• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #640540
    Anonim

      Medine de bir sirkette
      elektrik teknisyeni olarak calisan ALLAH dostu ve peygamber asigi bir
      kardesimiz isin son
      gunu sabah mesaisinde kendisine verilen teknik gorevi
      tamamlayip ayrilmak uzere iken Resulullahin Ravzasinda
      elektrik carpmasi sonucu vefat etti ve Cennetul Bakiye
      defnedildi. Tabii ailesi mecburi istikamet Turkiye’ye dondu. O
      zaman 7 yasinda olan oglu bugun ortaokul ogrencisi.

      Kompozisyon dersi odevi olarak bir
      makale yazmis ve
      birincilik almis.

      PEYGAMBER SEVGISI;

      Bir seni günesim, bir babami, bir de terliklerimi
      birakmistim geldigim yerde

      Bir ilkbahar gununde guller gibi kokan Medine’de dunyaya
      gozlerimi acmistim. Dogdugum hastane senin Ravzanin hemen
      yani basinda oldugu icin,duydugum ilk koku senin bahcenin
      gul kokulari olmus.

      Babam gelip de daha kulagima ezan okumadan,
      kulaklarim senin mescidinin ezan sesleriyle sereflenmis. 40
      gunluk oldugumda ilk
      ziyaretimide senin Hane-i Saadetine yapmisim. Ilk adimlarimi
      senin Ravzandaki mermerlerinde atmis ve Rabbimle ilk
      bulusmami, ilk secdemi senin mescidinde yapmisim. Hemen hemen
      yaptigim her ilkte sen varsin. Daha konusmasiniogrenmeden seni
      sevmeyi ogrendim ben.

      Belki seni cok tanimazdim ama, sanki bana cok cok
      yakinmissin gibi severdim seni. Senin evini her ziyarete
      gelisimizde seni gormesek bile senin varligini hisseder,
      evinden her ayrilisimizda
      huzunlenirdik.Cocuklar evde sikilinca babalari parka, eglence
      yerlerine gotursun isterler. Biz Medine’de yasadigimiz surece
      hic
      babamizdan parka goturmesini istemedik. Bizim canimiz sikilmaz
      miydi acaba hic? Sanirim Medine’deki hicbir cocugun cani
      sikilmazdi. Cunku orada hicbir yerde olmayan gul
      bahcesi ve bahcenin biricik efendisi vardi. Bizim vaktimizin
      cogu o bahcede gecerdi. Senin bahcenin mermerlerine ayakkabi
      ile basamazdik.
      Yalinayak dolasirdik mermerlerin ustunde. Kim bilir, korkardik
      belki de
      bahcenin gullerine basivermekten. Yazin mermerler ayaklarimi
      yakardi.
      Olsun bu da bizim hosumuza giderdi. Babama sormustum bir
      seferinde

      – babacigim neden Medine bu kadar sicak diye.

      Babam da
      – evladim Medine’de iki tane günes var da ondan,
      derdi.

      – Nasil olur babacigim, gunes bir tane degil mi? derdim.

      Babam gulerek

      – bak yavrum dogru, butun dunyayi isitan bir gunes var ama
      bir de alemleri isitan ve aydinlatan gunes var. O gunes de
      Medine’de olunca sicaklik iki kat oluyor.

      Babamin bu cevabi hosuma giderdi ve isinirdim.

      Gercekten de ayaklarimizi mermerler isitiyordu ama senin
      gunesin de, sicakligin da icimizi isitiyordu. Medine’den
      ayrildigimizdan beri
      belki ayaklarimiz isiniyor ama icimiz bir turlu isinamiyor.
      Cunku gunesimizin en buyugunu orada birakmistik. Ben gunesimi
      kaybetmistim. Onun evine, bahcesine gidemiyordum artik. Geri
      isigi ta buralarda bizi aydinlatiyordu ama
      icimi isitmasi icin onun Ravzasinda yalinayak kosmam lazimdi.

      Evet, bahcende yururken ezanlar okunurdu. Oyle guzel okur ki
      Medine muezzini ezani, sanki Bilali Habesi okuyor
      sanirsiniz. Namaz kilmak icin Mescide kostururduk, bilir
      bilmez. Babamin yaninda namaz kilardik. Buyuk sutunlarin
      altindan gelen soguk havadan saclarimizi savurturduk. Zemzem
      bardaklarindan guller yapardik. Namaz kilarken yanimiza
      usulca bir kedi sokulurdu. Babam ‘incitmeyin sakin, onlar
      Ebu Hureyrenin kedileri’ derdi, biz de inanirdik senin
      Mescidine kediler de girebilirdi. Sen cok iyi bir ev
      sahibiydin cunku.

