- Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
16 Ekim 2007: 17:50 #645761
Anonim
Savaştan sonra bir batılı övünürse yaptıklarıyla,
Ve kutsarsa ölenlerin hatırasını,
Ve yüceltirse cengaverlerin cesaretini,
Ne şarkı söyle efendileri için,
Ne küfret boyun eğenlerine…
Sessizce diz çök , benim gibi
Mütevazi ve kanayan bir kalple,
Ki ağlayalım ölülerimizin talihine.”*Kardeşim!
Tarihi kazananlar yazar bu belli…Ama tarihte adı adaletle anılanlar, yenilseler de onurlu olanlardır… Eğme başını, yenilsen de bil ki sen çocuğunun özgür doğması için savaştın ve ölsen de bu savaşın sonunda kazanan sen oldun…
Kardeşim!
Sana öğüdüm :“Yenilmesini bil ve her yenilgiden sonra bir daha yenil ve bu yenilgin bir öncekinden daha güzel olsun yani hep daha güzel yenil…” Ve bil ki her yenilgi bir bitiş ve her bitiş bir başlangıcın müjdecisidir…
Ölsen de, öldürülsen de sen dirisin… Ölenlerse , korkakça yaşamayı göze alıp ölmesini bilmeyenlerdir…
Kardeşim!
Alnını eğme seni Yaratanın dışında başkasının huzurunda … Alnın, özgürlük istesin hep başının ukala ama mütevazi dik haliyle ve şahdamarından çıkan nurani kanıyla…
“Kardeşim!
Savaştan sonra bir asker dönerse memleketine
Ve atarsa hemen gövdesini dostlarının kucağına.
Hiç sorma dostlarını sen döndüğünde memleketine,
Çünkü seslenecek hiç dost bırakmadı açlık bize,
Ancak ölülerimizin gölgelerine seslenebiliriz sessizce…”*Kardeşim!
Biz ekmek ve su kadar özgürlüğe muhtacız…Bizim susuzluğumuz özgürlüğe susamışlığımızdandır…
Kardeşim!
Biz kendi vatanımıza garipsek ve özlüyorsak kendi evimizi evimizin içinde…Biz, horlanıyorsak içinden bizim kanımızın aktığı bu topraklarda… Uzanıyorsa inancımıza eller… Giremiyorsa Taptığımız ,yaşadığımız alana…Biz özgür değilizdir… Ekmek ve su bizden açlığı almaz…Para servet bize huzur vermez… Yüzümüz gülmez… Çocuklarımız isim konmayı hakketmez…
Bin yezit yetişir Hüseyin ‘in vatanında ve öldürürler özgürlüğün kuşunu, izin vermezler gonca gülün açmasına…
Biz, kardeşim!
Sessizce bir çığlık yükseltelim içimizden…Büyütelim öfkemizi… Adı konmuş bir günü bekleyelim sessiz sedasız… Tüm hesapların görüleceği o güne bir ah bırakalım ölülerimizle, hasreti Himalayalar kadar olan bir ah…
Kardeşim!
Bir şarkı besteleyelim şimdi en yavaş makamla , us’ların bol olduğu…Ve fakat kelimelerimiz büyük olsun…Haddi aşalım kelimelerimizle…
Ve bir gün en sessiz halimizle bestelediğimiz şarkımızı en hızlı makamlarla, en sesli manifestolarla söyleyelim dünyanın orta yerinde…
“Kardeşim!
Çiftçi yeniden ekmeye ve biçmeye başlarsa toprağını
Ve inşa ederse güllerin yıkayacağı bir kulübe
Uzun bir ayrılıktan sonra…Sularımız kurumuş demektir,yoksulluk kol ezmekte evlerimizde.
Düşmanlarımız bir fidan bile koymamıştır topraklarımızda,
Ölülerimizin bağırsaklarından başka.”*Kardeşim!
Benim yetiştiğim yerdir köy… Emeğin adıdır oralar…Alın terinin topraktan filizlenişidir… Sanayi inkılabına inat el hakkının,ter hakkının tecellisidir oralar…Tüm haklarını gasbettiler köylerimin , çiftçilerimin elinden kazmayı ve küreği aldılar beton bir hayat sunarak… Şimdi onlarda gitti elimizden…Şimdi daha bir bağımlı olduk bizden olmayan onlara…
Kardeşim!
