• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #643316
    Anonim

      Bir gün anlayışlı yol, yordam, hâl hatır bilen bir zat bir sağıra:

      “Komşun hasta” diye haber verdi.

      Bunun üzerine sağır düşündü ve kendi kendine:

      “Bu sağır kulaklarla komşumun sözünü anlamam mümkün değil, fakat yine de gitmek lâzım gitmezsem olmaz,” diye düşündü. Sonra kendi kendine şöyle dedi:

      “Hastayı ziyarete giderim ona: “Ey benim sevgili dostum nasılsın?” derim o zaman elbetteki “iyiyim yahut da hoşum şükürler olsun” diye cevap verecek. Ondan sonra: “Ne çorbası yedin?” diye sorarım. O da:

      “Mercimek çorbası,” diye cevap verecek o zaman ben de:

      “Afiyet olsun, dedikten sonra hekimlerden kim geliyor, seni kim tedavi ediyor?” diye sorarım. O:

      “Filan hekim,” deyince:

      “O hekimin ayağı çok uğurludur, o çok usta bir tabiptir o geldi mi işin yolunda demektir. Biz de onu denedik neye elini sürerse, kimi tedavi ederse onun işi tamam demektir,” derim.

      Sağır kafasında soruları ve cevapları kurarak komşusunu ziyarete gitti; selâm verdi:

      “Nasılsın komşum?” diye sordu.

      Komşusu inleyerek:

      “Ölüyorum,” dedi.

      Sağır daha önce düşündüğü ve tasarladığı gibi:

      “Çok şükür,” deyince buna hastanın canı çok sıkıldı.

      “Bu ne biçim komşu, galiba benim kötülüğümü düşünüyor,” diye düşündü. Tam bu sırada:

      Sağır devam etti:

      “Ne yedin?” diye sordu.

      Hasta kızgınlıkla:

      “Zehir!” dedi.

      Sağır sükûnetle:

      “Afiyet olsun,” dedi. Bunun üzerine hasta iyice sinirlendi, fakat sesini çıkarmadı, sağır devam etti.

      “Tedavi için hekimlerden kim geliyor?” dedi.

      Artık dayanamayan hasta:

      “Başımdan defolup git be adam, kim gelecek Azrail geliyor!” diye bağırdı.

      Bunun üzerine sağır:

      “Ha o mu, onun ayağı çok uğurludur, artık üzüntüyü bırak sevin, neşelen,” dedi.

      Artık hastanın üzüntüsünün sınırı yoktu, âdeta kahrol-muştu.

      Sağır, komşuluk hakkını ödedim, hasta komşumun hâlini hatırını sordum diye sevinerek dışarı çıktı.

      Hasta bu sırada:

      “Bu adam benim düşmanımmış, kötülüğümü istiyormuş, bugüne kadar anlayamamışım,” diye düşünüyordu.

      :-X

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.