• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #641228
    Anonim

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]Bismillahirrahmanirrahim[/FONT]
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif] “De ki: Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım.” Mü’minûn Sûresi, 23:97-98.[/FONT]
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]Sohbetimize devam etmeden önce bu ayeti celile üzerinde kendi alemimizde biraz tefekkür edelim..[/FONT]
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]Ayeti celilede bir pencerede değil şeytanın dediğini yapmak onun yanımızda olmasından bile Aallaha sığınmak gerektiğini bizlere öğretiyor ve hatırlatıyor.[/FONT]

      rnksohbet.gif

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]ve diyorki ondan ve gelebilecek tehlikelerinden dua etmek lazımdır,[/FONT][FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif] ve bu duaya devam etmek gerektir.[/FONT]

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]Sual:
      Şeytanların kâinatta icad cihetinde hiçbir methalleri olmadığı[/FONT]
      yani bir şeyin yaratılmasından ve icadında şeytanların zerre kadar katkı imkan ve tesirleri yoktur

      hem Cenâb-ı Hak rahmet ve inâyetiyle ehl-i hakka taraftar olduğu, hem hak ve hakikatin cazibedar güzellikleri ve mehâsinleri ehl-i hakka müeyyid ve müşevvik bulunduğu,..
      evet Allah bizden yana
      hak bizden yana
      hakikatin guzelliği bizden yana
      hikmet bizden yana
      tum bu bizden yana olan guzellikler bizim için teşvik edici guzelliklerdir

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]hem dalâletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalâleti tenfir ettikleri halde
      dalalet hakkın zıddıdır,
      hakikatin zıddıdır,
      hikmetin zıddıdır,
      adaletin zıddıdır,
      fıtratın zıddır,
      insaniyetin zıddıdır.
      tum bunlar dalaletin nefret edilen bir şey olduğunu göstermektedir[/FONT]

      ve dalalet yolunda gidenlerin dalalet mesleklerinde bir cazibe ve guzellik söz konusu değildir.

      Hem dalâletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalâleti tenfir ettikleri halde
      hizbüşşeytanın çok defa galebe etmesinin hikmeti nedir?

      Ve ehl-i hak, her vakit şeytanın şerrinden Cenâb-ı Hakka sığınmasının sırrı nedir?
      evet özetler isek
      şeytanın tesir etme özelliği yoktur
      vesvese vermekten başka birşey elinden gelmez
      ve dalalet çok çirkin bir yoldurki cazibesi yoktur
      ehl i hak bunun tersidir
      hem Allah hem hak hem hakikat hem hikmet hem adalet tum guzellikler ve cazibeler ehl i haktan yanadır
      böyle olduğu halde
      neden dalalette gidenler
      ehli hakka galib geldiler
      ve ehl i hakkın her vakit şeytandan Allaha sığınmasının hikmeti nedir?
      yani şeytanın tesir gucu yok
      zarar verme kuvvetine sahib değil
      böyle olduğu halde ehl i hakkın her vakit şeytandan Allaha sığınmasının sırrı nedir?
      sorulan soru bu..

      -iyide zarar verme fırsatı verilmemişmidir ?
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]-”tesir guç ve mudahele ister
      şeytanlar mudahale etmezler sadece vesvese verirler o kadar
      vesveselerini guç kullanarak yaptırmazlar
      yani zarara teşvik fırsatı her zaman verilmiştir ama
      zararı yaptırması kişinin o vesveseyi kabul etmesiyledir
      kabul etmese o vesvese işe yaramayacaktı
      ve insan manevi terakki kazanacaktı
      kabul etmese bir cihadı kazanmış olacaktı[/FONT]
      .”

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif] Elcevap:[/FONT]

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]Ekseriyet-i mutlaka ile dalâlet ve şer, menfidir ve tahriptir ve ademîdir ve bozmaktır.
      kardeşler
      içki içmek şerdir
      inkar etmek varı yok saymaktır
      [/FONT]
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]namazı kılmamak vucudu ademe mahkum etmektir[/FONT]
      -yani içki içersiniz günah işlersiniz
      ama içkinin günah olmadığını söylerseniz
      küfremi girer?

