• Bu konu 34 yanıt içerir, 12 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 33)
  • Yazar
    Yazılar
  • #648154
    Anonim

      Hizbullah, El-Kaide gibi örgütlerin eylemlerinin Risale hizmetinde yeri var mıdır?

      Risale-i Nur mesleğinde; katiyetle menfi bir tarzda asayişi bozacak hareketlere cevaz yoktur. Risale-i Nur mesleği asayişi bozmadığı gibi, muhafazasına çalışır. Kaldı ki terör ve anarşizme bulaşması mümkün değildir. Nurcular müspet hareket etmeyi ve kavl-i leyyin şeklinde hizmet etmeyi, hayatlarının en mühim bir prensibi olarak kabul etmişlerdir. Risale-i Nur’da bu prensiplerle alakalı yüzlerce bahis ve örnekler vardır. Bunlardan bazılarını takdim edelim:

      [DIKKAT]”Aziz kardeşlerim,

      “Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler âsâyişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.”

      “Meselâ, kendimi misal alarak derim: Ben eskiden beri tahakküme ve terzile karşı boyun eğmemişim. Hayatımda tahakkümü kaldırmadığım, birçok hadiselerle sabit olmuş. Meselâ, Rusya’da kumandana ayağa kalkmamak, Divan-ı Harb-i Örfîde idam tehdidine karşı mahkemedeki paşaların suallerine beş para ehemmiyet vermediğim gibi, dört kumandanlara karşı bu tavrım, tahakkümlere boyun eğmediğimi gösteriyor. Fakat bu otuz senedir müsbet hareket etmek, menfî hareket etmemek ve vazife-i İlâhiyeye karışmamak hakikati için, bana karşı yapılan muamelelere sabırla, rıza ile mukabele ettim. Cercis Aleyhisselâm gibi ve Bedir, Uhud muharebelerinde çok cefa çekenler gibi, sabır ve rıza ile karşıladım.(…)”

      “Haricî tecavüze karşı kuvvetle mukabele edilir. Çünkü düşmanın malı, çoluk çocuğu ganimet hükmüne geçer. Dahilde ise öyle değildir. Dâhildeki hareket, müsbet bir şekilde mânevî tahribata karşı mânevî, ihlâs sırrıyla hareket etmektir. Hariçteki cihad başka, dahildeki cihad başkadır. Şimdi milyonlar hakikî talebeleri Cenab-ı Hak bana vermiş. Biz bütün kuvvetimizle dahilde ancak âsâyişi muhafaza için müsbet hareket edeceğiz. Bu zamanda dahil ve hariçteki cihad-ı mâneviyedeki fark pek azîmdir.”(1)

      “Saniyen: Benim bu seyahatlerimde kat’iyen siyasetle alâkamın olmadığına bir delil, kırk seneden beri siyaseti terk ettiğimden, yalnız ve yalnız Kur’ân’ın bu zamana tam muvafık bir tefsiri olan Risale-i Nur küfr-ü mutlakı kırdığı için anarşistliğe ve tahribatçı cereyanlara karşı sed çektiği gibi, Kur’ân’ın Risale-i Nur’a verdiği dersinde bir kanun-u esasî olan Herkesin kazandığı, yalnız kendisine aittir. [“Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez.” (En’âm Sûresi, 6:164; İsrâ Sûresi, 17:15; Fâtır Sûresi, 35:18; Zümer Sûresi, 39:7 )].sırrıyla, “Âsâyişe ilişmek, beş câni yüzünden doksan mâsuma zulüm etmektir.” diye olan uhrevî hizmetimiz vatan, millet ve âsâyişe de büyük bir faydası olması cihetiyle, beni tecessüs eden veyahut da zahmet veren polis ve inzibatlara da helâl ediyorum. Onları âsâyişin mücahid muhafızları diye, kardeş gibi mesrurâne kabul ettim. Hattâ, beni Ankara’dan çevirmelerini de kabul ettiğim gibi, hakkımda bir inâyet-i İlâhiyeye vesile olmaları cihetiyle Allah’a şükrettim. Ve kemâl-i ferahla Ankara’dan döndüm.”(2)

      “Kat’î emir verilmiş ki: “Said’i cebren hükûmete getiriniz.”

      “Bekçiler ve bir onbaşı gelmişler. Kapımı kapamıştım, kilitlemiştim. Onlar demişler: “Biz istifa ederiz, onun kapısını kırmayacağız.” Dönmüşler, gitmişler.”

      “Demek bu hususî zelzele müdafaatımdaki zelzeleler gibi Risale-i Nur’la alâkadardır ki, bu defa hususî kaldı, hem şiddetiyle beraber zararsız geçti.”

