• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #640088
    Anonim
      babamht2.jpg
      BABAM
      Babam, uykunu böleceğim,
      ama seninle konuşmak istiyorum.
      Uyan baba, uyan! Bak sana neler anlatacağım.
      Baş ucuna gelip, sana böyle haykırdığımda gözlerini açıyorsun,
      Biliyorum
      Beni dinliyor, belki de bana bir şeyler fısıldıyorsun,
      Biliyorum.
      Ama gücüm, ne toprağı yenip gözlerine ulaşmaya yetiyor.
      Ne de fısıltılarını işitebiliyorum.
      Yine de öğrettiğin gibi hissedebiliyorum.
      Yarın 18 Şubat.
      Sen gideli altı sene oldu.
      Bize “elveda” demeden ilk gidişindi.
      Bizleri öpmeden ilk kapıdan çıkışın,
      Gelirken alayım; bir şey lazım mı diye sormayı ilk unutuşun
      Kravatını bile takmamıştın bu sefer,
      Nereye gittin ki, bu kadar önemsizleşti alışkanlıkların?
      Soğuk mu baba oralar?
      Güneş bir nebze olsun dokunur mu gözlerine?
      Of of gözlerin beni çıldırtıyor.
      En uzun, en anlamlı nutukları gözlerinden okudum hep.
      Hala, evimizin duvarında bana neler anlatıyorlar neler…
      Bir sen daha vardı gözlerinde senden öte
      Bari biriniz kaldınız benimle, çok şükür.
      Altı yıldır damarlarımda kaç tur attın kim bilir?
      Sen damarlarımda dolaşıyorsun.
      İkimiz bunu biliyoruz ya, bu da yeter.
      Babam, buraları hiç merak etme.
      Tanrının toprağın altındaki loşundan daha karanlık bu dünya
      Bizim evde bir ben kaldım.
      İki delikanlı da üniversiteyi bu yıl bitiriyorlar
      Nasıl asiler, nasıl senin oğlun olduklarını anlatıyorlar
      Her attıkları adımda, bilemezsin
      Yarın üçümüz de geleceğiz başucuna.
      Bir de, sakın telaşlanma, bu üç kardeş hep el ele
      Ve tek yumruk.
      Ne güzel dostların var babam,
      Sana her geldiğimde, kimin koyduğunu bilmediğim çiçekler
      Buluyorum küçük bahçende.
      Bizi arayıp, soruyorlar, birbirleriyle tanıştırırken
      “Yeğenim” diye hitap ediyorlar. “Sadığımın kızı”,
      seni anlatıyorlar sonra
      Tam bir Ankara delikanlısıydı diyorlar.
      Övüyorlar, övüyorlar,
      Yine söylüyorum “Sen sağken de badem gözlüydün babam”
      Yüksek dağlardaki uzak ağaç görüntülerine
      Bulutların karmaşasına
      Dalgalara, yakamozlara, gruplara,
      Gece uzaklardan gelirken yol kenarındaki
      Çalıların garip şekillenişlerine,
      Minicik bir hareket eder mi diye, duvardaki resmine
      Uyumak üzereyken gelen tıkırtıyla irkilip,
      evin dört bir köşesine bakıyorum hep
      Karşıma çıkarsın diye.
      Lanet olsun, yoksun!
      Bir gece rüyama gir baba!
      Kucakla, ıslak ıslak bir öp be!
      Çok özledim; çok özledim anlıyor musun?
      Çok özledim…
      Serdar ERKUL
      alinti
      #694720
      Anonim

        Bir gece rüyama gir baba!
        Kucakla, ıslak ıslak bir öp be!

        Çok özledim; çok özledim anlıyor musun?
        Çok özledim… 🙁 🙁 🙁

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.