      -evet

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]Mesela namaz kılmak vucuddur
      abdest almak vucuddur
      namazın her bir harekti vucuddur
      ama namazı kılmamak âdemdir
      yani yoklukdur
      dikkat etdiniz mi?
      Namazı kılmakmı zahmet ister kılmamakmı zahmet ister?
      namazı kılmak fiildir
      kılmamak fiilsizlikdir
      yani zahmetli bir iş yapmıyorsun
      sadece terk ederek
      tahrib eidyorsun
      sadece terk ederek namaz vucudunu fiillerini meydana çıkmasını engelliyorsun..[/FONT]

      Ve ekseriyet-i mutlaka ile hidayet ve hayır, müsbettir ve vücudîdir ve imar ve tamirdir
      şimdi bir misal verelim
      Herkesçe malûmdur ki, yirmi adamın yirmi günde yaptığı bir binayı, bir adam bir günde tahrip eder.

      Evet, bütün âzâ-yı esasiyenin ve şerâit-i hayatiyenin vücuduyla vücudu devam eden hayat-ı insan Hâlık-ı Zülcelâlin kudretine mahsus olduğu halde,
      yani bir insanın hayatı için sadece insanın vucudu kafi değildir
      toprak su hava ışık yer ve gökler ve kısacası tum kainatın vucudu lazımdırki
      insanın hayatı devam etsin
      demek insanın vucududa bekasıda Halıkı Zulcelalin kudretine mahsusdur.

      bir zalim, bir uzvu kesmesiyle, hayata nisbeten ademî olan mevte o insanı mazhar eder.
      evet bir zalim gelir insanın bir damarını keser o hayata son verir
      Hayatı icad etmek ne kadar masraflı oldu,
      Ama o hayatı yıkmak bir damarın kesilmesiyle oldu;
      ondandırki tahrib kolaydır demiştir atalarımız..
      Dalaletin yaptığı bu olduğundan onların yaptığı zulüm güç istemiyor kuvvet istemiyor
      yıkmak kolaydır fazla bir güç istemez..
      şimdi Elhamdulillah ehl-i Hakkın ehl-i dalalet, zalimlere mağlub olması zalimlerin kuvvetinden gelmiyor
      ehl-i hakkın da mağlub olması kuvvetsizliklerinden değildir..

      İşte bu sırdandır ki, ehl-i dalâlet, hakikaten zayıf bir kuvvetle pek kuvvetli ehl-i hakka bazan galip oluyor.
      bir cocuğu beslemek eğitmek yılları alır
      ama bir katil gelir bir darbe ile o yılların emeğini heder eder
      bu katilin guçünden kuvvetinden değildir belki o katl mesleğinin kolaylığındandır..

      Fakat ehl-i hakkın öyle muhkem bir kalesi var ki, onda tahassun ettikleri vakit, o müthiş düşmanlar yanaşamazlar, bir halt edemezler.
      Eğer muvakkat bir zarar verseler
      Akıbet takvâ sahiplerinindir.” A’râf Sûresi, 7:128.
      sırrıyla, ebedî bir sevap ve menfaatle o zarar telâfi edilir.
      O kale-i metin, o hısn-ı hasîn ise, şeriat-ı Muhammediye ve sünnet-i Ahmediyedir (a.s.m.).

      Evet bizim her şer ve tahtibatcıdan kurtuluşumuz olan kal’amız Kur’an-i Kerim ve sünnet-i seniyyedir
      bazan namazda fark ediyorum şeytan beni meşgul etmeye uğraşıyor
      hemen peygamber efendimizi duşunuyorum şeytanın çekilib gittiğni görüyorum
      adeta dayanamıyor kaçıyor
      ama daha sonra tekrar geliyor
      ne yapalım o gelecek bizde mucadele edeceğiz bu bizim cihadımızdır
      özetlersek şeytanın icad ve vucudda mudahalesi yoktur
      herhangi bir yaptırım gücü yoktur
      vesvese ve bizim korku damarımızı işlettirmekden başka elinde silah yoktur
      işin şer tarafına sevk etmek ister
      insan kabul etmese tesir edemez
      eh-i dalaletin gucu yoktur
      zira meslekleri icad değil vucud değil yıkmaktır
      ehl-i dalalet demek hakdan yuz çevirmiş sapık yolda gidenler
      onların mesleği binayı yıkmak gibidir fazla kuvvet istemez
      ondandırki pis meslekleri kolaydır
      bazan biz ehl-i hakka galib gelebilirler ama
      bizim Rabbimiz var mağlub olsakda dunyada oluruz
      ahirette gene biz kazanırıız
      onlar kaybederler
      ikinci işaret haftaya inşallah
      el Fatiha

