• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #646929
    Anonim

      Bir gezginin yolu günün birinde bir bahçeye düsmüs. O bahçede yalniz
      gül yetisirmis. Birbirinden narin ve zarif güller. O güller kadar zarif
      ve latif bir hatun kapi onünde duruyormus. GEZGIN hatuna hayranlik ve
      saygi ile yaklasip kendisini takdim etmis. Ve hatundan adini
      bagislamasini istemis.

      HATUN: Bana SEVGI derler.

      GEZGIN: Sevgi hatun burada yalniz mi oturuyorsunuz?

      SEVGI: Hayir esimle beraber oturuyoruz. Ona iLIM derler. Su anda
      bahçede çalisiyor. Bikmaz yorulmaz bir kisidir.

      GEZGIN: Bahçeyi dolasmama izin var mi?

      SEVGI: Hay hay…lütfen ayakkabilarinizi çikarin da SAYGI dedigimiz su
      mesleri giyiniz. Onlar öylece konusurken LIM çikagelmis. Bahçeyi
      birlikte dolasmaya baslamislar.

      SEVGI önde ILIM ve GEZGIN arkada yürüyorlarmis. Her gülün bir adi
      varmis.

      MUTLULUK, HOSGÖRÜ, SABIR, KANAAT, ADALET, IRADE, SEFKAT,

      MERHAMET, AKIL, HIKMET, KUDRET, SAMIMIYET, TEVAZU, FAZILET VE……..

      Bu kadar çesitte ve bu kadar yogunlukta güzellik bu kadar bakim ve
      özen, böylesine bir düzen karsisinda heyecanlanan ve hayrete düsen gezgin
      bahçivan ILIM efendiye sormus:

      GEZGIN: Siz hangi gülün hangi isimde oldugunu bazen karistiriyor
      musunuz?

      ILIM: Bazen sasirdigim oluyorsa da, SEVGI hemen yardimima kosuyor, bana
      dogru ismi hatirlatiyor.

      GEZGIN: Güllerin erip eristigi bu topragin bir özelligi var mi?

      iLIM: Özelligi olup olmadigini bilmiyorum.

      Bu topragi bize VEFA adinda bir dostumuz getirir.

      VEFA dostumuzun dedigine göre, örnegin; MERHAMETLI bir insan görünce,
      ondan olusan topragi bize getirir, biz de onu MERHAMET gülünün altina
      serpiveririz veya SEFKATLI bir insan görünce ondan olusan topragi bize
      getirir, biz de o topragi SEFKAT gülünün altina sereriz ve bu böyle
      devam edip gider.

      GEZGIN: Güllere asi yapiliyor mu?

      ILIM: Elbette, HAYAL gülüne GERÇEK’i asiladik; ÜMIT gülü olustu.

      IMAN gülüne HIZMET’i asiladik; TESLIMIYET gülü olustu.

      HIKMET gülüne AKIL ‘i asiladik; IRADE gülü olustu.

      Bu asilari sürekli yapmak zorundayiz.

      Örnegin; o muhtesem ADALET gülüne KUDRET gülünü asilamazsak,

      ADALET hemen sararip soluyor. Aciz kaliyor. KUDRET gülüne ADALET’I
      asilamazsak,

      KUDRET gülünün topraginda ZULÜM böcekleri üreyiveriyor.

      GEZGIN: Bu asilari siz mi yapiyorsunuz?

      ILIM: Çelikleri ben hazirliyorum, ama asiyi koyup kovusturan esim
      SEVGIdir.

      O ILHAM kalemini eline alir, asilanacak varligin AKIL perdesini yumusak
      yumuasak aralar, böylece o varligin gönlüne ulasir, oraya asi çeligini
      bir güzel yerlestirir. Sonra da olusan bütün kader sicimi ile tatli
      tatli sarar. Bütün bu isleri, bu asamalari her seferinde ayni zevk ve
      heyecan içinde seyrederim. Sanki o anda Allah yanimizdaymis gibi…

      GEZGIN: Tercih ettiginiz güller var mi?

      ILIM: Aslinda yok. Fakat esim SEVGI; HOSGÖRÜ için ‘o benim bes
      duyumdur.’ der.

      SAMIMIYET için, ‘o benim AHLAKIMDIR’ der.

      TEVAZU için, ‘o benim EDEBIM dir’ der, ama ÜMIT’e fazlaca düskün
      galiba…

      Zira ÜMIT için ‘o benim kanimdir’ der durur…

      Bir kaç gün sonra gezgin bir kasabaya varmis. Bir kahvehaneye girmis.
      Burasi oldukça tenha imis. Kuytu bir kösede bir kisi oturuyor ve çay
      içiyormus. Gezgin bu zata yaklasmis, yanina oturmus, kendisini takdim
      etmis, adini bagislamasini dilemis….

      O zat demis ki: ADEM: Bana ADEM derler.

      Gezgin basindan geçenleri; gül bahçesini, iki soylu bahçivani,
      konusmalari anlatmis. Adem dinlemis.

      Sonunda demis ki: O bahçeye INSANLIGIN OLGUNLUK BAHÇESI derler.

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.