• Bu konu 3 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
  • Yazar
    Yazılar
  • #644963
    Anonim

      Bizimle Namaz Kıldın mı?

      Ebü Ümâme (r.a) anlatıyor:
      Resülullah (s.a.v) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve:
      -Ey Allah’ın Resülü, ben bir günah işledim, bana cezasını ver!, dedi.
      Resülullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalâtu vesselâm yine sükut buyurdu. Derken namaz vakti girdi ve namaz kılındı. Resülullah (s.a.v) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum.
      Efendimiz adama:
      -Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın? buyurdu.
      O:
      -Evet ey Allah’ın Resülü!” dedi.
      Efendimiz:
      -Sonra da bizimle namaz kıldın mı?
      Adam:
      -Evet ey Allah’ın Resülü! deyince,
      Efendimiz:
      -Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri günahını affetti, buyurdu.

      Benim Şu Kuluma Bakın

      Ukbe İbnu Amir (r.a) anlatıyor:
      Resülullah (a.s)’ın şöyle söylediğini işittim:
      -Rabbin, koyun güden bir çobanın, bir dağın zirvesine çıkıp namaz için ezan okuyup sonra da namaz kılmasından hoşlanır ve Allah Teâlâ hazretleri şöyle der: “Benim şu kuluma bakın! Ezan okuyor, namaz kılıyor, yani benden korkuyor. Yemin olsun, kulumu affettim ve onu cennetime dahil ettim.”

      Bu Adam Sözünde Durursa

      Hz. Enes (r.a) anlatıyor:
      Bir adam, Resülullah (a.s)’a:
      -Allah, kullarına kaç vakit namazı farz kıldı? diye sordu.
      Aleyhissalâtu vesselâm:
      -Allah, kullarına beş vakit namazı farz kıldı, diye cevap verdi.
      Adam tekrar sordu:
      -Bunlardan önce veya sonra başka bir şey var mı?
      Aleyhissalâtu vesselâm:
      -Allah kullarına beş vakti farz kıldı.
      Bu cevap üzerine adam, bunlar üzerine hiçbir ilavede bulunmayacağına, onlardan herhangi bir eksiltme de yapmayacağına dair yemin etti.
      Resülullah aleyhissalâtu vesselâm:
      -Bu adam sözünde durursa mutlaka cennete girecektir! buyurdu.

      Hemen Kıl

      Hz. Ali İbnu Ebî Tâlib (r.a) anlatıyor:
      Resülullah (s.a.v) bana şu tembihte bulundu:
      -Ey Ali, üç şey vardır, sakın onları geciktirme:

      Vakti girince namaz (hemen kıl!),

      hazır olunca cenaze (hemen defnet!,

      kendisine denk birini bulduğun bekar kadın (hemen evlendir!).

      #710333
      Anonim

        HAY ALLAH İYİLİĞİNİ VERE TARİHCİ ABİ 😀

        BU DA BENDEN 😀

        Kârların En Hayırlısı
        Abdullah İbnu Selmân, naklediyor:
        Hayberin fethedildiği gün bir adam Hz. Peygamber’e gelerek:
        -Ey Allah’ın Resülü, bugün ben öyle bir kâr ettim ki böyle bir kârı şu vadi ahalisinden hiçbiri yapmamıştır, dedi.
        Efendimiz:
        -Bak hele! Neler de kazandın? diye sordu.
        Adam:
        -Ben alıp satmaya ara vermeden devam ettim. Öyle ki üçyüz ukiyye kâr ettim dedi.
        Aleyhissalâtu vesselâm efendimiz:
        -Sana kârların en hayırlısını haber vereyim mi? diye sordu.
        Adam:
        -O nedir, ey Allah’ın Resülü? dedi.
        Efendimiz açıkladı:
        -Farz namazdan sonra, kılacağın iki rekattır.

        #710337
        Anonim

          GÜZELDİR GÜZEEEL 😀 ALLAH KABUL ETSİN 😛

          #710505
          Anonim

            zKO_A.jpg

            NAMAZA DAİR BİR İHTAR 🙂

            #710506
            Anonim

              [size=9pt]Namaz kötülüklerden alıkoyar

              “Muhakkak ki namaz, hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.” (Ankebut, 29/45)
              Bir insan namazını kâmil mânâda eda ederse, onun hayatındaki nurlu zaman dilimleri alabildiğine genişler; zulmetli ve karanlıklı anları da daralır. İç dünyasında şeytanlığa, nefsaniliğe açık menfezler küçülür; melekliğe, ruhaniliğe açılan kapılar da ardına kadar açılır. Ancak bütün bunlar namazın ehemmiyetinin idrak edilip; şuurluca eda edilmesine bağlıdır. Evet, kalbin hoplaması, duyguların şahlanması ancak içten içe bir ürpertinin duyulmasına bağlıdır.

              Sadece emredildiği ve Allah’ın hoşnutluğu için eda edilen, ihlas yörüngeli ve rıza hedefli kılınan bir namaz, devamı gözetildiği takdirde bugün olmasa da yarın mutlaka insanı kötülüğün her çeşidinden alıkoyar. Onu fuhşiyat ve münkerattan alıkoyan bir ibadet, öncelikle şirk ve şirke götüren şeylerden, dalalet ve dalalete sürükleyen saiklerden uzaklaştırır. Zira namaz, baştan sona kavlî, fiilî ve halî zikrullah ile örülmüş bir ibadettir.

            5 yazı görüntüleniyor - 1 ile 5 arası (toplam 5)
            • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.