• Bu konu 2 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
  • Yazar
    Yazılar
  • #647750
    Anonim
      “Halil İbrahim bereketi” deyişinin ibretlik öyküsü !
      Halk arasında sıkça kullanılan “halil ibrahim bereketi” deyişinin nerden geldiğini biliyor musunuz? İşte bu deyişin ibretlik öyküsü sizlerle …
      3849.jpg
      Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

      Büyüğü Halil.
      Küçüğü ise İbrahim…
      Halil, evli çocuklu.
      İbrahim ise bekârmış
      Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin…
      Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.
      Bununla geçinip giderlermiş…
      Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.
      İkiye ayırmışlar.
      İş kalmış taşımaya.
      Halil, bir teklif yapmış :
      İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
      Peki, abi demiş İbrahim…
      Ve Halil gitmiş çuval getirmeye… .
      O gidince, düşünmüş İbrahim:
      Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine
      Böyle demiş ve
      Kendi payından bir miktar atmış onunkine…
      Az sonra Halil çıkagelmiş.
      Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.
      Peki abi.
      İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.
      O gidince, Halil düşünür bu defa:
      Der ki:
      Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.
      Ama kardeşim bekâr.
      O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.
      Böyle düşünerek,
      Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.
      Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.
      Bu, böyle sürüp gider.
      Ama birbirlerinden habersizdirler.
      Nihayet akşam olur.
      Karanlık basar.
      Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.
      Hatta azalmıyor bile.
      Hak teala bu hali çok beğenir.
      Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki…
      Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.
      Şaşarlar bu işe…
      Aksine çoğalır buğdayları.
      Dolar taşar ambarları.
      Bugün ‘Bereket’ denilince, bu kardeşler akla gelir.
      Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.

      #722311
      Anonim

        Bu yazıda cok hoş bi anlatım olmuş ama ben onu yani Halil ibrahim bereketi sözünün İbrahim a.s kurdugu sofradan aldıgını biliyorum Niyede ibretlik bi hikaye bu şekliylede güzel ama dogrusunu bilmek bakımından önemli bir bilen varsa sölesin inşaALLAH :032:

        #748120
        Anonim
          Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

          Büyüğü Halil.

          Küçüğü ise İbrahim…

          Halil, evli çocuklu.

          İbrahim ise bekârmış

          Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin…

          Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

          Bununla geçinip giderlermiş…

          Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

          İkiye ayırmışlar.

          İş kalmış taşımaya.

          Halil, bir teklif yapmış :

          İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.

          Peki, abi demiş İbrahim…

          Ve Halil gitmiş çuval getirmeye… .

          O gidince, düşünmüş İbrahim:

          Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

          Böyle demiş ve

          Kendi payından bir miktar atmış onunkine…

          Az sonra Halil çıkagelmiş.

          Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.

          Peki abi.

          İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

          O gidince, Halil düşünür bu defa:

          Der ki:

          Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

          Ama kardeşim bekâr.

          O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

          Böyle düşünerek,

          Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

          Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

          Bu, böyle sürüp gider.

          Ama birbirlerinden habersizdirler.

          Nihayet akşam olur.

          Karanlık basar.

          Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

          Hatta azalmıyor bile.

          Hak teala bu hali çok beğenir.

          Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki…

          Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.

          Şaşarlar bu işe…

          Aksine çoğalır buğdayları.

          Dolar taşar ambarları.

          Bugün bereket denilince bu kardeşler akla gelir.


          Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.
          Evinize Hayatınıza,
          Cenabı Allah’tan Halil ibrahim bereketi dilerim.
          #752384
          Anonim
            Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış.

            Büyüğü Halil.

            Küçüğü ise İbrahim…

            Halil evli, çocuklu.

            İbrahim ise bekârmış…

            Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin…

            Ne mahsul çıkarsa, iki pay ederlermiş.

            Bununla geçinip giderlermiş.. .

            Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı.

            İkiye ayırmışlar.

            İş kalmış taşımaya.

            Halil, bir teklif yapmış :

            İbrahim kardeşim; Ben gidip çuvalları getireyim. Sen buğdayı bekle.
            Peki, abi demiş İbrahim…

            Ve Halil gitmiş çu val getirmeye… .

            O gidince, düşünmüş İbrahim:

            Abim evli, çocuklu. Daha çok buğday lazım onun evine

            Böyle demiş ve

            Kendi payından bir miktar atmış onunkine…

            Az sonra Halil çıkagelmiş.

            Haydi İbrahim. De miş, önce sen doldur da taşı ambara.

            Peki abi.

            İbrahim, kendi yığınından bir çuval doldurup düşer yola.

            O gidince, Halil düşünür bu defa:

            Der ki:

            Çok şükür, ben evliyim, kurulu bir düzenim de var.

            Ama kardeşim bekâr.

            O daha çalışıp, para biriktirecek. Ev kurup evlenecek.

            Böyle düşünerek,

            Kendi payından atar onunkine birkaç kürek.

            Velhasıl, biri gittiğinde, öbürü, kendi payından atar onunkine.

            Bu, böyle sürüp gider.

            Ama birbirlerinden habersizdirler.

            Nihayet akşam olur.

            Karanlık basar.

            Görürler ki, bitmiyor buğdaylar.

            Hatta azalmıyor bile.

            Hak teala bu hali çok beğenir.

            Buğdaylarına bir bereket verir, bir bereket verir ki…

            Günlerce taşır iki kardeş, bitiremezler.

            Şaşarlar bu işe…

            Aksine çoğalır buğdayları.

            Dolar taşar ambarları.

            Bugün ‘Bereket’ denilince, bu kardeşler akla gelir.
            Bu bereketin adı: halil ibrahim bereketidir.

            EVİNİZE VE HAYATINIZA HALİL İBRAHİM BEREKETİ DİLERİM :gül:

          4 yazı görüntüleniyor - 1 ile 4 arası (toplam 4)
          • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.