Cumhuriyet Gazetesi, 26 Ocak’ta yayınladığı ‘Pusula’ başlıklı yazıda, Türkiye’nin ‘dincilik’ ve ‘bölücülük’ tehdidi altında ‘bunalımlı bir geçiş süreci’ ve ‘gerilimli bir dış politika’ yaşadığını ifade etti. ‘Geçiş süreci’ tabirine dikkat!
Yazıda bakla ağızda ıslanmıyor: “Ülkemizin bunalımı ve gerilimi, Batı’nın çoktan çözümlediği dinciliği, Atatürk’ün laik Cumhuriyetinde yeniden egemenleştirmek isteyenlerin tutturduğu siyasetten kaynaklanıyor.” UNESCO, Galileo Galilei’nin ilk teleskop gözleminin 400’üncü yılı 2009’u ‘Uluslararası Astronomi Yılı’ ilan etti. Oysa ‘Dünya dönüyor’ dediği için Kilise’nin aforozuna uğramıştı. 2009 aynı zamanda, ‘Evrim Teorisyeni’ Charles Darwin’in 200’üncü doğum yılı. Vatikan, 366 yıl sonra Galilei’den özür diledi. İngiliz Anglikan Kilisesi de, geçen yıl Darwin’den dilemişti. Batı’yı Ortaçağ Karanlığı’ndan kurtaran Rönesans ve Reform hareketleri taçlandırılıyordu. Cumhuriyet’e göre, 16’ncı yüzyıl hümanizmasının özü, “aklın inançtan bağımsızlaşması”. “2009’da, yalnız Türkiye’nin değil, tüm İslam âleminin hali nedir?” diye soran Cumhuriyet’e birkaç sual: Fizikçiler, Cern laboratuvarında neyi arıyor? Avrupa Ortaçağ’da kilisenin tahakkümündeyken, İslam dünyası ne hâldeydi? Batı’yı aslında kim aydınlattı? Bugün Batı’daki metafizik dalga neyle açıklanabilir? Kilisenin yobazlığı neden İslam’a fatura ediliyor? Yıl 2009, inanmasanız da dünya dönüyor…
Aksiyon