• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #640284
    Anonim

      “Sen yakıştırmıyorsan bende almam o elbiseyi” diyen bir annenin sesiyle irkildim. Belliki kızıyla bir mağazaya girmiş ve onun tasvip etmediği bir kıyafeti almamış. Birden geçmişe döndüm..Meğer ne kadar hasret kalmışım ben bu muhabbete. Ne kadar özlemişim annemi. Keşke oda yaşasaydı da bana fikir danışsaydı dedim içimden. Hatta şimdi eve gittiğimde masa hazır olsaydı sevdiğim değil sevmediğim yemekleri yapsaydı ama keşke yaşasaydı….
      İçimde bir yara, yüreğimde bir özlem var. Sanki kurumuş yaranın kabuğu acımasızca sıyrılmış gibi canım yanıyordu. Hasretimin ateşi beni kül edecek sandım.Birşeyler yapmalıydım çevreye dağılmadan önlemini almalı bu yangının hemen su dökmeliydim. İlk önce abdest alıp az da olsa ferahlamak istedim. Kendime fırsat vermemeliydim, düşüncelerime hakim olmalıydım, asla kendimle başbaşa kalmamalıydım.Namazımı kılıp, Kuranımı elime aldım ve başladım okumaya….Okudukça açıldım, okudukça açıldım,omuzlarımdaki yük azda olsa hafiflemiş ve yüreğimin sancısı dinmiş gibiydi. Okumam bitmiş. Ellerimi kaldırdım, yorgun gözlerimi kapadım, kalbime yöneldim..
      Allahım! ne kadar özlemişim annemi, gözümü açtığımda bütün yaşadıklarımın rüya olması için ömrümü feda ederdim diye geçirdim içimden.. Meğer ne kadar kıymetliymiş anne, meğer ne vazgeçilmez varlığımmış. Onu kaybetmeden hayatımdaki yerini asla tahmin edemezdim. Benim için annemdi ve sadece vardı. Oysaki bundan başka hissiyatlarda varmış,meğer ne güzel duyguymuş omzuna yaslanıp değil dertleşmek sadece nefes almak. Yaslanmak bir yana onun aynı ortamda nefes aldığını bilmek ne kadar büyük nimetmiş.
      Yine ramazan geliyor..Çok isterdim bana da bir sahur sofrası hazırlayanımın olmasını, isterdim güzel kokularla gözlerimi açmayı….Açlık hissiyatımı hissettiğimde telefona sarılıp anne ne yaptın bugün iftara demeyi ne kadar özlemişim. Seninle aynı kuranı paylaşamamanın tartışmasını yaşamayı, aynı seccade de namaz kılmayı ne kadar özlemişim anneciğim.. Peki bayram….
      Bir bayram daha geliyor…Bayram sabahı babamın geldiğini görünce hemen merdivenlere gider sabırsızlıkla bekler, elini öperdin…Artık eski bayram tadımız yok! Masaya oturduğumuz da hala senin yerini gözlüyor ve birbirimizden kaçıyoruz. Bir tabak, bir kaşık eksik koymak çok zormuş….
      Derin bir of çektim. Düşüncelerim beni çok yormuştu, ben kendimi hafifletmek isterken farkında olmadan mazi beni harabeye çevirdi. Oysa ben böyle olmamalıydım. Hemen kalktım, üzerimi değiştim ve evimin yakınında bulunan SSK hastanesinin acil kapısında bir banka oturdum. Dakikalarca gelen hastaları izledim, insanların çaresizlik içinde koşuşturmalarını izledim, biryerde ağlayan gözler, biryerde titreyen eller, sonuç bekleyen hasta yakınları ve hastalar…..
      Kimi yaşlı, kimi genç, kimi yatalak, kimi engelli ama hepsinin derdi var. Bu dertlerle uğraşırken, hem bedenen yoruluyorlar hemde ruhen..Oysa ki ben…Çok şükür hiçbir problemim yok. Anne özlemimle kendimi üzdüm. Ama Efendimiz(sav) annesiz ve babasız büyümüş. Benim ne hakkım vardı böyle düşüncelerle kendimi üzmeye, çıkmaza gitmeye…
      Kalk dedim kendime, Ben bana perde olmamalıyım! hadi kalk bir çok hayat kurtarılmak için vesile bekliyor…Hala ne dururyorsun!!!

      #734845
      Anonim

        ALLAH RAZI OLSUN güzel bir paylaşim…

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.