• Bu konu 18 yanıt içerir, 16 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 20)
  • Yazar
    Yazılar
  • #639640
    Anonim

      yasli.jpg

      Ey derd-i maişetle müptelâ olan insan! Bil ki, senin hanendeki bereket direği ve rahmet vesilesi ve musibet dâfiası, hanendeki o istiskal ettiğin ihtiyar veya kör akrabandır.
      Sakın deme, “Maişetim dardır, idare edemiyorum.” Çünkü onların yüzünden gelen bereket olmasaydı, elbette senin dıyk-ı maişetin daha ziyade olacaktı.

      Bu hakikati benden inan. Bunun çok katî delillerini biliyorum; seni de inandırabilirim. Fakat uzun gitmemek için kısa kesiyorum; şu sözüme kanaat et. Kasem ederim, şu hakikat gayet katîdir. Hattâ nefis ve şeytanım dahi buna karşı teslim olmuşlar. Nefsimin inadını kıran ve şeytanımı susturan bir hakikat, sana kanaat vermeli.

      Evet, kâinatın şehadetiyle, nihayet derecede Rahmân, Rahîm ve Lâtif ve Kerîm olan Hâlık-ı Zülcelâli ve’l-İkram, çocukları dünyaya gönderdiği vakit, arkalarından rızıklarını gayet lâtif bir sûrette gönderip ve memeler musluğundan ağızlarına akıttığı gibi, çocuk hükmüne gelen ve çocuklardan daha ziyade merhamete lâyık ve şefkate muhtaç olan ihtiyarların rızıklarını dahi, bereket sûretinde gönderir. Onların iaşelerini, tamahkâr ve bahîl insanlara yükletmez.

      “Şüphesiz ki rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır.” (Zâriyat Sûresi, 51:58.)

      “Yeryüzünde yürüyen ve kendi rızkını yüklenemeyen nice canlının ve sizin rızkınızı Allah verir.” (Ankebut Sûresi, 29:60.) âyetlerinin ifade ettikleri hakikati, bütün zîhayatın envâ-ı mahlûkları lisan-ı hâl ile bağırıp o hakikat-i kerîmâneyi söylüyorlar.

      Hattâ değil yalnız ihtiyar akraba, belki insanlara arkadaş verilen ve rızıkları insanların rızıkları içinde gönderilen kedi gibi bazı mahlûkların rızıkları dahi bereket suretinde geliyor. Bunu teyid eden ve kendim gördüğüm bir misal:

      Benim yakın dostlarım bilirler ki, iki üç sene evvel hergün yarım ekmek – o köyün ekmeği küçüktü – muayyen bir tayınım vardı ki, çok defa bana kâfi gelmiyordu. Sonra dört kedi bana misafir geldiler. O aynı tayınım hem bana, hem onlara kâfi geldi. Çok kere de fazla kalırdı.

      İşte şu hâl o derece tekerrür edip bana kanaat verdi ki, ben kedilerin bereketinden istifade ediyordum. Katî bir surette ilân ediyorum, onlar bana bâr değil. Hem onlar benden değil, ben onlardan minnet alırdım.

      Mektubat | Yirmi Birinci Mektup | 251

      #693514
      Anonim

        Beyaz Melek’teki sahneler geldi aklıma..
        Allah razı olsun, topluca bakınca nurlara, Üstadımızın değinmediği mesele kalmamış..
        Bir de değerini bilebilsek..

        #694368
        Anonim

          Teşekürler…Çok güzeldi…

          İhtiyarlara özel bir muhabbetim var.
          Çocuklar gibi masum gelir bana.

