• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #645867
    Anonim

      Forumda Zafer abimiz risale-i nur meslegi sahabe meslegidir deyince aklıma bu geldi.Gerçekten ne kadar yaramazlık yapsam,Rabbini tanımakla meşgul olması gereken kalbim ne kadar ondan uzak kalsa -gafleti çeken türlü türlü sebeblerle-bir sayfa risale-i nur okuyunca sanki sükünet iniyor kalbime :O Acaba bu sahabe meslegi olabilme vasfından,sırrından mı?

      hzebubekir1sg3.jpg

      Meselâ, nasıl ki dün geceki Leyle-i Kadre ulaşmak için iki yol var:

      Biri, bir sene gezip dolaşıp tâ o geceye gelmektir. Bu kurbiyeti kazanmak için bir sene mesafeyi tayyetmek lâzım gelir. Şu ise, ehl-i sülûkün mesleğidir ki, ehl-i tarikatin çoğu bununla gider.

      İkincisi, zamanla mukayyet olan cism-i maddî gılâfından sıyrılıp tecerrüdle ruhen yükselip, dün geceki Leyle-i Kadri öbür gün leyle-i îd ile beraber, bugünkü gibi hazır görmektir. Çünkü ruh zamanla mukayyet değil. Hissiyat-ı insaniye ruh derecesine çıktığı vakit, o hazır zaman genişlenir; başkalarına nisbeten mazi ve müstakbel olan vakitler, ona nisbeten hazır hükmündedir.

      Burdaki misali de düşününce ;evet diyorum o hemencecik ruhun okudugu şeyi sevmesi,nurların hakikati ;bugün gibi hazır görerek göstermesindendir diyorum.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.