      “Eğer Nurun buradaki küçücük medresesinin kapısını kırsaydılar, elbette tokat ciddî olacaktı, yalnız ihtar için olmayacaktı. Gerçi bu taarruz cüzî ve hafif idi, fakat ben gizlemem ki, hiç bu defa gibi damarıma dokunmamıştı. Fakat Nur ve Nurcuların hatırı için, harika tahammül ettim. Çünkü o bedbaht, hükûmette, vazife sandalyesinde bana şetmedip hizmetçime der: “Git, ona söyle.” Hükûmetin nüfuzunu serseri şahsına mal ederek meydan okumuş. Ve Eski Said’in bende irsiyet kalan damarıma çok ilişti. Fakat fevkalâde ehemmiyetli olan sükûn ve temkin ve itidal-i dem ve sabır ve tahammülün kat’î lüzumu beni teskin etti.”(3)

      “Saniyen: O vâiz ve âlim zâta benim tarafımdan selâm söyleyiniz. Benim şahsıma olan tenkidini, itirazını, başım üstüne kabul ediyorum. Sizler de, o zâtı ve onun gibileri münakaşa ve münazaraya sevk etmeyiniz. Hattâ tecavüz edilse de bedduayla da mukabele etmeyiniz. Kim olursa olsun, madem imanı var, o noktada kardeşimizdir. Bize düşmanlık da etse, mesleğimizce mukabele edemeyiz. Çünkü, daha müthiş düşman ve yılanlar var.”

      “Hem elimizde nur var, topuz yok. Nur kimseyi incitmez, ışığıyla okşar. Ve bilhassa ehl-i ilim olsa, ilimden gelen enaniyeti de varsa, enaniyetlerini tahrik etmeyiniz. Mümkün olduğu kadar, “Boş sözlerle, çirkin davranışlarla karşılaştıkları zaman, izzet ve şereflerini muhâfaza ederek oradan geçip giderler.” Furkan Sûresi, 25:72.düsturunu rehber edininiz.Hem, Hasan Avni ismindeki zat, madem evvelce Risale-i Nur’a girmiş ve yazısıyla da iştirak etmiş, o daire içindedir. Onun fikren bir yanlışı varsa da affediniz. Biz, değil onlar gibi ehl-i diyanet ve tarikata mensup Müslümanlar, şimdi bu acip zamanda, imanı bulunan ve hattâ fırak-ı dâlleden bile olsa onlarla uğraşmamak; ve Allah’ı tanıyan ve âhireti tasdik eden Hıristiyan bile olsa, onlarla medâr-ı nizâ noktaları medâr-ı münakaşa etmemeyi, hem bu acip zaman, hem mesleğimiz, hem kudsî hizmetimiz iktiza ediyor. Ve Risale-i Nur’un âlem-i İslâmda intişarına karşı hayat-ı içtimaiye ve siyasiye cihetinde mâniler çıkmamak için, Risale-i Nur şakirtleri musalâhakârâne vaziyeti almaya mükelleftirler.
      Hem bir adam, kendi başına cesareti güzel de olsa, bir cemaat-i mütesanideye girdikten sonra, onların istirahatini ve sarsılmamalarını muhafaza etmek için, o şahsî cesareti istimal edemez.”

      “En zayıflarınızın yürüyüşüne göre hareket ediniz” el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 1:464, hadis no: 1518. hadis-i şerifinin sırrıyla hareket etmek, hem şimdilik, bu müşevveş vaziyetlerde çok zararlı, hem hocaları, hem ehl-i siyaseti Risale-i Nur’a karşı cephe almaya ve tecavüz etmeye sebebiyet veren şapka ve ezan meseleleri ve Deccal ve Süfyan ünvanları, Risale-i Nur şakirtleri yabanîlere karşı lüzumsuz medâr-ı bahis ve münazaa edilmemek lâzımdır ve ihtiyat etmek elzemdir ve itidal-i demmi muhafaza etmek vaciptir. Hattâ, sizde cüz’î bir ihtiyatsızlık, buraya kadar bize tesir ediyor.”(4)

      “Bediüzzaman’ı ve Risale-i Nur’u her yeni tanıyan müdrik ve takdirkâr kimseler, daha evvel tanımadıklarına binler teessüf edip kaybettikleri zamanları telâfi edebilmek için müsait vakitlerini boşa sarf etmeyerek, beş dakikalık bir zamana dahi ehemmiyet verip, geceli gündüzlü Risale-i Nur’a çalışmaya başlıyorlar. Bu rağbet ve şiddetli alâka hiçbir psikolog, sosyolog ve filozofun eserinde görülmemiştir. Onlardan ancak tahsilli kimseler istifade edebilmişlerdir. Bir ortaokul çocuğu veya okumasını bilen bir kadın, büyük bir filozofun eserini okuduğu zaman istifade edememiştir. Fakat Risale-i Nur’dan herkes derecesine göre istifade etmektedir. Bunun için, sizlerin Bediüzzaman ve Risale-i Nur şakirtlerine vereceğiniz beraat kararını bütün bir millet bekleşiyor. Eğer Said Nursî, talebelerine musibet zamanında sabır ve tahammül ve itidal telkin etmemiş olsaydı; gönüllü alay kumandanı olarak harbe iştirak ettiği zaman topladığı talebeleri gibi hürmetkâr olan binler Risale-i Nur şakirtleri, Afyon tepelerine kuracakları çadırlar içerisinde, Afyon Ağırceza Mahkemesinin beraat kararını bekleyeceklerdi.”

      “Said Nursî ve Risale-i Nur şakirtlerinin çalışmalarını, kanun çerçevesine alınıp gizli cemiyet olduğu ispat edilemiyor. Neden ispat edilemiyor? Acaba vukuflu bir adliyeci olmakla baş müddeiumumîliğe kadar yükselen bir şahıs, bu ispatı kanunla yapmaktan âciz midir? Hayır, kat’iyen âciz değildir. Ortada gizli bir cemiyet diyecek bir teşkilât yoktur. Ve onun için cemiyetçilik ispat edilemiyor.”

      “Savcının evvelen, “Nur talebeleri bir cemiyet değildir” diye kanun dairesindeki tam görüş ve isabetle verdiği hükmü, biraz sonra her nedense “cemiyettir” diye iddia etmesi bir tenakuzdur, elbette hükümsüzdür.”(5)
      [/DIKKAT]

      Dipnotlar:

      (1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, (151. Mektup)

      (2) bk. a.g.e., (150. Mektup)

      (3) bk. a.g.e.-I, (118. Mektup)

      (4) bk. Kastamonu Lahikası, (160. Mektup)

      (5) bk. Şualar, On Dördüncü Şua, (Zübeyir’in Müdafaasıdır)

      [NOT]Bediüzzaman, rivayetlerde gelen eşhas-ı ahirzamana ait haberlerin mühim bir kısmını ve hürriyetten evvel İstanbul’da tevilini söylediği hadîslerin ihbar ettiği ahirzamanın dehşetli şahıslarının âlem-i İslâm ve insaniyette zuhur ettiğini görür. Ve yine, gelen rivâyetlerden, onlara karşı çıkacak ve mukabele edecek olan hizbü’l-Kur’an hakkında, “O zamana yetiştiğiniz zaman, siyaset canibiyle onlara galebe edilmez; ancak mânevî kılınç hükmünde i’caz-ı Kur’an’ın nurlarıyla mukabele edilebilir” tavsiyesine müracaatla, Ankara’da teşrik-i mesai edemeyeceği için, kendisine tevdî edilmek istenen mebusluk, Darü’l-Hikmeti’l-İslamiye gibi Diyanetteki azalığı, hem Vilayat-ı Şarkiye Vaiz-i Umûmiliği tekliflerini kabul etmez. Kendisini fikrinden vazgeçirmek için çalışan ve Ankara’dan ayrılmamasını rica için istasyona kadar gelen bir kısım mebusların da arzularına uyamayacağını bildirerek, Ankara’dan ayrılır, Van’a gider. Ve orada hayat-ı içtimaiyeden uzaklaşarak Erek Dağı eteğinde, Zernebad Suyu başında bir mağaracıkta idame-i hayat etmeye başlar.

      Tarihçe-i Hayat – 132

      Risale-i Nur’a karşı gizli düşmanlarımızdan bazı zındıkların şeytanetiyle çevrilen plânlar ve hücumlar inşaallah bozulacaklar. Onun şakirtleri başkalara kıyas edilmez, dağıttırılmaz, vazgeçirilmez, Cenâb-ı Hakkın inayetiyle mağlûp edilmezler. Eğer maddî müdafaadan Kur’ân men etmeseydi, bu milletin can damarı hükmünde umumun teveccühünü kazanan ve her tarafta bulunan o şakirtler Şeyh Said ve Menemen hâdiseleri gibi, cüz’î ve neticesiz hâdiselerle buluşmazlar.

      14. Şuâ | 317

      Birgün resmî elbiseli, iri yarı, heybetli bir adam geldi Bediüzzamanın yanına. Selâm verdi, elini öperek yanına oturdu. Efendim, arkadaşları dışarı çıkarın, sizinle gizli bir şey görüşmek istiyorum dedi. Bediüzzaman adama dönerek: Ne söyleyeceksen burada söyle, bunlar yabancı değiller. Kör Hüseyin Paşa bir aşiret reisiydi ve Bediüzzamanla görüşmek için Patnostan kalkmış gelmişti. Kemerinden iki kese altın çıkardı: Efendim, bu benim malımın zekâtıdır, talebelerinle afiyetle harcarsındedi. Bediüzzaman cevaben: Paşa, sen bilmez misin zekâtın başka yere taşınması dinen câiz değildir. Efendim, çevremdeki fakirlere zekâtımı dağıttım, bu sizin içindir.Benim zekâta ihtiyacım yok, hem ben zekât ve hediye kabul etmiyorum. Kör Hüseyin Paşa, mahcup bir şekilde altınları tekrar kemerine soktu ve şöyle dedi: Efendim, sizden bir ricam olacak. Ben bu devletle savaşmak istiyorum. Beş bin askerimle Vanın etrafını kuşatmaya aldım, emir verdiğin anda hemen vuracağım. Bediüzzaman celâllendi, yerinden doğruldu, kaşlarını çattı: Paşa! Aklını başına al, kimi kime vurduracaksın. Hasanı Hüseyine, Ahmedi Mehmede mi kırdıracaksın? Paşa: Efendim, ben bu konuda kararlıyım. Sizden fetva bekliyorum.Paşa, eğer Müslüman kanının dökülmesine sebep olursan Allahın huzurunda sorumlu olursun. Düşündüğün şeyden vazgeç. Paşa Bediüzzamana adeta yalvararak: Seyda, ben bu kadar hazırlık yaptım, şimdi askerime ne cevap vereceğim? Bediüzzaman: Aşiretine ve askerine mahcup ol, ama yarın Allahın huzurunda rezil olma. Kör Hüseyin Paşa, dizüstü oturduğu yerden kalktı, elini dizine vurarak, Seyda, sen benim evimi yıktın, sen benim evimi yıktın diye söylene söylene gitti. Ve Vandan asker, top, tüfek neyi varsa alıp gitti.

