• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #645076
    Anonim

      Hz. Ömer (r.a.).
      Halife… Devlet Başkanı…. Sık sık kıyafet değiştirerek halkın
      arasına girer. Bir gece dolaşırken şehrin dışında küçük bir ışık
      pırıltısı görür. Mutlaka orada bir yaşayan vardır diyerek, ışığın
      parladığı yere ulaşır. Bakar, orada yaşlı bir kadın, üç çocuğu ile
      eski bir çadırda barınmaktadır.
      Çocuklar :
      – Anne açız… Yemek…
      İhtiyar kadın çömleğin içine doldurduğu su ve bir kaç taşı
      karıştırırarak:
      – Şimdi pişer, sabredin çocuklar.
      Hz.Ömer (r.a.) selam vererek:
      – Çocuklar neden ağlıyor?
      Kadın:
      – Yoksuluz evladım. Kimsemiz yok. Bugün yiyeceğimiz kalmadı. Çocuklar
      açlıktan ağlıyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Çömleğe su ve taş koyup
      karıştırıyorum ki onları avutup susturayım. Halife bizim halimiz
      görmüyor. Allah’ın huzurundfa ondan davacı olacağım.
      Hz.Ömer (r.a.) duygulanarak :
      – Siz Halifeye söylemezseniz sizin bu halinizi nereden bilecek?
      Kadın :
      – Halife, idaresi altında bulunanların hallerini soracak, ihtiyaç
      içinde kıvrananların yardımına koşacaktır. Yoksa Allah ondan bu
      perişan halimizi sorar.
      Bunun üzerine Hz.Ömer (r.a.) pür telaş Medine’ye dönüp bir çuval un ve
      bir miktar yağ alıp bizzat kendi sırtıyla taşır. Sonra hemen sıcak bir
      çorba hazırlatıp çocuklara yedirir. Daha sonra onların huzur içinde
      uyuduklarını görünce Allah’a hamdeder.İhtiyar kadına kendisinin Halife
      olduğunu bildirir ve onu Beytülmal’dan maaşa bağlar.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.