- Bu konu 1 yanıt içerir, 3 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
18 Aralık 2008: 11:36 #648230
Anonim
ülfetten kurtulmanin çareleri [FONT="]
1-Kuvvetli bir tefekkür: [/FONT]
[FONT="]Halbuki, o infilak ve inkılâbdan sonra, git gide letâif uykuya ve havâs o hakâik noktasında gaflete düşüp, o kelimât-ı mübâreke, meyveler gibi, git gide ülfet perdesiyle letâfetini ve tarâvetini kaybeder. Âdetâ sathîlik havasıyla kuruyor gibi az bir yaşlık kalıyor ki, kuvvetli, tefekkürî bir ameliyatla, ancak evvelki hali iâde edilebilir. İşte bundandır ki, kırk dakikada bir Sahabenin kazandığı fazîlete ve makama, kırk günde, hattâ kırk senede başkası ancak yetişebilir.(sözler)…İman-ı tahkikînin kuvvetiyle ve marifet-i Sânii netice veren masnuattaki tefekkür-ü imanîden gelen lemeât ile (lemalar)
[/FONT]
[FONT="]
2-Rabıta-i mevttir: [/FONT]
[FONT="]Yani, ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülâhaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır (lemalar)
[/FONT]
[FONT="]
3-Dikkat ve niyet: [/FONT]
[FONT="]Hakikaten bugün, Siracü’n-Nur’un başındaki Münâcâtı tashih niyetiyle okudum. Kuvve-i hâfızam tam söndüğü için, birden o münâcâtın hakikatlerine karşı, güya seksen yaşında iken yeni dünyaya gelmişim gibi, birden ülfet ve âdetleri bilmiyor gibi, o malûm âdetler perde olamadı. Kemâl-i şevkle tam istifade edip okudum. Pek harika gördüm.
[/FONT]
[FONT="]
4-Düzenli bir şekilde kur’an, cevşen ve risale-i nur gibi tefekküri eserleri okumak: [/FONT]
[FONT="]Cevşenü’l-Kebîr ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nurî dahi kâinatı baştan başa nurlandırıyor, zulümat karanlıklarını dağıtıyor, gafletleri, tabiatları parça parça ediyor; ehl-i gaflet ve ehl-i dalâletin altında saklanmak istedikleri perdeleri yırtıyor gördüm, kâinatı envâıyla pamuk gibi hallaç ediyor, taraklarla tarıyor müşahede ettim. Ehl-i dalâletin boğulduğu en son ve en geniş kâinat perdelerinin arkasında envâr-ı tevhidi gösteriyor.[/FONT][FONT="][/FONT]18 Aralık 2008: 18:18 #724193Anonim
İşte insan,
şu kâinata geldikten sonra,
iki cihet ile ubûdiyeti var.
Bir ciheti,
gâibâne bir sûrette bir ubûdiyeti, bir tefekkürü var;
diğeri,
hâzırâne muhâtaba sûretinde bir ubûdiyeti, bir münâcâtı vardır.
23. Söz | 297
____________İlâ âhir..Sonra..sonra..sonra ile devam eden cümleler tavren ve hâlen yaşandığında gaflet ve ülfet kalmaz zaten.
19 Aralık 2008: 09:00 #724227Anonim
1-benlikten vaz geçilmeli benlik hizmet karşisinda eritilebilmeli
2-iradenin kavgasi verilmeli
3-kalp ve ruhta operasyon yapilmali
4-daima tefekkürle kalp ve kafayi beslemeli
5-hayaldede istikametten doğru yoldan ayrilmamali
6-gecenin siyah zülüfleri arasinda teheccüt çok önemli
7-ashabi kiramin hayati yaşanip yaşatilmali
8-nifak ve günaha girdim endişesi taşinmali
9-gözlerimizi çarşi ve sokaklarda haramdan sakinmali
10-insan meşguliyetsiz kalmamali
11-allahin dinine allahin yardim ettiğini unutmamali
12-nefse düşkünlükten vaz geçmeli
13-yalniz kalmayip iyi arkadaşlar edinmeli -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.