Bir kaynakta Mustafa Sungur Ağabey’le irtibatlı şöyle bir haber yer alıyor..
Önce bir girizgah yapılmış:
Hazırlamak istediğim haberde Said-i Nursi’yi yakından tanımış, onun talebeliğini yapmış kişilerden, kendisinin nasıl bir insan olduğu, günlük yaşamda çevresiyle olan ilişkilerinin nasıl olduğu gibi sorularıma yanıt almak istiyorum. Said-i Nursi’nin çizdiği yol bugün milyonlarca insan tarafından izleniyor. Bu insanlara kitaplarda yazanların ötesinde, kendisini bizzat gören, sohbetlerini izleyen kişilerin gözünden bir Said-i Nursi portresi çizmek istiyorum.
Bunların yanında, kendisi hakkında üretilen efsaneler hakkında da bilgiler almak istiyorum. Kendisine inanan herkese göre bir Said-i Nursi var. Kendisinin yaşamını büyük oranda biliyorum. Benim merak ettiğim ve haberimde yer vermek istediğim konu ise, kendisinin gerçekte nasıl bir kişi olduğu sorusunu yanıtlamak.
Sormayı düşündüğüm sorulardan bazıları şöyle:
Kısa bir süre içerisinde vefat edeceğini bildiği halde neden Urfa’ya gitmek istedi?
Mezarının yerinin bilinmemesinin nedenleri?
Bugün O’nun yolundan gidenlerden hangileri çevrelerine onu en doğru şekilde anlatıyor? Türkiye Said-i Nursi’yi gerçekten anlayabildi mi?
Akabinde yer alan yazıdan anladığımıza göre Tempo Dergisi’nce yöneltilen bazı suallere cevaben Mustafa Sungur Ağabey bir mektup göndermiş: