- Bu konu 5 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
24 Temmuz 2009: 15:33 #639294
Anonim
Süleyman Demirel, “Devlet, devlet politikası olarak adam öldürür!” [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Mısır’ın Milli Gün Resepsiyonu’na katılan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, suçların ferdi olduğunu belirterek, “Bir takım ferdi suçlar ele alarak kurumları suçlamanın anlamı yok. Devlet, devlet politikası olarak adam öldürür, diğeri cinayettir” dedi.
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Mısır’ın Milli Günü dolayısıyla Büyükelçilik’te verilen resepsiyona katıldı. Mısır’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Alaa El Hadidi tarafından karşılanan Demirel, gazetecilerin gündemle ilgili sorularını cevaplandırdı. Demokrat Parti ve ANAVATAN arasında yürütülen birleşme ile ilgili soruyu cevaplayan Demirel, “1980 darbesinde Türkiye’de orta sağda siyaset yapan Adalet Partisi kapatıldı. Daha sonra bir çok koalisyon hükümetleri kuruldu. 2002’de tek parti iktidara geldi, bu defa da siyaset, alternatifsiz kaldı. Türkiye’de siyaset iyi işlememektedir. Orta sağ partilere oy veren vatandaşlar şu anda parti arayışındadır. Çok partili siyasetin işlemesinden yanayım. O da ancak güçlü partilerle olur. Parçalanmışlıklar Türk siyasetine zafiyet getirir. Sağ siyasi partiler önümüzdeki seçime kadar toparlanmalıdır’ dedi.
Bir gazetecinin, Şemdinli’ye bağlı Derecik Beldesi Ormancık köyünden alınan 12 köy korucusunun 1994 yılında öldürülüp gömüldüğü iddia edilen Derecik Taburu’ndaki kazılarla ilgili olarak eski milletvekili Esat Canan’ın açıklamalarının hatırlatılması üzerine Demirel, ‘Ne diyecektim? ‘Devlet, adam öldürür mü?’ diyecektim. Bugün de devletin öldürdüğü ispatlanmış değil. Devlet, devlet politikası olarak adam öldürür, diğeri cinayettir’ dedi.
Bu arada, askerlerin suça karıştığı yönünde iddiaların sorulması üzerine Demirel, “Suç, ferdidir. Bir takım ferdi suçlar ele alarak kurumları suçlamanın anlamı yok. Devlet adam öldürmez, suçu ortadan kaldırmaya çalışır’ dedi.
Demirel, ‘Darbeciler ve Kenan Evren yargılanmalı mı?’ yönündeki soruyu, “12 Eylül’ün muhatabı benim. Partiler kapatıldı, bir çok zorlu süreçten geçildi. Darbecilere referandumda yüzde 92 oy veren bu halk değil mi? Şu anda kullanılan Anayasa, o dönemin anayasası değil mi? O halde ne konuşuyorsunuz? 1983’den bu yana yapılmış tüm seçimler fiyasko mu yani’ şeklinde cevap verdi.
Demirel, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun kararnamesi ile ilgili soruya ise “Çıkarıyorlar ya işte. Bunlar devam eden işler. Devlet bugün yapamadığını, yarın yapar’ dedi.
Bu arada, Demirel, hazırlanan milli günü pastasını kesti. Resepsiyona Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, Eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve diğer davetliler katıldı.
[/FONT]26 Temmuz 2009: 21:54 #751489Anonim
bu mesaja bir cevap yazılmaşı beni şaşırttı. ve sevindirdi de. siyaset çokların ortak meşguliyet alanı. en ami adamın dahi söyleyecek bir şeyi vardır. ancak gerçek bir nnur talebesi siyasetle ilgilenmez. genel siyaset içerisinde gereğini yapar ve ömrünü ve himmeti nur hakikatlerine harcar… ben de cevaplamış oldum ancak mesajım alınmışsa bu niyet belki bizi kurtarır…
28 Temmuz 2009: 09:01 #751587Anonim
aslında demokratikleşme adı altında devlete fazlamı yüklendik ne?
devletin bazı politikaları günümüzze göre yanlış olsada;zamanına göre gayet mantıklı olabilir…ne yani süleyman demirelin bu sözünün FATİh sultan mehmetin ,kardeş katli kanunnamesinden farkı varmı…
yavuz sultan selimin kardeşlerini katletmesinden farkı varmı…
çelebi mehmetin kardeşleriyle savaşmasından farkı varmı..??