          ”İhtiyarlar Evin Bereketidir”
          Ne anlamlı bir söz…

          #694407
          Anonim

            Allah ebeden razı olsun…Dedesini yeni kaybetmiş torun olarak derinden etkiledi beni…Hal dilleri bambaşkadır,onların cümlelerinin hemen hepsi atasözü gibidir.Zaten atanın sözüdür.Her davranışından ayrı dersler alırsınız..Nekadar yaşlı olurlarsa olsunlar kaybettiğiniz vakit ölümü yakıştıramıyorsunuz…Belki namazın,orucun tam manasıyla ehemmiyetini bilmiyorlar, bilinçli olarak yapmıyorlar o ibadetleri ama inanılmaz bir teslimiyet ve tevekkül mevcut.Ben babanneme namazın müminin miracı olduğunu hala anlatamadım:)ama o emir olarak almış ikame ediyor inş.O teslimiyet gerçekten çok farklı, tabiki denk değil ama sahabi gibi.Allah emretmiş dediği vakit hayat duruyor tabiri caizse. Allah cümlemize onların hayır dualarını almayı nasip etsin inş..
            “Nice evlatlar var anne babaları yüzünden cehenneme girmiş
            Nice anne babalar var evlatları yüzünden cennete girmiş”(sav)
            Anne babası yaşlı olupta cenneti kazanamayana şaşarım…(sav)

            #694679
            Anonim
              meryema;18813 wrote:
              Teşekürler…Çok güzeldi…

              İhtiyarlara özel bir muhabbetim var.
              Çocuklar gibi masum gelir bana.

              ”İhtiyarlar Evin Bereketidir”
              Ne anlamlı bir söz…

              cocuk dilinden anliyan yaslilarin dilindende anlar genelde =)

              beyaz sakalli ton ton dedesi olanlar parmak kaldirsin bakim:)

              #694688
              Anonim
                Fezapilotu;19300 wrote:
                cocuk dilinden anliyan yaslilarin dilindende anlar genelde =)

                beyaz sakalli ton ton dedesi olanlar parmak kaldirsin bakim:)

                Belki kan bağımdan dedem artık yok:( ama sokaktaki kimsesiz dedelerin torunu olarak parmağımı şerefle kaldırırım………

                #739538
                Anonim

                  ALLAH(CC) ebeden razı ve hoşnut olsun…

                  Ana ve babasının ihtiyarlık zamanlarında, bunlardan birine yahut ikisine yetişip de, bunlara gereken hürmet ve hizmette bulunarak cenneti hak edemeyen kimsenin burnu yerlerde sürünsün! (Bu ifadeyi üç kere tekrar etmişlerdir) (Müslim, “Birr,” 8; İbn Hanbel, Müsned, 2/346) Herhangi bir genç yaşlılığından dolayı bir ihtiyara hürmet ederse, Yüce Allah da yaşlandığında ona hürmet edecek kimseler halk eder Küçüklerine şefkat göstermeyen, büyüklerine değer ve saygı göstermeyen bizden değildir” (Tirmizî, “Birr,” 15; Ebu Davud, “Edeb,” 58) Saçı sakalı ağarmış yaşlı Müslüman’a saygı gösterip ikram etmek, Allah’a saygıdandır (Ebu Davud, “Edeb,” 23) Düşkünleri görüp gözetiniz, zira siz ancak düşkünleriniz sayesinde yardım görür ve rızıklanırsınız (Tirmizî, “Cihad,” 24; Ebu Davud, “Cihad,” 70) Bereket, büyüklerinizin yanındadır (Münavi, Feyzu’l-Kadir, 3/220) Beli bükülmüş ihtiyarlar, süt emen bebekler, otlayan hayvanlar olmasaydı belâlar sel gibi üstünüze dökülecekti (Acluni, Keşfü’l-Hafâ, 2/230)

                  #739544
                  Anonim

                    Ana babasına dine uygun hizmetleriyle razı eden kimse, Allah’ı razı etmiş olur, onları gazaplandıran,Allah’ı gazaplandırmış olur.(İ.Neccâr)

                    Bir gün Peygamber(s.a.v) efendimizin huzuruna bir kimse gelerek dedi ki;

                    Ya Rasullallah! izin verirseniz sizinle cihada gelmek istiyorum.
                    Efendimiz(s.a.v) buyurdu,
                    -Anan-baban var mı?
                    evet var.
                    -Onların yanında bulun! Senin cihadın onlara hizmet etmektir(Müslim)


                    #739550
                    Anonim

                      İhtiyarlara bakmak ise, hem azîm sevap almakla beraber, o ihtiyarların-ve bilhassa peder ve valide ise-dualarını almak ve kalblerini hoşnut etmek ve vefâkârâne hizmet etmek, hem bu dünyadaki saadete, hem âhiretin saadetine medar olduğu, rivâyât-ı sahiha ile ve çok vukuat-ı tarihiye ile sabittir. İhtiyar peder ve validesine tam itaat eden bahtiyar bir veled, evlâdından aynı vaziyeti gördüğü gibi; bedbaht bir veled, eğer ebeveynini rencide etse, azâb-i uhrevîden başka, dünyada çok felâketlerle cezasını gördüğü, çok vukuatla sabittir. “Yirmibeşinci Lem’a dan.”

