- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
16 Eylül 2008: 13:12 #641262
Anonim
Hiç tereddüt ve şüphe etmeden diyebiliyoruz ki, terör fitnesi topyekûn insanlığa karşı işlenen lanetlik bir suçtur. Bu insanlık suçu sezildiği yerde söndürülmeli, görüldüğü yerde gömülmelidir.
İslam böylesine lanet edilecek bir suça asla müsamaha ile bakmaz, bir haklılık payı kabul etmez. Tam aksine açık seçik hükümler vaz’ ederek terörü toplum hayatından silip yok etmeyi hedefler, arka çıkıp destek verenleri lanetler.
İsterseniz bazı İslami ölçülere kısaca bir göz atalım. Bu İslami ölçüler aynı zamanda insanlığın kurtarıcı kurallarıdır da.
Madde bir: İslam’da her insan doğuştan masumdur. Dokunulmazlığa sahiptir!
Bu masumiyet ve dokunulmazlığı ömür boyu devam eder. Kimse bu masum insanın canına, malına, namusuna, kastetme hakkına sahip olamaz.
Şayet doğuştan dokunulmazlık sahibi bu masum insan, hayatının bir devresinde dokunulacak suç işlerse, bu suçun tespiti ve tecziyesi (teröre değil) adalete düşer, adalet buna karar verip cezasını uygular.
Bu sebeple, herhangi bir kimse hem savcı, hem hakim, hem de infaz görevlisi gibi davranıp da kızdığı insana suç isnat edip, o cezayı da kendisi vermeye kalkışamaz. Kendisinde böyle bir salahiyet bulamaz. Bulmaya kalkarsa ne olur?
O zaman karşısındakine de aynı hak ve salahiyet söz konusu olur. O da mukabele etme hakkını kendinde görür. Bu durumda toplumda can, mal, namus emniyeti yok olur. Herkes kızdığı kimseye suç isnat edip cezalandırmaya kalkar. Fitne (anarşi) devri başlar. Toplumda fitne başlatan için ise Allah Resulü (sas) aynen şöyle buyurur:
– Fitne (anarşi) uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin!
Terör işte bu fitneyi uyandırmakta, kendine göre suçlar tespit edip yine kendine göre cezalar vermekte, kendisini hem savcı, hem hâkim, hem de infaz görevlisi olarak görmektedir.
İslam, böylesine hesapsız kitapsız, mahkemesiz anlayışa izin vermez. Müslüman bu tür cinayetlere fiilen ortak olmak şöyle dursun, fikren dahi taraftar olamaz, kalben bile meyilde bulunamaz. İçinden bile olsa taraftarlık edemez.
Bunu böyle tespit ettikten sonra gelelim konunun daha mühim olan diğer kısmına.
Madde iki: İslam’da tek insanın hayatı pek de mühim değildir, denemez!
Çünkü Maide Suresi’ndeki ayetin ikazı açıktır. Tek insanı öldürmek tüm insanları öldürmek kadar vebali ve günahı muciptir İslam’da. Şöyle ikaz etmektedir ayet:
– Kim ki haksız yere suçsuz bir insanı öldürürse, sanki tüm insanları öldürmüş gibi sayılır. Kim de suçsuz tek insanın hayatını kurtarırsa tüm insanları kurtarmış gibi kabul edilir…
Bu itibarla, tek insanın hayatı da tüm insanların hayatı gibi kutsaldır. Tüm insanlık gibi korunmaya, saygı duyulmaya layıktır. Hiçbir bahane ile basite alınamaz, tek insandır denip de feda edilemez.
Madde üç: Barış zamanında insan hayatına doğuştan böylesine dokunulmazlık getiren İslam, savaş zamanına da aynı şekilde koruyucu kurallar koymuş, bunu fiilen uygulayarak insanlığa örnek olmuştur. Nitekim savaş için yola çıkmış askerlerine Allah Resulü’nün halifesi Hazreti Ebu Bekir (ra) şu tarihî talimatı vermiştir:
– Dikkat ediniz! Düşman topraklarında her şeyi yapma hakkına sahip olduğunuzu sanmayınız. Düşmanın yaşlılarına, kadınlarına, çocuklarına, hasta ve mabetlerdeki din adamlarına dokunmayınız. Hayvanlarını telef etmeyiniz, bağ, bahçe gibi yeşilliklerine zarar vermeyiniz. Sizin düşmanınızın sadece cephede sizinle savaşanlar olduğunu unutmayınız. *** Demek ki insanlığın ufkunda İslam’ın saadet asrında koyduğu koruyucu ve kurtarıcı kurallar vardır. Ona ulaşırsa kurtulacak, görmezlikten gelirse çırpınacaktır.Ahmed ŞAHİN
16 Eylül 2008: 14:03 #700356Anonim
– Fitne (anarşi) uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin!
Terör işte bu fitneyi uyandırmakta, kendine göre suçlar tespit edip yine kendine göre cezalar vermekte, kendisini hem savcı, hem hâkim, hem de infaz görevlisi olarak görmektedir.
İslam, böylesine hesapsız kitapsız, mahkemesiz anlayışa izin vermez.
allah razı olsun teşekkürler…. -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.