      [/NOT]

      #786685
      Anonim

        pc m de sorun olduğu için konuya tam bakamadım..eğer ki hizbullahı terör olrak adlandırdıysanız değerli kardeşlerim sizlere asla hakkımı helal etmeyeceğim ve hiç bir ferdimiz helal etmeyecektir…
        zira ayeti kerimeyi hatırlatmak zorunda kalacağım…
        sizlere bir haber geldiğinde müslüman bayanlar ve erkekler bu açıkça bir iftiradır demeleri gerekmez miydi…
        allah aşkına hizbullah hakkında medyadan duyduklarından hariç başka bir bilgisi olan var mı aranızda…bizzat içinde bulunup faaliyletrine bakan gören var mı..malasef yoktur sadece batıl bir medyadan duyduklarınızla islami bir cemaati yargılıyorsanız sadece yazıklar olsun derim…
        hala konuyu okuyamadım hakkınızı helal edin belki öyle dememişsinizdir zira çoğu islami cemaat öyle bakar allah af etsin onları…onlara tek sözümüz korkunuzu ve ön yargınızı bir kenara atıp ta cesaret edip bir girin içimize bakın bakalım ne görüyorsunuz !!!!

        #786689
        Anonim

          @DAVAMŞEHADET 239799 wrote:

          pc m de sorun olduğu için konuya tam bakamadım..eğer ki hizbullahı terör olrak adlandırdıysanız değerli kardeşlerim sizlere asla hakkımı helal etmeyeceğim ve hiç bir ferdimiz helal etmeyecektir…
          zira ayeti kerimeyi hatırlatmak zorunda kalacağım…
          sizlere bir haber geldiğinde müslüman bayanlar ve erkekler bu açıkça bir iftiradır demeleri gerekmez miydi…
          allah aşkına hizbullah hakkında medyadan duyduklarından hariç başka bir bilgisi olan var mı aranızda…bizzat içinde bulunup faaliyletrine bakan gören var mı..malasef yoktur sadece batıl bir medyadan duyduklarınızla islami bir cemaati yargılıyorsanız sadece yazıklar olsun derim…
          hala konuyu okuyamadım hakkınızı helal edin belki öyle dememişsinizdir zira çoğu islami cemaat öyle bakar allah af etsin onları…onlara tek sözümüz korkunuzu ve ön yargınızı bir kenara atıp ta cesaret edip bir girin içimize bakın bakalım ne görüyorsunuz !!!!

          okumadan yorum yapma..

          baştan oku..ne diyor…ondan sonra yorum yap.

          #786696
          Anonim

            okudum değerli kardeşim başlık bile tüm konuyu ifade etmiyor mu sizce…..
            ah can üstadım ah eğer sen yaşasa idin 90 lı yıllarda güneydoğuda şakirtlerinin neler çektiğini bizzat görürdün,işkenceler altında nelere maruz bırakıldığını hissederdin,yalanlarla iftiralarla müslümanlara bile yanlış tanıtılan bir cemaatin en ço kardeşleri tarafından ezildiğini hor görüldüğünü görürdün…senin zindan mirasını o zamanda hala şimdi de devam ettiren şakirtlerini görürdün…yüreğimiz yanıyor allahım ve can üstadım neyleyelim bize inanmayanı gerçekleri bilmeyenleri nasıl inandıralım ki,herşeyi oluruna bırakıyoruz yüreğimiz yana yana devam ediyoruz herşeye …bizler kardeşiz daima buna leke sürmeyeceğiz inşallah varsınlar bizi kötü bilsinler örgüt bilsinler katil bilsinler ne bilirlerse binler sen şahitsin ve rabbim şahit can üstadım neler çektiğimizi biliyorsun…
            bizi bilmek ve bizi yaşamak yürek ister….

            #786698
            Anonim

              Siz burada bulunarak neyi hedefliyorsunuz. Kendinizi bize kabul ettirmek istiyorsunuz yoksa bizim görüşlerimizi eleştirmek mi istiyorsunuz?
              Konularınıza bakıyorum, yorumlarınıza bakıyorum su-i zan da bulunmak istemiyorum ama bu ikisinden farklı bişey aklıma gelmiyor. Amacınız nedir?

              #786699
              Anonim

                yüreğinize sorun değerli kardeşim zira ben ne kadar anlatsam da amacımı siz ön yargıyla bakacaksınız hep….

                #786703
                Anonim

                  Davanız islamsa bizim davamızda islam , şehadetse her müslüman gibi bizde arzuluyoruz
                  peki sorun ne?
                  kardeşim ; sizin cematiniz bizim cemaatimiz sizn hocanız bizim hocamız nedir bunlar böyle……..
                  bu forum ve kıymetli kardeşlerimn tek gayesi tefrikadan uzak dini islama hizmettir farklılıklarımız güzelliğimz olmalı zenginliğimiz olmalı böylesi satşmaların kaynağı olmamalı.
                  Hizmeti ve hizmet erlerini tam hakkıyla tanımak yürek ister….

