
                    Elimizde eşi menendi bulunmayan bir örnek var fakat bizler kendimizi sonunun hiç olduğunu bildiğimiz risklere atıyoruz yeni hikayeler peşinde koşuyoruz…

                    Ya RABBİ! Bize eşyanın arka yüzünü göster…(sav)

                    #694573
                    Anonim
                      kayıp_gül;19092 wrote:
                      iktisat dersinde sürekli teoriler üzerinde konusurduk ve sınavlarda bilmediğm birinin fikrini sorarlardı…

                      değil mi? hep öyle oluyor zaten, en popüler adamları çalışırsın bunlar çıkacak diye, hoca gider kıyıda köşe de kalmış derste de üstünde pek durup önemsemediği birinin görüşünü sorar.. biz de kağıda bakakalırız 😮

                      #694574
                      Anonim

                        Ya RABBİ! Bize eşyanın arka yüzünü göster…(sav)

                        AMİİİNN…

                        #694834
                        Anonim
                          Tarihci;19136 wrote:
                          değil mi? hep öyle oluyor zaten, en popüler adamları çalışırsın bunlar çıkacak diye, hoca gider kıyıda köşe de kalmış derste de üstünde pek durup önemsemediği birinin görüşünü sorar.. biz de kağıda bakakalırız 😮

                          evet:oilk vizede anlattığınız olayın aynısını yaşamıştım…:(
                          bana ne faydası olacaksa…..

                          #694860
                          Anonim
                            kayıp_gül;19506 wrote:
                            evet:oilk vizede anlattığınız olayın aynısını yaşamıştım…:(
                            bana ne faydası olacaksa…..

                            ilk vize derken universitedeki ilk vize demi yoksa gectiğimiz dönemin ilk vizesinde mi?

                            işte bu yüzden hoca psikolojisiyle düşünüp çalışmak lazım,,

                            önce normal öğrenci gibi düşünüp çıkacak yerleri belirleyeceksin, sonra onlara değil kalanlara çalışacaksın 🙂

                            #694873
                            Anonim

                              HANİ ŞEHADET ALEMİ GAYB ALEMİNİN TENTENELİ Bİ PERDESİYDİ YA
                              RABBİM BU PERDEYİ KALDIRABİLİP GÖRMEYİ NASİP ETSİN

                              RABBİM!!!
                              kaybetmeden noktalama işaretlerimizi unutmadan özümüzü yola devam etme gücünü ihsan et

                              #723232
                              Anonim

                                İnsanoğlu bir gün virgülü kaybetti: Söyledikleri birbirine karıştı.

                                Noktayı kaybetti: Düşünceleri uzayıp gitti, ayıramadı onları.

                                Ünlem işaretini kaybetti bir gün de: Sevincini, öfkesini, bütün duygularını yitirdi.

                                Soru işaretini kaybetti bir başka gün: Soru sormayı unuttu, herşeyi olduğu gibi kabul eder oldu.

                                İki noktayı kaybetti bir başka gün: Hiçbir açıklama yapamadı.

                                Hayatının sonuna geldiğinde elinde sadece tırnak işareti kalmıştı.

                                “İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca”

                                #723234
                                Anonim

                                  çok güzel olmuş teşekkür ederim

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 15)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.