      Carsamba gunleri hep Uhud’a giderdik. Senin cok sevdigin
      amcani ziyaret etmeye, o bizim de amcamizdi. Kardeslerimle
      Ayneyn tepesine ikar oradan Uhud’da yatan 70 sehide selam
      verirdik.

      Uhud dagina her baktigimizda sanki orada seni gorur gibi
      olurduk. Uhud’da senin Ravzanin kokusu gibi gul kokardi.
      Orasi da ayri bir gul bahcesi idi sanki.

      Iste benim yedi senem ki en degerli en guzel yillarim senin
      koyunde, senin gul bahcende, senin savastigin yerlerde sanki
      yanimda sen varmissin gibi seninle dopdolu gecti. Seni
      gormesem de seninle yasamaya o kadar alismistim ki senin
      yanindan ayrilirken sanki bir yanim, bir canim, bir param
      orada kalmisti.

      Buralari bana gurbet oluverdi.

      Elimde olsa hemen yanina kosar gelirim ama hep
      buyuyunce gidersin diyorlar. Ben sirf senin yanina gelebilmek
      icin buyumek istiyorum. Senin yanina geldigim zaman buyumus
      bile olsam bahcendeki mermerlerde yalinayak dolasacagim. Ta ki
      gunesin icimi isitana kadar. Senin hasretinden icim usuyor.
      Belki hasretin herkesi yakar, beni de isitiyor iste. Cunku
      benim ruhum dogdugumdan beri senin sevginle isinmaya aliskin.

      Senin sicakligina o kadar muhtacim ki. Ne olur ben sana
      gelemesem bile sen beni hic birakma. Isiginla gecelerimize
      nur ol.

      Sicakliginla butun zerrelerimizi isitiver. Hani sana
      Medineyken komsuyduk ya, evlerimiz birbirine cok yakindi.
      Senin varligin bize guven verirdi hep. Yine oyle ol, ara sira
      da olsa evimizi sereflendiriver. Hem benim adim Nebi, aynen
      seninki gibi. Bu ismi bana seni cok seven bir dostun koymus.
      Diger adim da Muhammed, yine senin gibi. Bu ismi de canim
      babacigim koymus. Buraya gelirken senin köyünde biraktigimiz
      babacigim.

      Sana benzeyen bir yanim daha var. Ben de senin gibi babasiz
      buyuyorum. Ben cok sansliyim,sen bize asla yetimligimizi
      hissettirmedin.

      Medine’den ayrildigimizdan beri sanki sen hep yani
      basimizdaymissin gibi hissediyorum.

      Geceleri korkmadan guvenle uyuyorum hep. Seni tanidigim ve
      seni sevdigim icin Rabbime binlerce kez tesekkur
      ederim.Babam senin koyunde kalmisti. Biz babamin cenazesini
      gomerken agabeyimin terlikleri babamin kabrine dustu ve orada
      kaldi. Ben o terlikleri cok kiskandim. Cunku abimin terlikleri
      hep babamla
      kalacakti. Babami son ziyaret edisimizde bende kimse gormeden
      terligimi babamin kabri ustune gomuverdim. Iste simdi benim
      terligim de hep babamla kalacakti.

      Evet demistim ya bir gunesimi, bir babami, bir de
      terliklerimi birakmistim geride. Babam ve terliklerim hep
      oradaydi,gelemezlerdi. Ama gunesim hep yanimizdaydi.
      Yetimlerin efendisi, yetimlerini hic isiksiz birakir mi?
      Dunyanin bir ucuna gitmis olsaydik bizi birakmayacagini
      biliyordum.

      Gozumuz gonlumuz seninle aydinlanir efendim.
      Ruhumuz, icimiz sicakliginla isinir.

      Bir gun sana gelisim gec bile olsa bana,
      Gul bahcesinin mermerlerinde yalin ayak kosmak ..

      Ta ki askinla, sevginle butun bedenim yanip
      kavrulsun. Terliklerimi biraktigim o guzel mabed son duragim
      olsun.

      ALINTIDIR.

      #697623
      Anonim

        bu mektup….

        ALLAH razı olsun

        bir programı mahfetmiştim:(
        okuyamamıştım yarıda bırakmak zorunda kalmıştım

        ALLAH razı olsun

        #697636
        Anonim

          Allah RAzı OLsun

          #697655
          Anonim

            Hani bazı duyguların tarifi olmaz derler ya, duydulardan birini bu yazıyı okuyunca yaşadım. Kelimelerin kifayesiz kaldığı bu olsa gerek…

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.