28 Temmuz 2009: 09:18 #751590Anonim
@ARZ 146521 wrote:
aslında demokratikleşme adı altında devlete fazlamı yüklendik ne?
devletin bazı politikaları günümüzze göre yanlış olsada;zamanına göre gayet mantıklı olabilir…ne yani süleyman demirelin bu sözünün FATİh sultan mehmetin ,kardeş katli kanunnamesinden farkı varmı…
yavuz sultan selimin kardeşlerini katletmesinden farkı varmı…
çelebi mehmetin kardeşleriyle savaşmasından farkı varmı..??
Osmanlı hukukçuları, Fatih’in bu kanununu yorumlarken, padişahın meşru emirlerine yapılan her çeşit itaatsizliği, umumî rahatı ve nizam-ı âlemi ihlâl edecek olan her türlü isyanı ve memlekette anarşi çıkarma hareketlerini, bağy suçu kabul etmiş ve buna sebep olanları da bâği olarak vasıflandırmışlardır. Bu isyan suçunun cezasının da idam cezası olduğunu, fetvalarında açıklamışlardır. İsyan eden padişahın kardeşi de olsa, şer’î hüküm değişmeyecektir. Padişahlar Fatih’in bu kanununa dayanarak kardeşlerini veya çocuklarını boğdurturken, esasında devletin bütünlüğüne zarar verdiklerini ve iktidara karşı geldiklerini iddia etmişlerdir. Asi olan hanedan mensubu da olsa, üçüncü bir şahıs da olsa cezası bellidir. İdam…
28 Temmuz 2009: 09:22 #751591Anonim
@Elif_Gibi 146524 wrote:
Osmanlı hukukçuları, Fatih’in bu kanununu yorumlarken, padişahın meşru emirlerine yapılan her çeşit itaatsizliği, umumî rahatı ve nizam-ı âlemi ihlâl edecek olan her türlü isyanı ve memlekette anarşi çıkarma hareketlerini, bağy suçu kabul etmiş ve buna sebep olanları da bâği olarak vasıflandırmışlardır. Bu isyan suçunun cezasının da idam cezası olduğunu, fetvalarında açıklamışlardır. İsyan eden padişahın kardeşi de olsa, şer’î hüküm değişmeyecektir. Padişahlar Fatih’in bu kanununa dayanarak kardeşlerini veya çocuklarını boğdurturken, esasında devletin bütünlüğüne zarar verdiklerini ve iktidara karşı geldiklerini iddia etmişlerdir. Asi olan hanedan mensubu da olsa, üçüncü bir şahıs da olsa cezası bellidir. İdam…
peki osmanlı veliahtlarının çocuk yaşta katledilmesinin sebeb nedir??
daha küçücük çocuk anarşi çıkaramaz değilmi…
dediğiniz gibi varis anarşi çıkarsa islami hükümlerce desteklenir ama osmanlı tarihine bakıldığında daha çocuk yaşta onlarca veliaht katledilmiştir…benm demek istediğim şudur ki…
ecdad zamanında da günümüzdede devlet politikaları gereği adam öldürebilir:)28 Temmuz 2009: 09:30 #751593Anonim
@ARZ 146526 wrote:
peki osmanlı veliahtlarının çocuk yaşta katledilmesinin sebeb nedir??
