- Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
14 Ocak 2009: 11:21 #648763
Anonim
İSLAM’ IN GÜLEN VE AĞLAYAN YÜZÜ
Prof. Dr. Ali Akpınar
Son dönemlerde kişilere ve kamuya yö-nelik yapılan İslam’ı tanıtma faaliyet-lerinde, korku merkezli anlatımların sakıncaları anlatılır durur. Bunun sonucu olarak şöyle bir tez öne çıkmaktadır: Allah korkusu, cehennem kor-kusu, savaş ve suçlulara öngörülen cezalar konu-su kişilerde dinden korkup kaçmalara yol açmak-tadır. Bu yüzden, dinin gülen yüzünü anlatalım.
Doğrudur, bizim dinimiz sevgi temelli bir din-dir. Dinimizin adı İslam’dır, bunun anlamı o barış ve huzur dinidir. İslam, sahiplerine dünyada stres ve buhranlardan, ahirette azab ve gazabdan salim olmayı va’deder. Bir adı da el-Vedûd olan Rabbi-miz, sevgiyi yaratan, seven ve sevdirendir. Rab-bimizin rahmeti, gazabını geçmiştir. Sekiz cen-nete karşılık, yedi cehennem vardır. Cennetin ge-nişliği yer ve gökler kadardır, ancak cehennem de dar değildir.
Ancak bu gerçekler, dinde şartlar oluştuğu zaman sıcak savaşla ilgili ayetlerin üstünü örtmeyi gerektirmez. Aynı şekilde Yüce Allah’ın gazabını ve azabını çağrıştıran esma ve sıfatlarını görmez-den gelmeyi ve sürekli cenneti anlatırken, cehen-nemi ötelemeyi gerektirmez.
Evet, Allah Rahmandır, Rahimdir, seven, şef-kat ve merhamet kaynağıdır, günahları örtüp ba-ğışlayandır. Ancak O, Azizdir de, erişilmez gücün sahibidir. Cebbar’dır, Zün-tikamdır. O’nun yaka-laması yamandır, çarpması, cezalandırması çe-tindir. Hiç kimse O’nun gibi azab edemez, O’nun gibi bağlayamaz. “O gün O’nun yapacağı azâbı kimse yapamaz. Ve O’nun vuracağı bağı kimse vuramaz!”
Evet, cennet, genişliği yerler ve gökler ka-dardır. Onun sekiz kapısı vardır. Herkes için cen-netten bir yer ayrılmıştır. Cennet, sahiplerini göz-leyip durmaktadır. Kur’ân’da cennet tasvirleriyle ilgili, insanları cennete çağıran onlarca ayet vardır. Ancak cehennem de haktır, onun da derekeleri/ katmanları vardır. Cennetin sekiz kapısına karşı-lık, cehennemin de yedi kapısı vardır. Cehennem de daha dolmadım, daha yok mu gelecek diye sahiplerini gözleyip durmaktadır. “Rablerine nankörlük edenler için cehennem azâbı vardır. Ne kötü gidilecek sonuçtur o! Oraya atıldıkları zaman onun öfkeli homurtusunu işitirler, kaynıyor: Neredeyse öfkeden çat-layacak.” “O gün cehenneme: ‘Doldun mu?’ deriz. ‘Daha yok mu’ der. Cennet de ko-runanlara yaklaştırılmıştır, uzak değildir.”
Evet, şartlar oluştuğunda ve savaş kaçınılmaz olduğunda İslam’da savaş da vardır. Müslümanlar, kendilerine yapılan fiili saldırılara kayıtsız kalacak değildirler. İslam, hayatın bütününü kuşatan bir sis-temin adıdır. Onda suçlu kimseler için öngörülen bir kısım ağır cezalar da vardır. Ancak, İslam savaş yanlısı değildir, bu yüzden o, savaşı başlatan taraf olmamaya özen gösterir. Hatta İslam’daki savaşın temel amacının savunma maksatlı olduğu bir va-kıadır. Rahmet ve Savaş Peygamberinin yaptı-ğı/katıldığı savaşlar incelendiğinde, onların doğ-rudan yahut dolaylı olarak savunma amaçlı ol-duğu görülür. “Sizinle savaşanlarla Allah yo-lunda savaşın; fakat haksız yere saldırmayın, çünkü Allah, saldırganları sevmez. Onları nerede yakalarsanız öldürün, onların sizi çı-kardıkları yer Mekke’den siz de onları çıka-rın! Fitne (baskı yapmak), adam öldürmek-ten daha kötüdür. Mescid-i Harâm’da on-larla savaşmayın ki, onlar da sizinle orada savaşmasınlar. Fakat onlar sizinle savaşır-larsa, hemen onları öldürün; kâfirlerin ce-zası böyledir. Eğer onlar saldırılarına son ve-rirlerse, Allah bağışlayandır, esirgeyen-dir3 Haziran 2009: 19:44 #745337Anonim
guzel
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.