- Bu konu 11 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
12 Kasım 2008: 12:06 #647588
Anonim
- Saidnur.org. tan’da hatırlarsınız, “çağrışım” diye bir oyunumuz vardı. Alttaki bir kelime yazıyordu, siz de sizin için o kelime hangi kelimeyi çağrıştırıyorsa onu yazıyordunuz.
- Bu oyunda ona benzer, tek farkı, kelime değil, bir cümle veya söz olması.
- Hem forumda güzel vakit geçirmek, adına, hem de bu şekilde güzel bir arşiv olması adına faydalı olacağını düşünüyorum.
- Cümle ve sözler, ayet, hadis veya ünlü birine ait herhangi bir söz olabilir (kaynak belirtilirse ii olur).
- Alttaki cümle size neyi çağrıştırıyorsa, o konuda güzel bir söz yazacaksınız.
Örnek: Nasihat istersen ölüm yeter. evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan kurtulur ve ahiretine ciddi çalışır. 23. mektup
“Lezzetleri tahrip edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz” Tirmizî, Zühd: 4
zikir ve duadan maksat sevaptır ve merhamet-i ilahiyeyi celb etmektir. Mesnev-i Nuriye, Habbe
Evet başlıyoruz…
12 Kasım 2008: 12:08 #721823Anonim
Bismillâh her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. 1. Söz
27 Haziran 2009: 10:44 #748437Anonim
Zât-ı Akdes’in alem-i zâtîsi ve en âzamî ismi olan Lafzullah’tan sonra en a’zam ismi olan Rahman rızka bakar ve rızıktaki şükür ile ona yetişilir. 28.Mektub
27 Haziran 2009: 11:06 #748440Anonim
Şükür nimette in’amı görmek demektir.
Mesnevi-i Nuriye,s.10430 Haziran 2009: 07:37 #748927Anonim
Demek, ebedî bir Cenneti, hem içinde ebedî muhtaçları ister. Çünkü, nihayetsiz cûd ve sehâ, nihayetsiz ihsan etmek ister, nimetlendirmek ister. Nihayetsiz ihsan ve nimetlendirmek ise, nihayetsiz minnettarlık, nimetlenmek ister. Bu ise, ihsana mazhar olan şahsın devam-ı vücudunu ister.
Onuncu Söz/Dördüncü Hakikat
1 Temmuz 2009: 11:33 #749193Anonim
Ve bu fâni insanı ebede namzet eden ve ezelî ve ebedî bir Zâta muhatap ve dost yapan, bilbedâhe, rahmettir…
Ondördüncü Lem’anın İkinci Makamı’ndan.
1 Temmuz 2009: 12:08 #749197Anonim
Acaba hiçbir cihet-i ihtimali ve imkânı var mı ki,
bu âdi midenin hal diliyle beka duasını kabul edip
nihayetsiz mu’cizatlı maddî taamlarla onu minnettar ederek,
her vakit tesadüfsüz, kastî olarak fiilen cevap verenbir Kadîr-i Rahîm,
bir Alîm-i Kerîm,kâinatın en ehemmiyetli neticesi
ve arzın halifesi
ve o Hâlıkın güzidesi
ve perestişkârı olan nev-i insanın
insaniyet mide-i kübrâsı ile
küllî ve yüksek ve daima arzu ettiği ve ünsiyet ettiği ve fıtraten istediği cismanî lezzetleri,
dâr-ı bekada verilmesine dair hadsiz umumî duaları kabul olmasın
ve haşr-i cismânî ile fiilen cevap verilmesin,
onu ebedî minnettar etmesin?Adeta sineğin sesini işitsin, gök gürültüsünü işitmesin!
Ve âdi bir neferin kemâl-i ehemmiyetle techizatına baksın; orduya hiç bakmasın,
ehemmiyet vermesin!
Bu yüz derece muhal ve bâtıldır.
Asa-yı Musa – Birinci Kısım2 Temmuz 2009: 08:15 #749302Anonim
Hem anlarsın ki, insan, ipi boğazına sarılıp istediği yerde otlamak için başıboş bırakılmamıştır. Belki, bütün amellerinin suretleri alınıp yazılır ve bütün fiillerinin neticeleri muhasebe için zaptedilir.
Onuncu Söz’den
2 Temmuz 2009: 08:45 #749307Anonim
İnsanın bir ferdi, sair hayvânâtın bir nev’i hükmündedir. Elbette, kat’î bir hads ile hükmedilir ki, haşir ve neşr-i ekberde, beşerin herbir ferdi aynıyla, cismiyle, ismiyle, resmiyle iade edilecektir.
Lem’alar On Yedinci Lem’a5 Temmuz 2009: 10:29 #749641Anonim
Ey sefahet ve dalâletle bozulmuş ve İsevî dininden uzaklaşmış Avrupa! Deccal gibi birtek gözü taşıyan 1 kör dehân ile ruh-u beşere bu cehennemî hâleti hediye ettin. Sonra anladın ki, bu öyle ilâçsız bir illettir ki, insanı âlâ-yı illiyyînden esfel-i sâfilîne atar, hayvânâtın en bedbaht derecesine indirir.
1 : bk. Buhârî, Enbiyâ 48, Libâs 68, Ta’bîr 11,13, Fiten 26; Müslim, Îmân 273-276.
Onyedinci Lem’a’dan
6 Temmuz 2009: 15:54 #749762Anonim
Ben, dünyanın halini bilmiyorum, fakat Avrupa’da istilakarane hükmeden ve edyan-ı semaviyeye dayanmayan bu dehşetli cereyanın istilasına karşı,
Risale-i Nur hakikatları bir kal’a olduğu gibi,
alem-i İslamın ve Asya kıt’asının hal-i hazırdaki itiraz ve ithamını izale ve eskideki muhabbet ve uhuvvetini iade etmeye vesile olan bir mu’cize-i Kur’aniyedir.
Beyanat ve Tenvirler8 Temmuz 2009: 16:49 #749959Anonim
İçlerinden bazıları da seni Kur’an okurken dinlerler, fakat Biz, kalplerine onu zevkiyle anlamalarına engel kabuklar geçirmişizdir. Kulaklarında da bir ağırlık vardır. Bütün mucizeleri görseler de iman etmezler. Hatta sana geldiklerinde, seninle tartışmaya kalkışarak, o hak tanımaz kafirler: “Bu, eskilerin masallarından başka birşey değildir.” derler.
En’am/25
8 Ağustos 2009: 16:57 #752520Anonim
“Onların İncil’deki vasıfları da şöyledir: Filizini çıkarmış, sonra git gide kuvvet bulmuş, kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde yükselmiş bir ekine benzerler ki, ekincilerin pek hoşuna gider. Allah’ın onları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmesi, kâfirleri öfkeye boğmak içindir.”
Fetih Sûresi, 48:29.
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.