      RisaleSohbet

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]Bismillahirrahmanirrahim

      Sual:
      Şerr-i mahz olan şeytanların icadı ve ehl-i imana taslitleri ve onların yüzünden çok insanlar küfre girip Cehenneme girmeleri, gayet müthiş ve çirkin görünüyor
      şeytanların ellerinden bir hayır gelmez
      tüm mesailerini şerre sarf ederler.
      Öyle ki mesleklerinde o kadar azimliler ki sıdk ve ismet sıfatlarına mensup olan peygamberleri dahi
      inkara ve küfre sokmak için çabalamışlar.
      Onların bu gayretleri sonucu çok insanlar küfre giriyorlar ve cehenneme gidiyorlar
      bu gayet çirkin görünüyor..[/FONT]

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]
      Acaba Cemîl-i Alel’ıtlak ve Rahîm-i Mutlak ve Rahmân-ı Bilhakkın rahmet ve cemâli, bu hadsiz çirkinliğin ve dehşetli musibetin husulüne nasıl müsaade ediyor ve nasıl cevaz gösteriyor? Şu meseleyi çoklar sormuşlar ve çokların hatırına geliyor.
      Özetle soruya bakar isek :
      Guzelliği sonsuz olan rahmeti mutlak hududsuz olan her cihetle hakkıyla hak olan hakkın rahmeti
      ve cemali bu feci’ akıbete nasıl cevaz gösteriyor?
      nasıl musaade ediyor?
      sorunun kısa bir izahıdır bu[/FONT]

      Elcevap:
      Şeytanın vücudunda cüz’î şerlerle beraber birçok makasıd-ı hayriye-i külliye ve kemâlât-ı insaniye vardır
      Meseleye sadece şeytanın zararları nazara almamak belki onların yaratılmasındaki kulli maksadlarıda nazara alarak bakmak lazımdır
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]
      Evet, bir çekirdekten koca bir ağaca kadar ne kadar mertebeler var; mahiyet-i insaniyedeki istidatta dahi ondan daha ziyade merâtip var
      daha önceki derslerimizi takib edenler hatırlar
      insan kainatın küçük bir misalidir
      bunu misalleriyle izah etmiştik
      insan bu dunyada ne kadar deha da olsa
      kabiliyetleri isti’dadları hasseleri çekirdek hükmündedir
      bu kabilyetleri ağaç gibi inkişafa açılmaya luzum vardır
      Belki zerreden şemse kadar dereceleri var.
      bu dereceler her bir insan için vardır
      şimdi bizim yapmamız gereken bizdeki bu isti’dadları açmaktır
      acaba bunu nasıl yapabiliriz
      Bu istidâdâtın inkişâfâtı, elbette bir hareket ister, bir muamele iktiza eder
      kapalı olan bir çekirdek olan kabiliyetlerimizin açılması ve içinde olanı göstermesi elbetteki bir haraket ister
      o hareketin adı nedir?[/FONT]

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]
      Ve o muameledeki terakki zembereğinin hareketi, mücahede ile olur
      evet bu satırdan anlaşılıyorki bu hareketin adı mucahede dir
      mucahede mufaale babındandır hareketin tek taraflı değil karşımızda biri var ve ona karşı verilen bir mucadeledir
      yani karşılıklı bir mücadeleyi ifade ediyor[/FONT]