daha küçücük çocuk anarşi çıkaramaz değilmi…
dediğiniz gibi varis anarşi çıkarsa islami hükümlerce desteklenir ama osmanlı tarihine bakıldığında daha çocuk yaşta onlarca veliaht katledilmiştir…benm demek istediğim şudur ki…
ecdad zamanında da günümüzdede devlet politikaları gereği adam öldürebilir:)biraz önce alıntı yaptığm yeri bende zamanında araştırmıştım. aklıma yatmasına sebep olan yazıdan alıntılamıştım..konunun diğer tarafını yani “çocuk yaşta onlarca veliahtın katledilmesi” ile ilgili olan kısmınıda alıntılayım…
Siyaseten katl olarak adlandırılan, Fatih’in koymuş olduğu bu hükmün de uygulanabilmesi için esasında belli şartların oluşması gerekir. Bu konuda Osmanlı arşivlerinde ilim adamlarının vermiş olduğu pek çok karar örneği bulunmaktadır. Bu bakımdan Fatih’in kanunnamesinde yer alan bu hükmün esasında yerinde olduğunu kabul etmek gerekir. Ancak bu kanunun uygulamada pek çok yanlışlıklara yol açtığı, özellikle de saray içindeki nifakçıların padişahları etkilemesi sebebiyle pek çok kereler de keyfi olarak hanedan mensupları için katl cezaları verildiği görülmektedir.
Bu konuda en pervasız padişahlardan birisi maalesef 3. Murad olmuştur. Padişah, çevrenin de etkisiyle ve siyâseten katl esasına dayandırarak beş kardeşini idama mahkûm ettirmiştir. Bu idam hadiseleri, maalesef had cezası mahiyetinde değillerdir. Fıkıh kitaplarında tasvir edilen siyâseten katl kategorisine girdiği de şüphelidir. Diğer Osmanlı Padişahlarından 3. Mehmed de siyâseten katl hükmüne dayanarak 19 erkek kardeşini ve basit jurnaller yüzünden kendi oğlunu (Şehzâde Mahmud), günahsız bir şekilde idam ettirmiştir. 3. Mehmet, bu idamları verirken büyük dedesi Fatih Sultan Mehmet’in kanunnamesine dayanmıştır. Her ne kadar Fatih bu kanunnameyi hazırlarken iyi niyetli olsa da, sırf kendisinden sonra gelen padişahların onun koyduğu hükme dayanarak keyfi idamlara karar vermesinden Fatih de sorumlu tutulabilir.
Yukarıda tafsilatlı olarak açıklamaya çalıştığımız örneklerle birlikte Fatih Sultan Mehmet’in koyduğu bu kanun her ne kadar o günün şartlarında gerekli olsa dahi, kanunun çerçevesini ve ana hatlarını net olarak belirtmediğinden kendisinden sonra gelen keyfi uygulamalara sebep olduğu için mesuldür diyebiliriz. Peki Fatih hakikaten henüz 11 aylık olan kardeşi Ahmet’in öldürülmesini emretmiş midir? Zira eğer bu iddia doğruysa, Fatih de henüz devlete isyan edecek nitelikte olmayan ve sadece hanedan mensubu olması sebebiyle kendisinden şüphe edilebilecek kardeşinin katlini emrederek suç işlemiş demektir.Bu konuda hem menfi hem de müspet görüşler olsa da biz İstanbul’u fethederek Kâinatın Efendisi’nin müjdesine mazhar olan ve O’nun mübarek sözleri ile “Ne güzel asker” diye övülen, velî sultanlardan olduğuna dair kanaatler bulunan Fatih’in böyle bir suç işlememiş olmasını ümid ve dua ediyoruz.
28 Temmuz 2009: 09:36 #751595Anonim
çok güzel açıklamışsız.Allah razı olsun…
ancak ben anlaşılamadım bu sitede bir türlü (evveldende olduğu gibi:))
demem odurki kardeş katlide adam öldürmekte devlet politikası gereği yerine getirilebilr..kardeş katli olmasa osmanlı devleti 639yıl yaşayamazdı…
belki bu devlette adam öldürmeler olamasa yaşayamazdı..
ancak şu var adam öldürmek devlete yarar sağlasada bu devletin her istediğini öldürme hakkını doğurmaz;)
neyse bu konuda farklı şeritlerden gidiyoruz galiba:)
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.