                  #786705
                  Anonim

                    Sizin yaptıklarınız e söyledikleriniz çelişki içinde.
                    Bu konu farklı bir konudur. Size açık açık cevap verilmiş, bunu dahi kabul etmiyorsunuz. Şimdi siz kendi çapınızda haklı olsaniz dahi buradaki çoğunluk sizi haksız görüyorsa farklı bir tutumda bulunmamız beklenemez.

                    #786707
                    Anonim

                      ifade ettim değerli kardeşim hiç birşekilde çelişkili değil davranışlarım…sayın memlük kardeşim ne davanıza ne ne de değer verdiğiniz hocalara lafım yok biizniallah…burada aksi bir söylem olmadığı müddetçe susuyorum zira beni anlamayacak hep kendi pencerenizden bakacaksınız olaylara…ne diyelim…
                      hasbunallahi ve nimel vekil…

                      #786712
                      Anonim

                        NASIL BİR YABAN ÇELİŞKİ BU;

                        Bende o bölgenin çocuğuyum..ve yüreğime soruyorum ve yüreğimizin ve hafızamın unutmasını istediğimiz ama yaşanan acıları unutmadığımız zulumler mevcut..;

                        BAHSETTİĞİNİZ 90 ‘LI YILLARDA KONTRAGERİLLA ADI ALTINDA KENDİ DİN KARDEŞİNİ SİYASİ RANT İÇİN ÖLDÜREN LERİ HAFIZAMIZ UNUTAMIYOR MAALESEF;

                        Benim bildiğim cihad kafiri öldürkmekten geçer..din kardeşini değil..;

                        Hz peygamberin (sav) cihad ve savaş metodunu iyi okuyun..Cihadda bile bellirli kurllar mevcut..meyve veren ağaca dahi ellemeyin denirken,şu zamanda başı secdede olan ve maalesef camide namaz sonrası çıkıpta avluda öldürülenlerin sayısı hiçte az değil o bölgede;

                        bence bu konulara hiç girmeyelim;

                        Hizbullahı emin olun bizde sizin kadar iyi tanıyoruz..ilim kanadı ,menzil kanadı..;

                        burada konuşmanın kimseye faydası olmaz..kapatalım bu meseleyi..yoksa kırıcı noktalara gelebiliriz..derdimizde kimsenin vebal ve günahlarını araştırıp deşifre etmek değil..biz müslümanlar olarak UNUTMAK VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMİYORUZ BÖYLESİ ACILARI..SİZDE BİZİ TAHRİK ETMEYİN LÜTFEN..

                        #786713
                        Anonim

                          bence siz hiç birşey bilmiyorsunuz tebliğ kardeşim kimseyi tahrik etmek niyetim de yok..ilim kanadıymış menzil kanadıymış güldüm inanın…bunlar sadece basında yalan yanlış gezen şeyler çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz ama hiç birşey bilmiyorsunuz…
                          değerli bir abime sormuşlar siz hangi kanttansınız ilim mi menzil mi askeri mi…abi gülmüş biz kuş değiliz ki kanadımız olsun bizim öyle şeylerimiz hiç olmadı bunlar hep uydurmadır biz cemaatiz ve herşeyimizi ortak yaparız istişare ederiz diye…
                          değerli kardeşim benim sizinle özel görüşmek istiyorum mümkünse…
                          bende oraların çocuğuyum diyorsunuz ama yanlış çıkarımlarda bulunuyorsunuz cami çıkışlarında öldürülenler kayıplar hep bizlerden değil miydi bunu iyi bilmeniz gerekirrdi..
                          neyse haddim olmadan burda bu konulara girdim yeri değil burası…özür dilerim yönetici kardeşlerim birdaha yazmayacağım…

                          #786717
                          Anonim

                            @DAVAMŞEHADET 239833 wrote:

                            okudum değerli kardeşim başlık bile tüm konuyu ifade etmiyor mu sizce…..
                            ah can üstadım ah eğer sen yaşasa idin 90 lı yıllarda güneydoğuda şakirtlerinin neler çektiğini bizzat görürdün,işkenceler altında nelere maruz bırakıldığını hissederdin,yalanlarla iftiralarla müslümanlara bile yanlış tanıtılan bir cemaatin en ço kardeşleri tarafından ezildiğini hor görüldüğünü görürdün…senin zindan mirasını o zamanda hala şimdi de devam ettiren şakirtlerini görürdün…yüreğimiz yanıyor allahım ve can üstadım neyleyelim bize inanmayanı gerçekleri bilmeyenleri nasıl inandıralım ki,herşeyi oluruna bırakıyoruz yüreğimiz yana yana devam ediyoruz herşeye …bizler kardeşiz daima buna leke sürmeyeceğiz inşallah varsınlar bizi kötü bilsinler örgüt bilsinler katil bilsinler ne bilirlerse binler sen şahitsin ve rabbim şahit can üstadım neler çektiğimizi biliyorsun…
                            bizi bilmek ve bizi yaşamak yürek ister….

                            Kardeş madem cemaatiniz öyle yada böyle veya sizin başkalarının nasıl anladığı hakkında rahatsızlığınız var.

                            Bize cemaatinizi ve aliminizi tanırtır mısınız?
                            Cemaatiniz kimdir?
                            Necidir?
                            Nasıl hizmet eder?
                            Ne zamandan beri faaliyet göstermektedir?
                            Ana faaliyet yeri neresidir?
                            Cemaatinize bağlanmak için neler gereklidir?
                            Ne gibi faaliyetleri vardır?

