Annesi yine, en güzel elbiselerini giyerek güzel kokularını sürmüştü. Çok sevinçliydi, çünkü biraz sonra ezan okunacak ve o da seccadesini açarak, o çok sevdiği
’ın huzurunda namaz kılacaktı. Ezanın okunmasıyla birlikte hemen namaza başladı. O kadar güzel namaz kılıyordu ki çocuk, insanı en çok mutlu eden şeyin namaz olduğunu anlamıştı.
Anne namazını bitirdikten sonra ellerini kaldırarak dua etmeye başladı:
-Benim güzel
’ım! Dünyada bütün çocukları sen koru, onlara her zaman en güzel hediyeler ver, peygamberimizi çok sevmelerini sağla, çünkü peygamberimiz çocukları çok severdi.
’ım komşularımızın sıkıntılarını gider, onların hiçbir zaman üzülmemesini sağla…
O sevgi dolu anne, bu şekilde herkese dua ediyordu, bütün komşularının ismi söyleyerek
’tan hep onlar için iyi şeyler istiyordu. Annesini dinleyen çocuk ,”acaba annem bize ne zaman dua edecek” diye bekliyordu. Fakat annesi hep başkalarına dua ediyordu. Dayanamayarak sordu:
-Annecim, ben senin dualarını dinledim, hep başkalarına dua ettin ama bize ve kendine hiç dua etmedin. Annesi yavrusunun başını okşayıp, ona gülümseyerek şöyle cevap verdi:
-Güzel çocuğum! Önce başkalarını düşünmeliyiz, her zaman ilk olarak başkalarının iyiliğini istemeliyiz, ondan sonra kendimiz için dua etmeliyiz. Önce komşu, sonra insanın kendi evi.