• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #643430
    Anonim

      >Yeni Bir Dünya

      >
      >Anne rahmine düşen ikiz kardeşler önceleri her şeyden
      habersizmiş.
      >Haftalar birbirini izledikçe onlar da gelişmişler.
      Elleri, ayakları, iç
      >organları oluşmaya başlamış. Bu arada, etraflarında
      olup biteni fark
      >etmeye başlamışlar. Bulundukları rahat, güvenli yeri
      tanıdıkça mutlulukları
      >artmış. Birbirlerine hep aynı şeyi söylüyorlarmış:
      >
      >”Anne rahmine düşmemiz, burada yaşamamız ne harika
      değil mi? Hayat ne
      >güzel şey be kardeşim!”
      >
      >Büyüdükçe, içinde yaşadıkları dünyayı keşfe
      koyulmuşlar. Öyle ya, hayatın
      >kaynağı neymiş? İşte bunu araştırırken, karşılarına
      anneleriyle onları
      >birbirine bağlayan kordon çıkmış. Bu kordon
      sayesinde, hiçbir zahmet
      >çekmeden, güven içinde beslenip büyütüldüklerini
      tesbit etmişler.
      >”Annemizin şefkati ne kadar büyük! Bize bu kordonla
      ihtiyacımız olan her
      >şeyi gönderiyor.”
      >
      >Artık aylar birbiri ardınca geçiyor, ikizler hızla
      büyüyor, diğer bir
      >deyişle “yolun sonu”na yaklaşıyormuş. Bu
      değişiklikleri hayretle
      >gözlemlerken, bir gün gelip bu güzelim dünyayı terk
      edeceklerinin
      >işaretlerini almaya başlamışlar.
      >
      >Dokuzuncu aya yaklaştıklarında, bu işaretleri daha
      kuvvetli hissetmeye
      >başlamışlar. Durumdan telaşlanan ikizlerden birisi
      diğerine sormuş:
      >
      >”Neler oluyor? Bütün bunların anlamı nedir”
      >
      >Öteki daha sakin ve aklı başındaymış. Üstelik,
      bulundukları bu dünya çoğu
      >zaman ona yetmiyor; duyguları daha geniş bir âlemi
      arzuluyormuş. O cevap
      >vermiş: “Bütün bunlar, bu dünyada daha fazla
      kalamayacağız anlamına
      >geliyor.” Ve eklemiş: “Buradaki hayatımızın sonuna
      yaklaşıyoruz.”
      >”Ama ben gitmek istemiyorum” diye haykırmış kardeşi.
      “Hep burada kalmak
      >istiyorum.”
      >”Elimizden gelen bir şey yok. Hem, belki doğumdan
      sonra hayat vardır.”
      >”Bize hayat sağlayan kordon kesildikten sonra bu
      nasıl mümkün olabilir
      >ki?” diye cevaplamış öteki. “Bize hayat veren kordon
      kesilirse nasıl
      >hayatta kalabiliriz, söyler misin bana? Hem, bak
      bizden önce başkaları da
      >buraya gelmiş ve sonra da gitmişler. Hiçbirisi geri
      gelmemiş ki bize
      >doğumdan sonra hayat olduğunu söylesin. Hayır, bu her
      şeyin sonu olacak.”
      >
      >Bütün bunları söyledikten sonra eklemiş:
      >
      >”Hem, belki de anne diye birşey de yok!”
      >
      >”Olmak zorunda” diye itiraz etmiş kardeşi. “Buraya
      başka türlü nasıl
      >gelmiş olabiliriz, nasıl hayatta kalabiliriz ki?”
      >
      >”Sen hiç anneni gördün mü?” diye üstelemiş öteki. “O
      belki de sadece
      >zihinlerimizde var. Bir annemiz olduğu düşüncesi bizi
      rahatlattığı için onu
      >belki de biz uydurduk.”
      >
      >Böylece, anne rahmindeki son günleri derin
      sorgulamalar ve
      >tartışmalarla geçmiş.
      >
      >Sonunda doğum anı gelmiş çatmış. İkizler dünyalarını
      terk ettiklerinde
      >gözlerini başka bir dünyaya açmışlar ve sevinçten
      ağlamaya başlamışlar.
      >
      >Çünkü gördükleri manzara hayallerinin bile
      ötesindeymiş.
      >

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.