                            Bize bu soruları ayrı ayrı teker teker cevaplarsanız. Bu konuyu burada kapatmış oluruz?

                            Diğer kardeşlerden de ricam bırakın DAVAMŞEHADET bize bu soruları cevaplasın böylelikle anlaşmazlıkları çözelim.

                            #786718
                            Anonim

                              Hangi kitaplardan istifade ediyorsunuz?davamşehadet haydi anlat.

                              #786719
                              Anonim

                                öncelikle teşekkür ederim değerli talha kardeşim ön yargı ile bakmayıp öğrenmek istediğinizden ötürü…rabbim ebeden razı olsun inş…

                                Bize cemaatinizi ve aliminizi tanırtır mısınız?
                                bismihi subhanehü…
                                cemaatimin adı Hizbullahtır.(ALLAHIN ASKERİ)..ayeti kerime de maide süresi 56 ve mücadele süresi 22 de bahsi geçer ve bir çok ayette allahın askerlerinin sıfatları tasavvur edilir…biz kendimize allahın askerleri diyoruz lakin kendimizle sınırlı tutmuyoruz bu tabiri…zira hakkıyla iman eden,mücadele eden,allah için birşeyler yapan bu uğurda canını malını gözden çıkaran herkes allahın askeridir…bizler allahın askeri olma yolunda ilerlemeyi hedef seçmiş bulunuyoruz..
                                bunun için öncelikle ilimle cihad etmeyi,ilim öğrenmeyi yaşamayı ve öğretmeyi düstur ediniyoruz….
                                Belli başlı işte önderimiz budur dediğimiz bir alimimiz yoktur,zira ehli sünnet vel cemaat alimlerinin hepsi bizim alimlerimizdir aynı zamanda bütün müslümanların alimleri olduğu gibi,zira üstad bediüzzamanı çokça okur öğrenir onun hayatı gibi bir hayat yaşamayı kendimize telkin ederiz…onun dışında değerli alimler seyyid kutub,gazali,imam rabbani,fethi yeken,kurtubi,mevdudi,süleyman hilmi tunahan,abdulkadiri geylani,muhammed kutub,abdurrahman el muhacir ve şu an aklıma gelmeyen diğer büyük alimleri takip eder ve okuruz…

                                Cemaatiniz kimdir?
                                Necidir?
                                Nasıl hizmet eder?


                                cemaatimizi türkiyede bilmeyen nerdeyse yok kardeşim,lakin bunu iki gruba ayırabiliriz…bilenlerin bir kısmı 90 lı yıllardaki fesat medya grubunun penceresinden terör olarak biliyor,adam öldürenler,kesenler,mezar evleri,asit kuyuları vb…
                                diğer kısmı ise elhamdulillah fesat medyaya inanmayıp bizlere destekçi olan bizi araştıran seven bizden olma sa en azından bizi terör ya da örgüt olrak görmeyen kısım…

                                bizim hizmet aşkımız ve metodumuz muhammedi metoddur…biliyorum değerli kardeşlerim medyada hep yanlış lanse edildik inanın fırsatım olsa sizlere herşeyi sabaha kadar anlatırdım,durmadan yorulmak bilmeden allah rızası için alnlatırdım…zira medyanın ve tağuti güçlerin isteği biz müslüman grupları birbirinden soğutmak birbirimizi yanlış tanımak ve birbirimizden bölük pörçük yaşamayı istemektir..ve malesef ki bu oyunlara hepimiz düştük birbirimizi yanlış tanıdık ya da herkes bizi yanlış tanıdı diyelim…bizler şu an yardım dernekleri kurup orada ilim,irfan,edep ve kültür öğretiyoruz…bu dernekler hem fakirlere yardım dernekleri hem de ilim noktasında yaşlı genç herkesi bilinçlendirmeyi hedefleyen derneklerdir..
                                hizmetimizi anlatabilemk için size bir kaç tablo sunacağım görmek isteyen kardeşlerim eğer daha inandırıcı olmasını istiyorlarsa vereceğim adreslere gidebilirler illerindeki…

                                bizim dernekte ve bütün derneklerimizde az bir değişiklikle çalışma proğramı şöyledir…

