• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #640990
    Anonim

      Bu günlerde iç muhasebeleriyle boğuştuğum insanın insanı hor gördüğü şu alemde bazen yediğim lokmadan bile utandığım durumlardayım…

      Bir nevi iç dökme bir nevi hasbihal deyin buna…ne demek istiyorsanız …

      Öylesine daralıyor ve öylesine acıyorki vijdanım…insanların neredeyse ortaçağ köleleri gibi çalıştırılıp sonrada verilen parayla bir ay geçinmesi imkansız olduğu belli olduğu halde patronların ben hakkını veriyorum ya deyip kendi evlerinde baklava börek garibanı düşünmeye ne gerek felsefesiyle nasıl yaşadıklarının hesabı içinden çıkamadığım…

      Öylesine öylesine bencil öylesine fütursuz nasıl yaşar insan…tanıdığım bir insan var 40 yaşlarında bütün gün yükleyen kamyonlar doldurup ,boşaltan bedeninin olanca gücüyle
      çalışan…bu insanın 5 tane çocuğu var ve evine hergün 10 ekmek alıyor,kirada oturuyor yıllardır aynı yerde canhıraş çalışmasına rağmen ancak geçen sene sigortalı olabildi…ve bu insan ayda 500 ytl kazanıyor…aylık ekmek gideri bile 250 ytl tutarken evi kirayken diyorki patron olacak vijdan fukarası 500 ytl yeter herkes bunu veriyor…

      Başka bir tanıdığım kişi çalıştığı yerden aylık 500 ytl kazanıyor…üstelik devletin verdiği çocuk parası olan 77 ytl yi bile patronu vermiyor…4 tane çocuğu var …karısı temizlik işlerine gidiyor ve ancak onun aldığıyla kirayı karşılıyorlar…bu kişinin utanmaz patronu birde tarihi geçmiş ketçap-mayonez gibi ürünleri kovalara boşalttırıp okul kantinlerine satıyor…düşünebiliyormusunuz? çoluk çocuğun yediği kantinlerde bozuk ketçaplar mayonezler…umurundamı bu adamın hayır onu ilgilendiren cebine girecek fazladan üç beş kuruş…yazıklar olsun …

      Daha neler görüyorum biliyorum…işte bunca kokuşmuşluk bunca üçkağıtçılık ,umursamazlık midemi bulandırıyor…yaratılmışların en şereflisi olan insan eşref-i mahluk böylemi teşekkür ediyor Rabbisine…

      Hak hakedene verilir derler ya hani…bu insanlarmı eşref-i mahluk …haya ediyorum ,utanıyorum ,hasta gibi hissediyorum kendimi…

      İnsanlara insanca yaşayabilme hakkını bile tanımayan elinden geldiğince sömüren kendi çocukları iyi yaşasın diye başka insanların çocuklarının hakkını çalan ve onları sefilliğe mahkum edenlere yazıklar olsun…

      Marka giymekten en güzeli yemekten ,sıfır arabalara binip ev arsa hesabı yapmaktan başka derdi olmayan…fakat dinide kimselere bırakmayan…alnındaki terle onu dahada zengin eden garip ruhlar aç yatarken ,çocuğunun ayağındaki ayakkabı delik okula giderken arkasından gözyaşı döken anneler ,hasta olduğu halde yatıp dinlenmeye bile fırsat bulamayan babalar…işte vijdan işte vijdansızlık…ve ne yazıkki vijdansızlık esir almış ruhları…ve ben hiçbirşey yapamıyorum…yazıklar olsun bana…yazıklar olsunki insanım diyebiliyorum hala…

      Bir vakit ünlü bir burger restoranından çıkarken…bir çocuk görmüştüm kapının yanında boya sandığıyla gecenin saat 11 inde belki birkaç kuruş kazanırım diye bekliyordu…yaşı belki 12 belki 13 yanından geçtik tam arabaya binecekken ayaklarım dondu sanki…eşime para ver hamburger alacağım dedim…gülümsedi anlamıştı nedenini…geri döndüm ve bir menü alıp dışarı çıktım..eşim çocuğun yanında onunla muhabbet ediyordu…yanlarına geldim elimdeki menüyü çocuğa uzattım…öylesine şaşkındıki..sevinçle aldı ,saçına dokundum ve arkamı dönüp arabaya bindim hemen…5 dakika kadar sonra eşim geldi,neden orada kalamadığımı bilecek kadar bendi, benimdi eşimin ruhu…gözyaşlarımı görmesin istedim o minicik bedendeki; asil koskocaman ruh…utanmıştım hemde hayatımda hiç utanmadığım kadar…eşref-i mahluk işte o çocuk buydu…peki ben neydim?

      Annesine, kardeşlerine bakabilmek içinmiş o saatte bütün çocuklar uyurken onun bekleyişi…alkol bağımlısı bir babası varmış, okuyormuş,geceleride çalışıyormuş…ben koskocaman bir hiçtim o anda …ona hamburger vermekmi beni insan yapmıştı yada saçına dokunmak onun çaresizliğine ağlamak…hayır…asıl onun ve onun gibi ruhların ezildiğini bilerek yaşamak ve hala yemek yemek hayal kurmak mutlu olmak; insanım diyebilirmiyim artık dedim…ve adı ahmetti o asil ruhun…nice ahmetler ezilirken hoyratça; ben insanım diye geziyorum bu dünyada yazıklar olsun bana…yazıklar olsun okuduğum kitaplara, rahatça uyuduğum sabahlara…

      Kimse hedefimde değil…hiç kimsenin günahının hesabını yapmıyorum…ben kendi günahımla yaşamaya alışamadımki daha…ve işte hala insanım diyebiliyorum…bunca bulanmışken elim ,kolum sağım, solum günaha…

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.