- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
18 Eylül 2007: 03:40 #645415
Anonim
Akşam vaktiydi. Gündüzün yakıcı sıcağı, yerini serin rüzgârlara bırakmıştı. Küçük bir kız çocuğu ağlıyordu, Medine’nin akşama bürünmüş alacakaranlıklı yollarında…
Korkuyla burkulan yüreğinden, yalnızlığın damlaları düştü küçük avuçlarına.
Ağlayan küçük çocuğu gördü İki Cihan’ın Güneşi Peygamberimiz (sas). Şefkat dünyasına küçük yavrunun acısı düştü. Hemen yanına gitti. Merhametle kuşatıp, sevgiyle saran bakışlarıyla sordu:
“Niçin ağlıyorsun yavrum?”
Çocuk ağlama sebebini anlattı:
“Ev sahibim bana un almam için iki gümüş vermişti, kaybettim!”
Belli ki küçük kız hizmetçiydi.
Kaybettiği paralardan dolayı kendisine kızılacağını veya dövüleceğini sanmakta, eve gitmeye korktuğu için de ağlamaktaydı.
Peygamberimizin o gün, on gümüş parası vardı. Bunlardan dördü ile sabah kendisine bir gömlek satın almıştı. Tam evine gelmişti ki, bir fakir kapıda gömleğini beğenip istemişti. Peygamberimiz (sas) de yeni aldığı gömleği o fakire vermişti. Geri dönüp, dört gümüşe kendisine bir gömlek daha almıştı.
Düşündü, geride iki gümüşü daha vardı. Kızın kaybettiği kadardı hem de…
Küçük kıza:
“Ağlama yavrum!” diyerek iki gümüşü yalnızlığın soğukluğu hissedilen küçük avucuna koydu.
Çocuğun ağlaması yine durmamıştı. Bu defa da geç kaldığı için eve gitmeye korkuyor, dövülme endişesi yaşıyordu.
Çocuğun halini anlayan Peygamberimiz, küçük kızın elinden tuttu ve onu evine götürdü.
Kapıda ev sahibine selam verdi.
Kapı açılmıyordu.
Selamı tekrarladı.
Kapı ancak üçüncü selamdan sonra açılmıştı.
Peygamberimiz ev sahibine sordu:
“Selamımı duymadınız mı?”
Ev sahibi dedi:
“Duyduk, ama selamınızın artması ve sesinizi daha çok duymak için açmadık.”
Ev sahipleri akşamüstü kapılarında Peygamber’i görünce şaşırmışlardı. Bu ne büyük mutluluktu! Bu ne büyük bir sevinçti!
Sevinçten şaşkın ev sahibine, Peygamberimiz çocuğu göstererek buyurdu:
“Geç kaldığı için korkuyor. Sakın onu dövmeyin!”
Ev sahibi, sevincin verdiği şaşkınlığı üzerinden atarak karşılık verdi Sevgili Peygamber’ine:
“Ey Allah’ın Resulü, evimizi şereflendirmenize vesile olan bu kızı, şahit olun ki, azat ediyorum.”
Peygamberimiz o kadar sevindi ki, ellerini açtı, Allah’a şükretti:
“Ya Rab, verdiğin bu on gümüş ne bereketliymiş ! Hem beni ve bir yoksulu giydirdin, hem de bir esiri hürriyetine kavuşturdun.. .” (İbn-i Kesir, Şemailü’r-Resul, s.78 )20 Eylül 2007: 14:00 #711834Anonim
Tarihci wrote:evet, çok güzel bir olay, ne mutlu o küçük kıza, ne mutlu o ev sahiplerine ne mutlu efendimizi görme şerefine nail olan ashaba..Eveet ne mutlu onlara Rabbim bizlerede Efendimize layık ümmet olabilmeyi nasip eylesin inşAllah..
25 Eylül 2007: 12:39 #712158Anonim
.Ey seherlerde uykumuzu kacıran hasretin sahibi! EBABİLLER TAŞISIN HASRETİMİZİ
yüreği yaralı ümmetin safsamiyetin yetim sahibi hasretin……………………
Esselatu Vesselamu aleyke Ya Rasulallah Esselatu Vesselamu aleyke Ya Habiballah -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.