                                1-fıkıh dersi,akaid,kelam,tefsir
                                2-risale dersi (risale okuma,anlatma ve mütaala etme)
                                3-kitap okuma
                                4-cemaatle namaz,tesbihat ,cevşen
                                5-gençlerle söyleşi
                                6-dernek içi dernek dışı toplu istişare
                                7-temizlik,düzen,tertip ve tanzim
                                8-görev dağılımı(bu dağılımda dernekteki kişiler yapabildikleri alanlara yönlendirilmişlerdir,örneğin babam yaşı itibariyler olgun olmasına rağmen gençlerle iyi anlaşan onların seviyesine inen ve gençler tarafından çok sevilen biri olduğu için gençlere tebliğ görevi,onları namaza alıştırma camide ve cami dışında gençlerle ilgilenme görevi verilmiştir..ayrıca ilçemizdeki fakir aileleri tespit etme durumlarını öğrenme kapı kapı dolaşarak fakir tespitinde bulunma görevi üstlenmiştir…ve bu görevdeki diğer abilerde çok çalışmaktadırlar…zira kendi babmdan bilirim babam fayans ustasıdır,sabah 6 dan akşam 8 e kadar inşaatta çalışmasına rağmen eve geldiği gibi kitabını,dergisini,gazetesini okur namazını kılar bütün yorgunluğuna rağmen yemeğini yedikten sonra akşam dışarı çıkar arkadaşlarıyla buluşur fakir aileri tespit etmeye gider,çoğu zaman ayda bir ya da belirlenen durumun vehametine göre hafta da bir yardım dağıtmak için çıkar…tek amaçları hazreti ömerin adaletini inşa etmek ve geceleri onun yaptığı gibi fakir halkın yardımına koşmaktır…bu derneğimizin genel düsturudur…
                                yulkarıdaki sadece küçük bir örnekti…
                                bunun dışında,taziyelerden sorumlu abiler vardır,komşuların,yakınların ya da tanımadık olsun farketmez duyulan bir taziye için uzaksa araçlar hazırlanır herkes haberdar edilir ve topluca taziyeye gidilir,bunun dışında düğün merasimleri,sünnet vb durumlar için de görevliler vardır…
                                ayrıca bayanlarla ortak kullanılan derneklerde bayanlara bir gün tahsis edilmiştir bu günde erkekler derneği bayanlara devreder bayanlar o gün bir araya gelip islami sohbet ederler,sohbetlerimiz,genelde cuma süreleri,cevşen,dua ,risale ,siyer ve her tür islami konu olabilmektedir…şu an siyer işlenmektedir..
                                bayanlar bunun haricinde gruplara ayrılmıştır,6 şar gruplardan oluşan bu gruplar dernek dışında da hafta da bir bir araya gelip sohbet etmektedirler ayrıca yine hafta da bir cuma süreleri okumak için toplanmaktadırlar,genç kızlar evli olmayanlar ayrı gruplarda bulunup onlara yaşlarına uygun ileride ihtiyaçlarına uygun sohbetler verilmektedir,fıkıh,ilmihal vb konularda…aile çocuk yetiştirilmesi vb…
                                bunun dışında yine hafta da bir küçük çocuklara yönelik proğramlarımız vardır,bu proğramlarda hafta da bir farklı evlerde bir araya gelen çocuklara süreler,dular öğretilmekte,siyerin çocukların anlayabileceği konuları anlatılmaktadır.ayrıca çocukları eğitici oyunlar şarkılar,parmak oyunları ve ilahilerde bu proğramda mevcuttur…
                                bunun dışında belki çocuğunuzun duyduğu kutlu doğum proğramlarımız vardır…bu proğramları peygamber sevdalalıları adlı bir platformumuz yürütmektedir…güneydoğu doğu ve batı da bir çok yerde proğramlar düzenlenip muhammedi aşk kitlelere duyrulmaya çalışılır…zira en büyük ve en kalabalık proğramlar diyarbakır,adana ve batmanda olmaktadır takip eden kardeşlerimiz var ise bilebilirler,bu proğramlarda ta sinoptan gelen camiamızı bilmeyen sadece bu muhammedi kalabalığı görmek için bile gelenler olmuştur…proğramlarımızda değerli hocalarımız halka faydalı konuları konuşmakta ilahiler,salavatlar çekilmektedir…
                                bütün bu söylediklerim yasal yolla ve izin alınarak yapılmış şeylerdir..bütün faaliyetlerimiz yasaldır biz hiç bir zaman çizgimizden ayrılmadık ilk gün nasılsak yine öyleyiz lakin hep medyada yanlış lanse edildik bunun niçin olduğunu söylemeye gerek var mı…zira güneydoğuyu az çok bilen biri orada var olan pkk nın baskısını uygulanan olağan hal üstü bölge koşullarını,diyarbekir ceza evini bilir..burdaki halka derin güçlerin nasıl zulmettiğini islami cemaatleri nasıl iki ateş arasında bıraktığını bilir…çok çok derin mevzular olduğu için üstten geçmek zorundayım zira dedim ya sayfalar yetmez anlatmaya…

                                Ne zamandan beri faaliyet göstermektedir?
                                Ana faaliyet yeri neresidir?

                                1980 hatta daha öncelerinde var olan bir yapılaşma…lakin kesin tarihi bilinmiyor..zira bu süreçler farklı gelişiyor,merak eden var ise kitap önerebilirim orada herşey belgeleriyle ispat ediliyor…bu kitaplar bandrol uygulamasından geçmiş ve yasal olan kitaplardır..
                                ana faaliyet yeri diyarbakırdır lakin uzun ve zorlu bir süreçten sonra 4-5 yıl itibariyle tüm türkiyede kendini göstermiştir elhamdulillah…

                                Cemaatinize bağlanmak için neler gereklidir

                                mevlananın sözü en iyi cevap olur sanırım…ne olursan ol yine gel….günahkar olsanda,bin kere tevbe edip bozmuş olsan da gel,hatta fasık,münafık,kafir,putperest,hristiyan,yahudi farketmez ne olursan ol gel…
                                bizim gayemiz tebliğdir…islamı öğrenmek yaşamak ve yaşatmaktır…abimiz şöyle der biz cemaatimizin propagandasını yapmıyoruz yanlışları gösterip cemaatimizin gerçeğini göstermek istiyoruz bunun amaçlayanlar var ise baş göz üstüne yok ise amacımız propaganda yapmak değildir biz islamı öğretmeye çalışalım yeter…bizi yanlış biliyorlarsa bilsinler mühim değil ama biz muhammedi metoddan vazgeçmeyeceğiz islamı anlatmaktan vazgeçmeyeceğiz inş..


