Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi, büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti.. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Ama emekli olma ihtiyacındaydı, ne var ki.Müteahhit iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü.Ve ondan son bir ev daha yapmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve işe girişti, ne var ki gönlünün yaptığı işte olmadığını anlamak pek kolaydı. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı.
Kendini adamış olduğu mesleğe böyle son vermek ne büyük talihsizlikti..!
İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzattı. “Bu ev senin” dedi, “sana benden hediye”.
Marangoz şoka girdi. Ne kadar utanmıştı..!!! Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi.!! O zaman onu böyle yaparmıydı..!!
Bizim içinde bu böyle değil midir..?? Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zamanda, yaptığımız işe elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, şoka girerek, kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız.. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız.
Ne var ki, geriye dönemeyiz..
Marangoz sizsiniz..Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar yada bir duvar dikersiniz.. “Hayat bir kendin yap tasarımıdır..” demiştir biri. Bugün yaptığınız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kurar..
Unutmayın…..