      demekki bizim taşıdığımız sayısız kabiliyetler
      bir hareketi isterler
      bu hareketin ad
      mucahededir
      yani duşmanla cihaddır
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]- [/FONT][FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]Buradaki mucadele nefse mi şeyatana mı ? Yoksa herşeye mi ?[/FONT]
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif] O mücahede ise, şeytanların ve muzır şeylerin vücuduyla olur.
      -bu senin guzel sorunun guzel cevabıdır
      mesela bizde akıl var
      mukabimimde ilim ve cehalet var
      ve eğer ilmi kazanmak için mücadele etsem cihad etmiş olurum ve akıl gibi kabiliyetimi inkişaf etmiş olurum
      cehalet karanlık gibidir eğer onu alsam aklımı karanlıklarda örtmüş olurum ve onu zayi etmiş olurum
      tum latifelerimizi buna nisbet edebiliriz
      benim nefsim daima kötü şeylere beni sevk etmek istiyor
      gözüme zina ettirmek istiyor
      kulağıma haram sesler istiyor
      elimi uzatmak istyor
      bunları tercih edersek kendi elimizle kendi çekirdek hukmunde olan latifelerimizi atom bombası atarak cürütmüş oluruz
      yani bu muzır şeyleri tercih şeklen
      cazibedar bir bomba olarak kendi ruhumuza atmış oluyoruz
      insanın bu zararlardan her daim kendini koruması imkansız gibidir kendi adıma söylüyorum
      ama Allah bizden yana
      Allah cihad edenlerden yana
      cihadın hakkını verdikden sonra bazen galib bazen malub olmamız olacaktır ama
      Rahmet kapısı bizden yanadır
      zırhımızı ve silahımızı elmize almamız lazım
      zırhımız imandır
      silahımız takvadır
      allahın yardımıyla kazanan biz oluruz
      şeytanın sıkıştırması
      her safhadadır
      evliyada olsak
      şeytanın vesvesesi gelecektir
      asıl olan cihazlarımızı donanarak hazır olmaktır
      hazır olanlar cihad ediyorlar
      ve kazanıyorlar ama hazır olmayanlar
      düşman hucüm ediyor daha bizim akıllıda silah yok zırh yok siper yok
      ulu orta hiçbirşey yapmadan kendine hucum eden duşmanı izliyor hatta kendine hucum eden duşmana
      yardım ediyor
      şeytan diyorki :
      -şu kıza bak
      -tmm efendim ne demek[/FONT]

      kızlara diyorki :
      -yakışıklı bir erkek kaçırma kaparlar
      -tmm efendim hemen guzelliğimi göstereyim
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]
      -yada yorgunsun şimdi namazı kılmak zor olur ileride kılarsın
      -tmm efendim haklısınız[/FONT]

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]
      -offff anne beni niye rahat bırakmıyorsun
      diyerek ebeveyne isyan ettirir
      işte insanın kendi eliyle kendine hucum eden şeytana yardımını böyle anlıyorum
      siz misalleri artırabilirsiniz
      eğer şeytanlar olmasaydı ne olurdu?
      demin verdiğimiz misalleri hatırlayınız
      o vesveseleri verecek kimse olmazdı
      cennet kolay olurdu
      hayır umeyr
      imtihan olurmuydu
      cennet de cehennemde insanların yaratılışıda olmayacaktı
      insan mücahade etmek üzere yaratıldı
      eğer mücahade olmayacaksa insana ne luzum varki
      Yoksa, melâikeler gibi, insanların da makamı sabit kalırdı.[/FONT]

      evet eğer şeytanlar yaradılmasaydı
      insanların makamı melaikeler yada hayvanlar gibi sabit kalırdı
      O halde insan nev’inde binler envâ hükmünde sınıflar bulunmayacak…
      bu durumda insanın yaratılmasına luzum kalmayacaktı
      insan nev inde binler enva hukmunde derken şunu ifade eidyor
      bir insan bir kainat kıymetindedir
      bir insan hayvanların bir nev inin tum efradından kıymetlidir
      bir imanlı insan binlerce kafirden daha kıymetlidir
      zira kafirler hayvanlar kadar bile kıymetli değildir
      eğer şeytanlar yaradılmasaydı bu kimin işine yarardı
      kim söylemek ister
      kafirlerin mi
      evet doğru
      kafirler memnun olucaktı ama peygamberler olmayacaktı
      evliyalar olmayacaktı
      asfiyalar olmayacaktı
      şehidler olmayacaktı
      milyarlar ulema olmayacaktı
      şimdi ya şeytanları yaradacaksın bu kafirlerin kim olduklarını ortaya çıkaracaksın bu arada
      nurani silsileleride ortaya çıkaracaksın
      yada şeytanları yaratmayacak
      kafirleri koruyacak ama diğer tarafta nurani silsileleri kaybedecek onları kustureceksin
      hikmet ve adalet ve maslahat hangisini ister :
      şeytanların yaradılmasınımı yoksa yaratılmamasınımı ?
      yani biz şimdi diyeceğiz ki
      şükür ki şeytanlar yaratıldı öylemi

