- Bu konu 7 yanıt içerir, 6 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
23 Ekim 2007: 09:42 #645840
Anonim

Evet, bilmüşahede görünüyor ki, rızık, iktidar ve ihtiyar ile mâkûsen mütenasiptir. Meselâ, daha dünyaya gelmeden evvel bir yavru, rahm-ı mâderde ihtiyar ve iktidardan bütün bütün mahrum olduğu bir zamanda, ağzını kımıldatacak kadar muhtaç olmayacak bir surette rızkı veriliyor.
Sonra, dünyaya geldiği vakit, iktidar ve ihtiyar yok, fakat bir derece istidadı ve bilkuvve bir hissi olduğundan, yalnız ağzını yapıştırmak kadar bir harekete ihtiyaç ile en mükemmel ve en mugaddî ve hazmı en kolay ve en lâtif bir surette ve en acip bir fıtratta, memeler musluğundan ağzına veriliyor.
23 Ekim 2007: 09:51 #713713Anonim
rızık, iktidar ve ihtiyar ile mâkûsen mütenasiptir.
Evet üstadımız ne kadar veciz bir sözle anlatmış meseleyi. Gerçektende şöyle dikkatle baksak yavrular çok aciz olmalarına rağmen Rahmet-i İlahiyeden gelen rızıkla en güzel şekilde çok az bi hareketle rızıklanıyorlar. (en mükemmel ve en mugaddî ve hazmı en kolay ve en lâtif bir surette ve en acip bir fıtratta, memeler musluğundan ağzına veriliyor. )23 Ekim 2007: 09:52 #713714Anonim
Sonra, iktidar ve ihtiyara bir derece alâka peydâ ettikçe, o kolay ve güzel rızık, bir derece çocuğa karşı nazlanmaya başlar. O memeler çeşmeleri kesilir, başka yerlerden rızkı gönderilir. Fakat iktidar ve ihtiyarı rızkı takip etmeye müsait olmadığı için, Rezzâk-ı Kerîm, peder ve validesinin şefkat ve merhametlerini, iktidar ve ihtiyarına yardımcı gönderiyor.
23 Ekim 2007: 10:07 #713716Anonim
ONBEŞİNCİ ŞUA
Üçüncü Kelime: اَلرَّحْمنِ الرَّحِيمِ dir. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret:
Evet kâinatta hadsiz rahmetin mevcudiyeti ve hakikatı, aynen güneşin ziyası gibi görünür. Ve ziyanın güneşe kat’î şehadeti misillü, bu geniş rahmet dahi, perde arkasında bir Rahman-ı Rahîm’e şehadet eder. Evet rahmetin bir ehemmiyetli kısmı rızıktır ki, Rahman’a Rezzak manası verilir. Rızık ise, o derece zâhir bir tarzda bir Rezzak-ı Rahîm’i gösterir ki; zerre kadar şuuru bulunan tasdike mecbur olur. Meselâ: Bütün zîhayatın, hususan âcizlerin ve bilhassa yavruların, bütün zeminde ve fezada ihtiyar ve iktidarlarının haricinde gayet hârika bir tarzda hiçten ve mütemasil çekirdeklerden ve su katrelerinden ve toprak habbeciklerinden yetiştiriyor. Hattâ ağacın başındaki yuvada kanatsız, zayıf kuşçuklara annelerini emirber nefer gibi gezdirir, rızıklarını getirttirir. Ve aç bir arslanı yavrusuna musahhar eder, elde ettiği bir eti yemeyip yavrusuna yedirir. Ve sair hayvanatın ve insanın yavrularına memeler musluğundan âb-ı kevser gibi hoş, mugaddî, safi, hâlis, beyaz sütleri kırmızı kan ve mülevves fışkı içinden bulaşmadan, bulandırmadan imdadlarına gönderir, validelerinin şefkatlerini yardımcı verir. Ve bir nevi rızık isteyen umum ağaçlara, münasib rızıklarını onlara pek hârika bir tarzda koşturduğu gibi, bir nevi maddî ve manevî rızık isteyen insanın duygularına; akıl, kalb, ruhlarına dahi pek geniş bir sofra-i erzak onlara ihsan ediliyor. Güya kâinat, gül çiçeğinin yaprakları ve mısır sünbülünün gömlekleri gibi birbiri içinde sarılı, yüzbinler ayrı ayrı, çeşit çeşit sofralardır ki; o sofralar adedince ve onlardaki taamlar ve nimetler mikdarınca diller ile ve ayrı ayrı, küllî ve cüz’î lisanlar ile bir Rahman-ı Rezzak’ı, bir Rahîm-i Kerim’i bütün bütün kör olmayana gösterir.