                                Ne gibi faaliyetleri vardır?

                                değerli talha kardeşim yukarıda faaliyetlerimizi kısmen özetledim…şu an aklıma gelenler bunlardır bilahare sorularınız neticesinde cevap vermeye çalışırım inş…
                                tekrar teşekkürlerimi sunarım değerli kardeşim…

                                Hangi kitaplardan istifade ediyorsunuz?davamşehadet haydi anlat.

                                bismihi subhanehü…
                                değerli adem kardeşim yukarıda birkaçına değindim toplu olarak birdaha yazayım inşallah…
                                seyyid kutub,muhammed kutub,abdurrahman el muhacir,imam gazali,kurtubi,mevdudi diğer tefsir alimleri,süleyman hilmi tunahanın kitapları,fethi yeken,ibni teymiyye,hasan el benna,ali şeriati,dr rıza savaş,izzeddin bin abdusselam,abdurrahim şeravi,ibni zeyd el maktari,haris el muhasibi,kütübi sitte serisi,büyük hadis alimleri,izzeddin kassam,abdullah azzam,imam rabbani…şu an aklıma gelenler bunlar….
                                risalelere özel geleceğim bunu başka amaçla yaptığımı sanmayın zira bir çok kişi bizi risale okumaz sanır onlara cevap niteliğinde söylüyorum bunları…
                                eksiksiz her cemaat ferdimizde risale setleri bulunur,bu setler her fert tarafından bizzat okunur ve anlamaya çalışılır,özellikle şu an zindanda bulunan,çıkmış olanlar ve girenler risaleye çok önem verirler,değerli abilerimizin çoğu zindanda risale mütaala ederler,özellikle bildiğim bir kaç abi risale kitaplarının çoğunu ezbere biliyordu…bunun dışında mutlaka risale sohbetlerine ağırlık veren onu öğreten abilerimiz çok fazladır allah onlardan razı olsun…dergimizde ve gazetemizde eksiksiz risale sohbetleri risale ışığında yazılan konular mevcuttur…isteyenlere dergimizin adresini veriri ve incelemelerini tavsiye edebilirim…

                                #786721
                                Anonim

                                  Birinci Husus :

                                  Sözlerinizde hep medyanın yanlış ifşasından söz etmişsiniz. Lakin medya olmayan bir şeyi söyleyemez, yapılan bir icraat vardır onu yansıtır. Kimi medya yanlı olarak kimiside tarafsız olarak anlıyamadığım husus neden bütün medya birlik olarak aynı haberi versinler ?

                                  İkinci Husus :

                                  Cezaevlerinden söz etmişsiniz. Evet nur talebeleri ve Ustadımız Said Nurside eserlerinden dolayı dava edilmiş, mahkemelere çıkmışlardır, hapislerde bulunmuşlar ve sürgün hayatı yaşamışlar. Ancak hiçbir davada nur hizmetinin anarşiye dair bir delili bulunamamış bulunamadığı gibi her davadanda berat etmiştir. Ancak anlıyamadığım husus sizin anlattığınız hizmetlerin hiçbiri ile sizi dava etmiyorlar ya anarşi ile ya da cinayetle dava olunuyorsunuz. Hatta hiç berat bulunmamış?

                                  Üçüncü Husus :

                                  1980’lerde başlayan bir cemaat diyorsunuz. Hiçbir oluşun kendiliğinden başlamaz, ayeti kerimeyi örnek veriyorsunuz. Bahsini ettiğiniz ayetin tarihi 14 asırlık, neden 14 asır önce meydana çıkmamışta 1980’de tam pkk oluşumunun cereyan ettiği zamanda ve aynı bölgede peyda ediyor? Demek biri veya birileri tarafından başlatılıyor. Bu başlatan kim?

                                  Dördüncü Husus:

                                  Derneklerinizin varlığından bahsetmişsiniz ancak isim vermekten çekinmişsiniz? Bahsini ettiğiniz dernekler kimin? Kim bu derneklerin kurulmasını istemiştir?

                                  Beşinci Husus:

                                  Hizmetlerinizi ve Hocalarınızı anlatmışsınız ancak zati var olan cemaat ve tarikatların metodlarını anlatmışsınız. Madem var olan bir hizmeti telkin edecektiniz, o zaman neden o cemaat ve tarikatlerle hareket etmek yerine neden Alimi, şeyhi olmayan bir cemaatleşmeye gittiniz?

                                  Altıncı Husus :

                                  Muhamedi metodtan kastınız nedir? Silah ile cihad etmek mi?

                                  Yukarıdaki hususlar açık kalan kapılardır. Bu nedenle yazmış bulunmaktayım. Açıklamanız ve cevaplamanız ümidiyle..

                                15 yazı görüntüleniyor - 1 ile 15 arası (toplam 33)
                                • ‘Hizbullah, El-Kaide gibi Örgütler ve Nur Hizmeti’ konusu yeni yanıtlara kapalı.