                      Sadece bu dünyanın saadetini isteyen insan bile ihtiyarlarına hürmet göstermeli. Allah razı olsun.

                      #739809
                      Anonim

                        forumun muhterem yaşlılarıda buranın bereketidir ..

                        onlara hürmeten yaklaşmak ve dualarını almak lazımdır ..

                        #739814
                        Anonim

                          Forumda yaşlılar mı var?:)
                          Buyursunlar yer vereyim ben o zaman.

                          #739828
                          Anonim

                            Paylaşım için ALLAH(CC) razı olsun hepinizden…

                            YİRMİ ALTINCI LEM’A
                            İhtiyarlar Lem’ası
                            Yirmi altı rica ve ziya ve teselliyi câmidir.
                            Haşiye 3
                            İHTAR: Herbir Ricanın başında, mânevî derdimi gayet elîm ve sizi müteessir edecek derecede yazdığımın sebebi, Kur’ân-ı Hakîmden gelen ilâcın fevkalâde tesirini göstermek içindir. İhtiyarlara ait bu Lem’a, üç dört cihetle hüsn-ü ifadeyi muhafaza edememiş.
                            Birincisi: Sergüzeşt-i hayatıma ait olduğu için, o zamanlara hayalen gidip o hâlette yazıldığından, ifade, intizamını muhafaza edemedi.
                            İkincisi: Sabah namazından sonra, gayet yorgunluk hissettiğim bir zamanda, hem sürate mecburiyet tahtında yazıldığından, ifadede müşevveşiyet düşmüş.
                            Üçüncüsü: Yanımda dâim yazacak bulunmadığından, yanımda bulunan kâtibin de Risale-i Nura ait dört beş vazifesi olmakla tashihatına tam vakit bulamadığımızdan intizamsız kaldı.
                            Dördüncüsü: Telifin akabinde ikimiz de yorgun olarak, mânâyı dikkatle düşünmeyerek, gayet sathî bir tashihle iktifâ edildiğinden, tarz-ı ifadede elbette kusurlar bulunacak. Âlicenap ihtiyarlardan, ifadedeki kusurlarıma nazar-ı müsamaha ile bakmak ve rahmet-i İlâhiye boş olarak döndürmediği mübarek ihtiyarlar ellerini dergâh-ı İlâhiyeye açtıkları vakit, bizi de dualarında dahil etsinler.
                            image-D100_49EAE9C7.gif

                            “Kâf hâ yâ ayn sâd. Bu âyetler, kulu Zekeriya’ya Rabbinin rahmetini zikirdir. Hani o Rabbine gizlice niyaz ederek demişti ki: Ey Rabbim, artık benim kemiklerim yıprandı, başım ihtiyarlıkla tutuşup saçlarım aklandı. Sana ettiğim dualarımda da, ey Rabbim, ben hiç mahrum kalmadım.” Meryem Sûresi: 19:1-4.

                            #770785
                            Anonim

                              Çocukların rızkını memeler musluğundan ağızlarına akıttığı gibi,
                              ihtiyarların rızkını da bereket suretinde gönderir.

                              Ey derd-i maişetle mübtelâ olan insan! Bil ki, senin hanendeki bereket direği ve rahmet vesilesi ve musibet dâfiası, hanendeki o istiskal ettiğin ihtiyar veya kör akrabandır. Sakın deme, “Maişetim dardır, idare edemiyorum.” Çünkü onların yüzünden gelen bereket olmasaydı, elbette senin dıyk-ı maişetin daha ziyade olacaktı. Bu hakikati benden inan. Bunun çok kati delillerini biliyorum; seni de inandırabilirim. Fakat uzun gitmemek için kısa kesiyorum; şu sözüme kanaat et. Kasem ederim, şu hakikat gayet katidir. Hattâ nefis ve şeytanım dahi buna karşı teslim olmuşlar. Nefsimin inadını kıran ve şeytanımı susturan bir hakikat, sana kanaat vermeli.