_________________________________________________şöhretin gitti, ancak bir an kaldı.
zamanın geçti; kabirden başka mekanın varmı?
biçare! ACZİNE VE FAKRINA bir had varmı?23 Ekim 2007: 12:49 #713727Anonim
en aciz meyve kurtları dahi en leziz ve en ala nimetler ile rızıklandırılmıyor mu ?
Öle ise işin püf noktası aczini bilip kadiri zülcelala tevekkül etmek mi ?
24 Ekim 2007: 11:34 #713795Anonim
ben uğraştım yazının bazı yerlerinde rengi değiştirmeye ama yapamadım cahilik işte :). ALLAH razı olsun sergerdan abi. abi diyorum kabul buyurursun inşallah.
24 Ekim 2007: 11:56 #713796Anonim
vakar wrote:ben uğraştım yazının bazı yerlerinde rengi değiştirmeye ama yapamadım cahilik işte :). ALLAH razı olsun sergerdan abi. abi diyorum kabul buyurursun inşallah.İnşaallah anlatayım bugün birara forumda,hem herkesler yapsın demi.Bence renkli daha güzel oluyor.
Abilige gelince kabul ettim 😀 ama kabadayılıktan 😉 yoksa kolay degil abi olmak.24 Ekim 2007: 12:03 #713798Anonim
Sergerdan wrote:İnşaallah anlatayım bugün birara forumda,hem herkesler yapsın demi.Bence renkli daha güzel oluyor.
Abilige gelince kabul ettim 😀 ama kabadayılıktan 😉 yoksa kolay degil abi olmak.kabadayılıktansa bu seferde ben kabul etmedim. allah razı olusn onlardan, o tür abiler çokca var hayatımda. birine hada katlanamam 🙂 yazıda renk değiştirmeyi eyer anlatırsan. sade bir dile olsa sevinirim.
14 Kasım 2007: 07:20 #715714Anonim
-alıntı-
Böceğin Rızkı
Hazret-i Süleymân (a.s.) bir gün, deniz kenârında oturmuşlar idi. Bir karıncanın geldiğini gördü. Ağzında bir yeşil yaprak tutardı. Deniz kenârına ulaşdı. Sudan bir kurbağa çıkdı. O yaprağı karıncadan alıp, denize döndü. Karınca geri döndü.
Karıncadan sordular ki,– Bunun hikmeti nedir.
Karınca cevâb verdi ki,
-Bu deryânın ortasında, Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir taş halk etmişdir. O taşın içinde bir böcek halk etmişdir. Beni onun rızkına sebeb etmişdir. Ben her gün o nesneyi, ona yetecek kadar rızkı getiririm. Deniz kenârına ulaşdırırım. Allahü teâlâ hazretlerinin, kurbağa sûretinde yaratdığı bir meleği o rızkı benden alır, o böceğe verir. O böcek, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin kudreti ile, fasîh dil ile söyler ki;
-Sübhânallah ki, beni halk etdi, deniz ortasında ve taş arasında bana mekân verdi. Benim rızkımı unutmadı. İlâhî, ümmet-i Muhammedi ümîdsiz etme!
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.