Yeşilden uzak kentler kuruldu betondan , mendebur yüzlü… Köylüm bin bir umutla vardı betondan heykellere ve yıkıldı varınca o koca binalara ve pişman oldular ama dönemediler bir daha, çünkü gelirken kırmışlardı tüm kazmalarını ve küreklerini…İfsat edilmiş ekinlerini kendileri tamamen yakmışlardı…
Kardeşim!
Şimdi, varoşlar kuruldu şehirlerde…Aç insanların yaşadığı küçük betonarme kulübelerden… Bir isyanın eşiğinde şimdi buralar açlığın ve adaletsizliğin neden olduğu bir asilikle…
Kardeşim!
Şunu bil bir milletin kaderini varoşlar belirler…
“Kardeşim!
Bitmesini istemediğimiz şey bitmiştir artık,
Felaket yayılmıştır, yayılmasını istemesek de…
Yas tutma! Duymaz başkasının kulağı feryadımızı
Beni izle,bir hendek kazalım kazmayla kürekle
Ölülerimizi saklayalım orada sessizce.”*Şimdi bir dönüm noktasındayız kabul etmesek de…Tarih sonlanmak üzere artık, yeni bir tarihin başlaması için…Biten tarihin adı ne olur bilmiyoruz ama başlayacak tarihin adı özgürlük olacaktır bunu biliriz…Yas tutmak yerine, bu müjdeyi veririz sağımıza-solumuza en kısık seslerle…
Şimdi kardeşim!
Ölülerini izle…İzzetleri ve onurları için ölmemiş ölülerinin ardından git gizlice…Bir feryadı haykır şimdi sessizlikten vazgeçerek özgürlük diye…
Kardeşim!
Dün bitmiştir artık…İlham al dünden…Yarınsa gelecektir elbet öyleyse bir umuda tutun ve bir sevda büyüt bedeninde…Bir çocuk yetiştir adı özgürlük diye…
Kardeşim!
Dünden ve yarından farklı olarak bugün zor bir zamandır…Çünkü geçmişi anmak,geleceği tahmin etmek kolay olandır ama bugünü yaşamaktan kaçmamak en zor şeydir…
Öyleyse kardeşim!
Anı tüm hakların sahibinin yolunda hakkıyla yaşa…
“Kardeşim!
Kimiz biz? Ne vatan , ne aile, ne komşu
Uyusak da kalksak da zillet ve utançtır kıyafetimiz…
Ölülerimizi kokuşturduğu gibi bizi de kokuşturdu bu dünya.
Hadi getir kazmayı küreği kazalım bir hendek daha
Dirilerimizi saklayalım orada sessizce.”*Kardeşim!
Alınmışken elimizden tüm haklar kendi toprağımızda…Ekinler ifsat edilmiş , yürekler hançerlenmişse, kızlarımız diri diri ve çırıl çıplak televizyon ekranlarına gömülmüşse , erkeklerimiz şehvet ateşinin içine düşmüşse…Annelerimiz korkuyorsa bizim yarınımızdan… Adamlarımız ev erkeği olmuşsa eğer…Yaşlılarımız bastonlarına cami köşelerinde yaslanıp uyuyorlarsa ve kaldırmıyorlarsa haksızlığa karşı yeşil ağaçtan yapılma bastonlarını…Ninelerimiz masalları gece uyumamız için değil de, hayatta uyumamız için anlatıyorsa eğer…
Dirilerimiz, ölmeden ölümü , esareti , zilleti ,onursuzluğu kabul etmişse eğer…
İşte bu vakit, zor bir vakittir…
Öyleyse kardeşim!
Getir kazmayı küreği kazalım bir hendek daha …Gömelim tüm korkularımızı…
Kazalım gökyüzünü ve çağıralım ebabilleri…
Kardeşim!
Gelmezse ebabiller…Her birbirimiz bir ebabil olalım kaybedilmiş özgürlüğümüzün aşkına…İfsat edilmiş ekinlerimizin aşkına…Sokaklara diri diri gömülmüş çocuklarımızın aşkına…
Kardeşim!
Zaman zorsa şimdi…Kaçmak yerine sıcak yataklarımıza ,konuşalım gür sedalarla…
Çıkaralım gömdüğümüz çukurlardan dirilerimizi ve isteyelim özgürlüğümüzü en sessiz çığlıklarımızla…
* Mihail Nuayme’nin Kardeşim adlı şiiri
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.