                              Evet, kâinatın şehadetiyle, nihayet derecede Rahmân, Rahîm ve Lâtif ve Kerîm olan Hâlık-ı Zülcelâli ve’l-İkram, çocukları dünyaya gönderdiği vakit, arkalarından rızıklarını gayet lâtif bir surette gönderip ve memeler musluğundan ağızlarına akıttığı gibi, çocuk hükmüne gelen ve çocuklardan daha ziyade merhamete lâyık ve şefkate muhtaç olan ihtiyarların rızıklarını dahi, bereket suretinde gönderir. Onların iaşelerini, tamahkâr ve bahîl insanlara yükletmez.

                              (“Şüphesiz ki rızık veren, mutlak kudret ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır.” Zâriyat Sûresi: 51:58)

                              (“Yeryüzünde yürüyen ve kendi rızkını yüklenemeyen nice canlının ve sizin rızkınızı Allah verir.” Ankebut Sûresi: 29:60)

                              âyetlerinin ifade ettikleri hakikati, bütün zîhayatın envâ-ı mahlûkları lisan-ı hâl ile bağırıp o hakikat-i kerîmâneyi söylüyorlar.

                              Lügatçe;
                              derd-i maişet: Geçim derdi–istiskal: Soğuk davranma–dıyk-ı maişet: Geçim darlığı–bahîl: Cimri–zîhayat: Hayat sahipleri, canlılar–envâ-ı mahlûk: Çeşitli yaratıklar–hakikat-i kerîmâne: Allah’ın ikram ve ihsanı gösteren İlâhî gerçek nîmetler.

                              #762636
                              Anonim

                                Hattâ değil yalnız ihtiyar akraba, belki insanlara arkadaş verilen ve rızıkları insanların rızıkları içinde gönderilen kedi gibi bazı mahlûkların rızıkları dahi bereket suretinde geliyor.

                                Bunu teyid eden ve kendim gördüğüm bir misal:

                                Benim yakın dostlarım bilirler ki, iki üç sene evvel hergün yarım ekmek – o köyün ekmeği küçüktü – muayyen bir tayınım vardı ki, çok defa bana kâfi gelmiyordu. Sonra dört kedi bana misafir geldiler. O aynı tayınım hem bana, hem onlara kâfi geldi. Çok kere de fazla kalırdı.

                                İşte şu hâl o derece tekerrür edip bana kanaat verdi ki, ben kedilerin bereketinden istifade ediyordum. Katî bir surette ilân ediyorum, onlar bana bâr değil. Hem onlar benden değil, ben onlardan minnet alırdım.

                                Mektubat

                                #773019
                                Anonim
                                  Harun Vural

                                  İhtiyarlar Risalesi
                                  Okunur selâlar her ademoğlu için
                                  Ayşe, Fatma, Hasan, Hüseyin ismi için
                                  Bilirim her gün okunur benim için
                                  Bugün, yarın bilinmez ki benim için

                                  Okudum yıllar önce “Yaş Otuzbeş” şiirini….
                                  Yolun yarısı.. yok bunda ölüm fikri
                                  Mezarlıkta gördüm erken ölen bebeği
                                  Her insan ölecek yaşta mıdır?

                                  Gelen eksiltir mi, giden azaltır mı?
                                  Gider göz önünden eşim, ahbabım, hısmım
                                  Elem veriyor korkutuyor ölüm
                                  Hakikate savaş açıp isyan etti gönlüm

                                  Derken hâlim için kitap yazdırılmış o zata
                                  Hem adını da koymuş “İhtiyarlar Risalesi”
                                  Okudum okudukça şifa buldum
                                  Söyletti beni “hiç ölür müydü Nebi” (sav)

                                  Anladım ki burası hepimize terhis yeri
                                  Memurluğa atamışlar hepimizi
                                  Yıllarca hesapsız rehbersiz gezmişim
                                  İlaç olup şifa verdi “İhtiyarlar Risalesi”

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 20)
                                • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.