- Bu konu 1 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
12 Ağustos 2007: 00:03 #644870
Anonim
“Çocuk, yuvanın dışa açık ekranıve hanedeki değişik seslerin hoperlörü gibidir.”
Anne babaların çoğu çocuklarından şikayet eder. Aslında çocuklarının eğitimiyle iyi ilgilendiklerini, fakat iyi netice alamadıklarını söyler. Bu kimseler bu sözleriyle kendilerini ele verdiklerinin farkında değillerdir. Mesela “çocuğum beni dinlemiyor” cümlesi “ben çocuğuma iyi anlatamıyorum” anlamına gelir.
Çocuğun “ilk okulu” kendi evidir. Burada hem dilini, hem dinini, hem örf ve adetlerini öğrenir.
Hz. Peygamber bu manaya işaret ederek şöyle der:
“Her çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne-babası onu yahudî, hristiyan veya mecusî yapar.”
(Buhari, Cenâiz, 80)
Bu nebevi kelamda çocuğun en yakın çevresinin ona etkisi anlatılmaktadır.
Bu açıdan baktığımızda “Çocuklar bizim aynamız” diyebiliriz. Aynadaki görüntü hoşumuza gitmediyse, aynaya tükürmek yerine kendimize çeki düzen vermeliyiz.
Bazı aileler cıvıl cıvıldır. Bu neşe çocuğa da yansır. Bazıları ise sanki ölü evi gibidir. Anne-babanın donukluğunu, simalarının gerginlik ve asıklığını çocuklarında görebilirsiniz. Mesela şu olaya bakalım:
Evin beş yaşındaki kızı Jale, oyuncak bebeğiyle oynuyor, ona yemek yedirmeye çalışıyordu. Zaman zaman sesini yükseltip “ye bakayım şunu, haydi ye!” diyordu. Ve o minicik elleriyle ara sıra oyuncak bebeği pataklıyordu.
Üstte anlatılan olayda, Jalenin annesinin ona zorla yemek yedirdiğini, hatta çocuk nazlandığında dayak attığını söyleyebiliriz. Böyle bir tespit asla bir kehanet olmayıp, objektif bir gözlemin sonucudur. Çocuğun sözlerinden, hal ve davranışlarından evinin içine uzanmak, adeta evini seyretmek hiç de zor değildir.
Çocuğun ilk ve en yakın çevresi kendi ailesidir. İnsan güzel kokuların satıldığı dükkanda biraz otursa, üzerine koku sürmese bile güzel kokar. Pis kokulu yerde biraz kalsa pis kokular üzerine siner. Onun gibi, çevre çocuk üzerinde çok derin izler bırakır.
Çocukken Öğrenmek
“Küçükken öğrenmek taşa nakşetmek gibidir.
Büyükken öğrenmek ise, suya yazmaya benzer.”
Eğitim uzmanları, çocuğu bir balmumuna veya donmamış bir betona benzetirler. Bu balmumuna istediğiniz şekli verebilir, bu donmamış betonda istediğiniz izi bırakabilirsiniz. Kur’an’ın ifadesiyle “Hiç bir şey bilmez bir halde dünyaya gönderilen” bu sevimli masum yavrular, hem iyilik hem de kötülük yapabilecek kabiliyettedirler. Bu günün büyüklerinde çocukluk döneminin çok derin izleri vardır.
Çocuğu çevresi şekillendirir. Başta anne- babası, sonra yakınları bilerek veya bilmeyerek o çocuğa çok şeyler verirler. Mütecessis canlı bakışlarla etrafı süzen, çevresinde olup biten her şeyi derin bir hayretle izleyen çocuk her an yeni bilgiler, yeni beceriler kazanır.
“Küçük Şey Yoktur” kitabının yazarı Kemal Ural, ailede çocuk
eğitiminin önemini şöyle anlatır:
“0-6 yaş… kişiliğin temel taşlarının atıldığı, köklü alışkanlıkların kazanıldığı dönem…
Çocuğun ince- zayıf- güçsüz bileklerine, alışkanlığın bükülmez kelepçesi bu dönemde takılır.
Bu dönemde filizlenir ağaç olacak tohum…
Bu dönemde açılır zihinde derin izler ve o izlerle kurar yuvasını örnekler…
Tüm değerler çocukta 0-6 yaş döneminde maya tutar, 6-12 yaş döneminde çiçeklerini açar, tüm hayat süresince de meyvelerini verir.
0-6 yaş grubu bir ulusun kaçırdığı ya da kazandığı en değerli fırsattır. Bu boşluğun yerini hiçbir şey dolduramaz. Her şeyin yeri, zamanı, değeri ayrı. Bu eğitim sonradan asla verilemez ona.
Öğrenmek değil, asıl öğrendiğini unutmak zordur. Çocuk bu yaşa kadar öyle şeyler görür, öyle şeyler anlar ki, bundan sonra edineceği bilgi onun yanında hiçtir. Kulakları her gün yalanlarla dolarak büyüyen bir çocuğa “erdem”den söz etmek için geç kalınmıştır artık!”
12 Ağustos 2007: 00:24 #709913Anonim
Tarihci wrote:üstad derki,, veledin en tesirli muallimi validesidir…ne güzel söylemiş üstad…
ecmain olsun inşAllah.. üşenmeden okuduğun için ben teşekkür ederim 🙂12 Ağustos 2007: 00:28 #709914Anonim
Tarihci wrote:🙂 emek verip paylaştığın için de ben teşekkür ederim.. 🙂:):):) Rica ederim
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.