”Sabır” sofrasında doyamadan kaldırıldım, sabır kıtlığı çekiyorum bu yüzden…
Nadasa bıraktım yüreğimi.. çekilmez, uzun kış gecelerinde…
Saatler, acıların en dayanılmaz olduğu anında durdu, geçmiyor… Sabahı görebilecek mi gözlerim?…
Anılarımla giriştiğim kavga’da, yine yenilgiye uğradım… Yenile yenile öğreneceğim galiba,
ayakta durabilmeyi… Ve UMUTla bakabilmeyi yarına…
“Yalnızım” diyorum… nasıl yalnızlıksa benimkisi… Bir “an”ım sensiz geçmedi, gittiğin günden beri…
“gittiğin günden beri” sahi gitmiş miydin? Beni burada, kavganın ortasında bırakıp…
Bu kadar bencil miydin ki? Bu kadar bensiz miydin..!
Esme rüzgar… Yüreğim; sonbahar da ağaçta asılı kalmış titrek ve tek yaprak… gibi…
Düşmekten değil, düşüp madde’den başka bir şey düşünmeyenlerin,
sevgi_siz insanların ayakları altında ezilmekten korkuyor…
çünkü “Sevgi”siz olmuyor hiçbir şey… Geçte olsa öğrendim bunu…
Ve her şeye rağmen. Seviyorum Seni ..
söyle hangisini reva gördün bana!?
söyle yalnızlığı mı?
söyle korkuyu mu?
söyle sabrı mı?
söyle umudu mu?
söyle sevgiyi mi?
alıntı..