- Bu konu 4 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
28 Ekim 2007: 19:32 #645910
Anonim
Hüsnü bayramoğlunun hayatını açtım birşeyler bulurum diye,
sağolsun nevzat kardeşten başka kimse bir şey yazmamaış.
rica etsem bildiğiniz şeyleri yazsanız ismini sıkça duyduğum ama akında çok az şey bilğim bir abi.28 Ekim 2007: 19:49 #714200Anonim
1950 senesi sonbahar aylarında, 15 yaşında ortaokulu bitirmiş idim. Babam beni, “Üstadımızın yanına daimi kalmak için göndereceğini” söyleyince dünyalar bana verilmiş gibi sevindim. Emirdağı’na gittim. Zübeyr Ağabey vardı. Kabul etti beraber kaldık. Babam, Üstadıma “Beni hizmetine verdiğini, vakfettiğine dair” mektub yazdı. Üstadımızın hizmetine kuşluk vakti gidiyor, ikindiden sonra ayrılıyorduk. Evinin karşısında kaldığımız evde sabaha kadar nöbetle Üstadımızın bir işaretini beklerdik. Bir akşam ikimize de bir sıkıntı, bir yanmak düştü., sabaha kadar uyuyamadık. Âdeti hilâfına sabah namazdan sonra, sevk-i İlâhi ile yürüdük, yavaş yavaş oda kapısına geldik, içerden inilti işittik. Odaya girdik gördük ki, Müşfik Üstadımız yatıyor. “İyi ki geldiniz, beni zehirlediler. Gece kalktığımda hararetim vardı. Penceredeki destideki sudan bir iki yudum aldım ve yere yıkıldım. Desti parçalandı, gasyanla içimi boşalttım. Bu hal uzun müddet devam etti.” dedi. Gereken hizmeti yapıp üzerini değiştirdik. Yeşil gasyanlı yatağı değiştirdik. Üstadımız, “Bir saat böylece kaldım. Zorla sabah namazımı eda ettim.Cenab-ı Hakk’a niyaz ettim ki, “Ya Rabbi, bu nedir?” Kalbime ihtar oldu ki,” gece bekçisi kandırılarak, şiddetli zehir atılmış.” diye bana bildirildi.” dedi. Onbeş yirmi gün çok şiddetli ızdırab çekti, yemedi, içmedi. Yine de namazını kılıyor, âlem-i İslâmla ve hizmetle alakalanıyordu.
hüsnü bayramoglu abının hatıraalarından_________________________________________________
Afyon hapsinin tahliyesinden sonra, maddî imkânsızlıklarımıza rağmen Merhum Pederim (kardeşimle bana): “Sizi Üstadımızı ziyarete göndereceğim., biraz para te’min ettim.” dedi. Ben 13, Kardeşim Yılmaz11 yaşında idi. Afyon’da pastacı Sabri Bey vasıtasıyla Üstadımızı ziyaret ettik. İkinci gün ayrılırken bizlere, “Risale-i Nur’larla meşguliyetin her şeyin fevkinde olduğunu, okuyup yazmanın ehemmiyetini ve talebeliğin hassası olduğunu, Risale-i Nur’un herşeyimize ve ihtiyaçlarımıza kâfi geldiğini, bizlere ruhumuza çok te’sir eden ve her an tazeliğini muhafaza eden ve düstur olan dersleri neticesinde, yine şefkati icabı, “Üzerindeki cübbenin Mevlânâ Hâlid (k.s.)’e âit olduğunu, =’nun kendisine gönderdiğini, bize giydirmek istediğini, fakat şafi mezhebine göre yere sürüldüğü zaman yıkanması gerektiğini, bizlere bizzat çıkarıp giydiremediği” söyleyip cübbesini açıp bizleri iki koltuğunun altına alıp, sarıp, “Evladlarım, şimdi siz bu cübbeyi giymiş gibi oldunuz” müjdesini verdiği zaman bizler sevincimizen çocukça teşekkürlerimizi ifade etmeye çalıştık. “Her zaman yanımda ve duamdasınız” diyerek bizi uğurladı.
28 Ekim 2007: 19:51 #714203Anonim
bende bi kitap var ağabeyler hakkında ama onda hüsnü bayram diye geçiyo. safranbolu’dan eğer oysa yazarım bi şeyler.
_________________________________________________yaklaşık 10 sayfa kadar var bende..28 Ekim 2007: 19:52 #714204Anonim
vakar wrote:Hüsnü bayramoğlunun hayatını açtım birşeyler bulurum diye,
sağolsun nevzat kardeşten başka kimse bir şey yazmamaış.
rica etsem bildiğiniz şeyleri yazsanız ismini sıkça duyduğum ama akında çok az şey bilğim bir abi.sırayla ekleyecem arşivimden, önce bayram yüksel abiden başladım 5-6 abiden hatıraları ekleyecem inşallah.
28 Ekim 2007: 19:57 #714207Anonim
_ahmet_ wrote:sırayla ekleyecem arşivimden, önce bayram yüksel abiden başladım 5-6 abiden hatıraları ekleyecem inşallah.Allah razı olsun. sendende istiğna kardeş
28 Ekim 2007: 20:08 #714216Anonim
vakar wrote:Allah razı olsun. sendende istiğna kardeşecmain olsun
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.