- Bu konu 29 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
27 Aralık 2008: 22:55 #648454
Anonim
Dilenci bile olsa gelen, kapıdan çevirmek olmaz.
Ekmek kapısı bilmiş, kısmet kapısı bellemiş der, el kapısına göndermeyiz.
Kapı gibi adam, uzaktan görünce ama eğilir de bükülür sevgilinin kapısına yüz sürünce, Kâbe’nin kapısına erince.
Nice kapılar açılır, Cümle Kapısı’na gelince.
Hakikat ve muhabbetin yoluna düşenin visalinde, Dergâh Kapısı…
Hakkın kapısına müptela olmuş aşığın düşünde, Cennet Kapısı…
Merhamet ve mağfiret dileyenin nasibinde,
Tövbe Kapısı…
27 Aralık 2008: 22:56 #724927Anonim

Gönle kilit vurulmaz.
En ummadığın yerden girer giren
Aç gönül kapılarını, baharlar girsin
Yüreğin aşka kansın, özlemin dinsin
27 Aralık 2008: 22:57 #724928Anonim
dostlarından Salih Mürri :
“-Bir kimse kapıyı ısrarla çalarsa bu kapının açılıvermesi umulur”
Rabiatü’l-Adeviyye :
“ -Bu kapı ne zaman kapandı ki açılması söz konusu olsun! ”
[IMG]http://www.dipsizkuyu.net/forum/attachments/9-plastik-sanatlar/12625d1205332988t-waterin-sayfasi-kapi-jpg[/IMG]
27 Aralık 2008: 22:57 #724929Anonim
Düşünmelisiniz:
Nasıl bir kapıdasınız?
Çünkü insan, ömür boyu bin bir kapıdan geçip gitmekte.
Her kapı bir yere açılmakta. Eşikten ileri adım atmadan önce düşünmelisiniz:Hangi kapıdasınız?
27 Aralık 2008: 22:58 #724930Anonim

Dikkatli bakın:Kapı var; yaldızlı, süslü-püslü, kocaman, fakat cehenneme açılıyor.
Kapı var; bazen cazibeli bazen cazibesiz, ama cennete açılıyor.Eşikten adım atınca bir kapı Rahmân’a çıkmakta, bir kapı şeytâna çıkmakta.
Kapılar var gerçeğe ait. Kapılar var yalana ait.
Bir kapı göklere, bir kapı yerin dibine doğru…
Nefsin kapısı farklı, kalbin kapısı farklı…
Bir yanda cami kapısı, bir yanda pavyon kapısı dolu bu dünyada.
Bir kapı hayvanlık ahırına, bir kapı insanlık mutfağına…
Kimi ölüm kapısı, kimi hayat kapısı…
Şifa, ekmek ve kazanç kapısı da var; zehir, belâ ve iflâs kapısı da.
Gayretin kapısı ayrı, tembelliğin kapısı ayrı…
Bir kapı büyük sanat ve saltanatın kapısı, bir kapı da cüce sanat ve sahteciliğin kapısı…
Bir yanda yanlışların, yabancıların, yabanîliğin yok eden kapısı, bir yanda öz benliğin, öz sanatın, öz kültürün kapısı.
Bir yanda cehaletin kapısı, bir yanda ilmin ve kütüphanenin kapısı…
Bir yanda mağlûbiyetin bir yanda zaferin kapısı…
Bir yanda Nemrutların, Firavunların, Ebû Cehillerin geçip gittiği ve battığı kapılar,
Bir yanda da İbrahimlerin, Musaların, Ahmedlerin şeref saçtığı kapısı.Bir yanda sefihlerin ve sefillerin kapıları,
Bir yanda Yûnusların, Mevlânâların, Hüdâyîlerin, Fatihlerin ve Alparslanların kapıları.Her kapının yapısı ve özellikleri birbirinden tamamen farklı.
Her kapıda motifler, işlemeler, açılımlar, gidişler, hevesler, duruşlar, adımlar, davranışlar, yapılanlar ve elde edilenler apayrı, muhtelif.Yûnusların kapısı gönüllere;
Hüdâyîlerin kapısı yüce saltanata;
Fatihlerin kapısı feth-i mübinlere;
Alparslanların kapısı baştanbaşa koca bir Anadolu’ya çıkmakta.
Çünkü onların kapılarında îman var, irfan var, hidayet var, hakîkat var, hedef var, gaye var, gerçek bir aşk var, sefer var, zafer var.27 Aralık 2008: 22:59 #724931Anonim
GÖNLÜNDEN RABBİNE AÇILAN KAPI,DUA ZİKİR KAPISIDIR!
Sorma, ‘’Rabbimin kapısı?’’ nerede diye; sende “O” kapı; gönlünde!.
Senden sana açılan bir kapının ardında!.
Bu kapı, DUA ve ZİKİR kapısıdır!. Gönlünden Rabbine açılan kapıdır!.
Rabbine yöneliş ve HÂCET kapısıdır!.
Gökte ve ötende sandığın “TANRI”nı terket; sonsuz – sınırsız
‘a yönel; O’nun, her noktada ve zerrede mevcût olduğunu farket; ve O’nu GÖNLÜNDE bulmaya çalış!.Sonra iste O’ndan, ne istersen!. Eşini, işini, aşını; ister mevlânı, ister şifânı!.
Bil ki, seni, her isteğine ve her arzuna kavuşturacak tek şey DUA ve ZİKİR’dir.
Bil ki dostum; her zerrede tüm özellikleriyle mevcûd olan ve kendinden gayrının varlığı asla sözkonusu olmayan “
”, SENDEN SANA İCÂBET EDECEKTİR!.27 Aralık 2008: 23:00 #724932Anonim

