• Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
  • Yazar
    Yazılar
  • #639618
    Anonim

      1911 senesinde Tiflis’in Şeyh San’an Tepesi’nde Bediüzzaman ile bir Rus polisi arasında şöyle bir konuşma geçer.Tiflis’te etrafı dikkatle seyreden Bediüzzaman’a Rus polisi sorar:
      -Neye böyle dikkat ediyorsun?
      -Medresemin plânını yapıyorum… .
      konuşmasının geçtiği Şeyh San’an Tepesi

      eyhsanangl5.jpg

      Şeyh San’an Tepesi’nden Tiflis’in görünüşü

      eyhsanangn4.jpg

      Soldan sağa:Sungur ağabey,Hüsnü Bayramoğlu ağabey, Merhum Bayram Yüksel ağabey,Ahmed Akgündüz,Merhum Ali Uçar ağabey

      soldansaaabilerfa6.jpg
      Loggeip.gifd

      #693457
      Anonim

        ha tiflis ha bitlis ne farkeder ki ikisi de kardeştir. bu konuşmanın devamı olsa gerek inşaallah yanlış hatırlamıyorumdur ALLAH RAZI OLSUN

        #693466
        Anonim
          nurhadimi;17060 wrote:
          ha tiflis ha bitlis ne farkeder ki ikisi de kardeştir. bu konuşmanın devamı olsa gerek inşaallah yanlış hatırlamıyorumdur ALLAH RAZI OLSUN

          evet hocam,hafizaniz kuvvetli maasallah:)

          o konusmayi aynen aktaralm:
          tarihçe-i hayat’ından (sene 1910-1911)
          ========================================

          batum yoluyla van’a giderken tiflis’e uğrar. tiflis’de, şeyh sanan tepesi’ne çıkar. dikkatle etrafı temaşa ederken yanına bir rus polisi gelir ve sorar:
          -niye böyle dikkat ediyorsun?
          bediüzzaman der:
          -medresemin plânını yapıyorum.
          o der:
          -nerelisin?
          bediüzzaman:
          -bitlisliyim.
          rus polisi:
          -bu tiflis’tir!
          bediüzzaman:
          -bitlis, tiflis birbirinin kardeşidir.
          rus polisi:
          – ne demek?
          bediüzzaman:
          asya’da âlem-i islâm’da üç nur birbiri arkasında inkişafa başlıyor. sizde birbiri üstünde üç zulmet inkişafa başlayacaktır. şu perde-i müstebidane yırtılacak, takallüs edecek, ben de gelip burada medresemi yapacağım.
          rus polisi:
          -heyhat!.. şaşarım senin ümidine?
          bediüzzaman:
          -ben de şaşarım senin aklına! bu kışın devamına ihtimal verebilir misin? her kışın bir baharı, her gecenin bir neharı vardır.
          rus polisi:
          -islâm, parça parça olmuş?
          bediüzzaman:
          tahsile gitmişler. işte hindistan, islâm’ın müstaid bir veledidir; ingiliz mekteb-i idadîsinde çalışıyor. mısır, islâm’ın zeki bir mahdumudur; ingiliz mekteb-i mülkiyesinden ders alıyor. kafkas ve türkistan, islâm’ın iki bahadır oğullarıdır; rus mekteb-i harbiyesinde talim ediyorlar. ilâ âhir…
          yahu, şu asilzade evlâd, şehadetnamelerini aldıktan sonra, herbiri bir kıt’a başına geçecek, muhteşem âdil pederleri olan islâmiyet’in bayrağını âfâk-ı kemalâtta temevvüç ettirmekle, kader-i ezelînin nazarında feleğin inadına, nev-i beşerdeki hikmet-i ezeliyenin sırrını ilân edecektir.

        3 yazı görüntüleniyor - 1 ile 3 arası (toplam 3)
        • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.