Neden risalelerin sonunda “Sübhaneke la ilmelena illa ma allemtena…” ayeti sıkça kullanılmıştır? Bir de “sübhane rabbike rabbil izzeti… ayeti de kullanılmıştır?
Değerli Kardeşimiz;
Külliyatta, risalelerin ve mektupların sonlarında yüzde doksandan ziyade, “Sübhaneke La ilmelena…” ayeti geçer. Sorduğunuz diğer ikinci ayet ise çok az geçer ki, eski ulema mabeyninde de sohbetlerin sonunda sıkça kullanılan bir ayettir. Birinci ayeti daha ziyade üstadımız kullanmıştır. Bunun hikmetini ise yine üstadımız İşaratül İcazın sonundaki bir haşiyede şöyle ifade etmektedir:
“HAŞİYE İntihabım olmayarak, ihtiyarsız bir tarzda, âdeta umum Sözlerin ve Mektupların âhirlerinde şu âyet (سُبْحَانَكَ لاَ عِلْمَ لَنَاۤ اِلاَّ مَا عَلَّمْتَنَاۤ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ. Bakara Sûresi, 2:32.) bana söylettirilmiş. Şimdi anladım ki, tefsirim de, şu âyetle hitam buluyor. Demek inşaallah bütün Sözler, hakikî bir tefsir ve şu âyetin bahrinden birer cetveldir. En nihayet, yine o denize dökülüyorlar. Şu tefsirin hitamında, güya her Söz, mânen şu âyetten başlıyor. Demek, o zamandan beri, yirmi senedir daha şu âyeti tefsir ediyorum; bitiremedim ki tefsirin ikinci cildini yazayım.” (Said Nursî).
Selam ve dua ile…
Sorularla Risale-i Nur Editör