• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #642902
    Anonim

      Mısır evliyasından “Fahr-ül Farisî” hazretlerine, talebesinden biri gelip;
      – Efendim, ben bir şeyden çok korkuyorum, diye arz edince sordu:
      – Hayırdır evladım, neden korkuyorsun?
      – Ahirette Cehennemden kurtulabilecek miyim acaba? Bunu düşünüp çok korkuyorum hocam.
      – İnşallah kurtuluruz oğlum.
      – İnşallah efendim, ama nasıl?
      Buyurdu ki:
      – Ümidimiz odur ki oğul, büyükler bize sahip çıkar ve şefaat ederler de inşallah kurtuluruz.
      – Ya sahip çıkmazlarsa efendim?
      – Merak etme oğlum. Biz bugün onlara sahip çıkarsak, onlar da o gün bize sahip çıkarlar.

      Biz onları dinlersek…
      – Anlamadım, nasıl yani?
      – Demem o ki oğul, biz o büyüklerin sözlerini dinler, nasihatlerine göre yaşarsak, onlara sahip çıkmış oluruz. O zaman onlar da bize sahip çıkarlar.
      ***
      Bir gün de bir genç gelip;
      – Efendim, dünyada ve ahirette felaketlerden kurtulmak için ne yapayım? diye sorunca;
      – Bunun bir tek çaresi var, buyurdu.
      – O nedir ki efendim?
      – Kurtulanlarla beraber olmak.
      – Kurtulanlardan maksat kimlerdir ki?
      – Allahü teâlânın sevgili kullarıdır. “Ehl-i sünnet alimleri” ve “evliyalar” bunlardandır mesela.

      Böyle zatlar yoksa?
      Delikanlı sordu:
      – Böyle zatlar yoksa efendim?
      – Onlar yoksa, kitapları var evladım. Onların kitaplarını okuyan da onlarla beraber sayılır.
      ***
      Bir gün de bazı gençlere,
      – “Emr-i maruf”, yani İslâma hizmet etmek kime nasip olursa, çok sevinsin, çok şükretsin, buyurdu.
      – Bu iş, çok mu sevaptır? dediler.
      – Elbette, buyurdu. Bir beldede küfre karşı “emr-i mâruf” yapılırsa, Allahü teâlâ o beldenin hak ettiği azâbı tehir eder. Emr-i maruf yapılmayan beldeye ise azab-ı ilâhî gelir.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.