      evet aynen doğru
      şeytanlar müslümanların terakkisinde asansör gibidir
      o bize hayrı yapma diyecek bir hayır diyecekğiz bu kadar
      biz karar veriyoruz
      Allahda icad ediyor
      mesela şeytan diyorki namaz kılma
      Allah diyorki namaz kıl
      bu iki teklifden birini biz seçeriz
      biz hangisini seçersek Allah onu yaratır
      şerri seçersek şerri
      hayrı seçersek hayrı
      kaderd de insanların çoğunu anlamadığı husus bu
      evet
      bu arada hikmeten şerri yaradılması lazımdır ama şerri insan tercih ettiğinden mesul insandır
      şerrin yardılması şer değildir
      bilvesile hayırdır
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]
      Çendan, şeytan yüzünden ekser insanlar dalâlete giderler.
      Fakat ehemmiyet ve kıymet, ekseriyetle keyfiyete bakar; kemiyete az bakar veya bakmaz.
      Nasıl ki, bin ve on çekirdeği bulunan bir zat, o çekirdekleri toprak altında bir muamele-i kimyeviyeye mazhar etse
      ondan on tanesi ağaç olmuş, bini bozulmuş. O on ağaç olmuş çekirdeklerin o adama verdiği menfaat, elbette, bin bozulmuş çekirdeğin verdiği zararı hiçe indirir.
      bumisali izah için hep şunu sorarım
      mahşerdesiniz
      bir tarafda bir evliya var
      bir tarafdada bin kafir var
      siz bin kafir yanmasın bir evliya yansın daha iyi dermisiniz
      elbette demezsiniz
      peki neden
      eğer sayıya baksaydınız
      evet demeliydiniz
      ama siz sayıya bakmadınız
      kaliteye baktınız dimi
      şimdi insan küçük aklıyla kaliteye bakarda
      Allah ilm ezelisiyle kaliteye bakmazmı
      çok yerde demezmi
      ihlas ile az amel ihlassız çok amelden hayırlıdır
      devam eden az amel devam etmeyen çok amelden çokdur daha guzeldir denilmezmi
      [/FONT]
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif] evliya ihlaslı amel eden değilmi[/FONT]
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif] evliya manasının sınıfları var seleme
      demek kafirlerin çok olması önemli değil
      onlardan bir tanesini kuyrtulabileceği ihtimali olsa tamam da
      yoksa eğer
      kafir olarak oraya giden neden kurtulsunki
      [/FONT]

      bir gun musa as.
      demişki ya rabbi insanların çoğunun cehenne gitmesini hikmeti nedir
      cenab ı hak demiş ya musa şu tarlayı ek
      musa as. tarlayı ekmiş mahsulatı almış kalan çer çöpü yakmış
      ne yaptın ya musa demiş
      yarabbi tarlayı ektim mahsulatımı aldım kalanıda yaktım
      bende aynını yapıyorum ya musa
      demiş
      şimdi bu dunya bir tarladır
      bizler ekilen bir tohumuz
      eğer mahsulat sınıfına girersek kurtuluruz
      çer çöp sınıfına girersek yanarız
      işte Allahı ve peygamber efendimizi a.s.v. ve Kur’an-i Kerimi dinlemeyenler o çerçöp sınıfındandır..
      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]
      Öyle de, nefis ve şeytanlara karşı mücahede ile, yıldızlar gibi nev-i insanı şereflendiren ve tenvir eden on insan-ı kâmil yüzünden o nev’e gelen menfaat ve şeref ve kıymet, elbette, haşarat nev’inden sayılacak derecede süflî ehl-i dalâletin küfre girmesiyle insan nev’ine vereceği zararı hiçe indirip göze göstermediği için, rahmet ve hikmet ve adalet-i İlâhiye, şeytanın vücuduna müsaade edip tasallutlarına meydan vermiş.
      bu cumleyi yukarıda izah ettik[/FONT]

      [FONT=tahoma,arial,helvetica,sans-serif]
      Ey ehl-i iman! Bu müthiş düşmanlarınıza karşı zırhınız, Kur’ân tezgâhında yapılan takvâdır
      Ve siperiniz, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Sünnet-i Seniyyesidir.
      Ve silâhınız, istiâze ve istiğfar ve hıfz-ı İlâhiyeye ilticadır.
      evet bu son uç satırı ezberleyelim inşallah
      çünkü kurtuluş reçetemizdir
      sohbetci şeytandan ve zararlarından nasıl kurtuluruz demiştin
      işte o nasılın reçetesi kardeşim..
      el fatiha[/FONT]

      RisaleSohbet

      #811201
      Anonim

        ALLAH ebeden razi olsun abi..

        İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: “Doğrusu, Allah, size gerçek olan va’di va’detti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın. Ben sizi kurtacak değilim, siz de beni kurtacak değilsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Gerçek şu ki, zalimlere acı bir azab vardır.” (İbrahim Suresi / 22)

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.