Her bitis bir baslangicin kapisidir…
Her elem bir lezzete kapidir…
Yeter ki dunyanin acildigi kapinin ahiret oldugunu unutmayalim…
27 Aralık 2008: 23:01 #724933Anonim
..Bir kapı..
..Anahtarı bizde..
..Açıp açmamak elimizde..
..Herkese açılmaz bu işte..
..”İtikat” şart, bu anahtar elinde ise..
..Bir açılsa o kapı..
..Ne mutlu o güzel beşere..
27 Aralık 2008: 23:02 #724934Anonim

Her kul için semada arşa açılmış kapılar vardır;
Tövbe Kapısı
Dua Kapısı
Rahmet Kapısı
Rızık Kapısı
Amellerin Arz Kapısı gibi,Bu kapılar ölene dek kapanmaz,yeterki insan onlardan içeri girmesini bilsin…
27 Aralık 2008: 23:02 #724935Anonim

NE OLDU BİZLERE BÖYLE YA RAB???KOMŞUSU AÇKEN TOK YATAN BİZDEN DEĞİLDİR DİYEN KAİNATIN EFENDİSİNİN ÜMMETİ BUGÜN KOMŞUSU KAPISINA YARDIM İSTEMEK BİR KURU AKMEK İÇİN GELDİĞİNDE KAPILAR KAPATILIYOR YETMEDİ ÜZERİNE BİRDE KİLİT VURULUYOR….MANEVİ DEĞERLERİMİZİ SIRÇA BİR KÖŞKÜN İÇİNE KOYDUK ÜZERİNDE KAPIYI KİLİTLEDİK VE KİLİT ÜSÜTÜNE KİLİTLER VURDUK… YA RABBİM O KAPILARIN SONA KADAR AÇILMASINI VE DİĞER BÜTÜN KAPILARIMIZIN
YOLUNDA HİZEMT İÇİN HAYIRLARA AÇILMASINI NASİP EYLE YA RAB…
27 Aralık 2008: 23:03 #724936Anonim
Gönle kilit vurulmaz.
En ummadığın yerden girer giren
Aç gönül kapılarını, baharlar girsin
Yüreğin aşka kansın, özlemin dinsin
27 Aralık 2008: 23:05 #724937Anonim
Ruhlar, nefislerin serpintilerine tahammül edemez.
Dünya leşine battığında bu halinle ‘ın huzuruna çıkmaya layık olamazsın.
Çünkü günahla kirlenmiş olanlar
‘ın huzuruna alınmazlar.O halde kalbini temiz tut ki, gaybın kapıları sana açılsın.
Günah işlemeyi bırakıp, zikir ve tevbe ile
‘a dön.
Kapıyı ısrarla vurana kapılar açılır.
İnsanların birbirine karşı iyi ve dostça davranışları olmasaydı, bunları sana anlatmazdım.
Rabiatü’l-Adeviyye:’Bu kapı ne zaman kapandı ki açılsın.’demiştir.
Gelin Tâcı – İbn Ataullah İskenderî27 Aralık 2008: 23:06 #724938Anonim
Ey açılmaz kapıları açan Rabbimiz!
Şimdiye kadar lûtfedip açtığın binlerce kapı gibi, gonullerimizin kapisini ac…(amin)27 Aralık 2008: 23:07 #724939Anonim
27 Aralık 2008: 23:08 #724940Anonim
On sekizinci yüzyıl İngiltere’sinin ünlü ressamlarından William Holman Hunt’ın bir tablosu Londra Kraliyet Akademisinde sergileniyordu. Bir bahçeyi tasvir eden bu tablosuna, Hunt ‘Kainatın Işığı’ adını vermişti. Tablo geceleyin elindeki fenerle bir bahçede duran bilge görünümlü bir adamı resmediyordu.Adam serbest kalan eliyle bir kapıya vuruyor ve içeriden bir cevap bekler halde duruyordu.
Tabloyu inceleyen sanat eleştirmenlerinden biri :”Güzel tablo doğrusu. ” demişti Hunt’a.”Ama anlamını bir türlü kavrayamadım.Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı?Kapıya tokmak takmayı unutmuşsunuz da…”
Ressam gülümsedi.Tam da bu soruyu bekler gibiydi:
“Adam alelade bir kapıya vurmuyor” dedi. “Bahçedeki bu kapı, insanın kalbini temsil ediyor. Ancak içeriden açılabildiği için de kalbin dışarıdan tokmağa ihtiyacı yoktur.”Bir düşün,
Sevgili’nin kapısı olsaydın, kapıyı kendine açar mıydın??
Kendimden kendime açılan, kolu içerde, dışarıdan açılmayan, kendimden geçmeden kendime açılmayan…-alıntı- -
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.

