• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #649777
    Anonim

      topright-v.gif Mezarlık Ağacı
      Yeni taşındığı Apartmanın bahçesine, birkaç tane de mezarlık ağacı
      olarak bilinen selvi ağaçlarından dikmişti Ahmet Bey. Niyeti ağaca
      baktığında ölümü hatırlamaktı. Dünyasını kazanmaya çalışırken ahiretin
      varlığını da unutmamaktı. Daire komşuları da onun bu düşüncesinden
      memnun olmuşlardı.

      Bir gün, bu ağaçları sularken, yoldan geçen bir grup hanımdan biri,
      Ahmet Bey’e yaklaşıp sordu:

      – Apartmanın üst kalında perdesiz camlar var, acaba bu apartmanda
      kiralık daire var mı?

      Ahmet Bey, soruyu soran hanıma, “sahibi taşınacak” demeye fırsat
      bulamadan, gruptaki hanımlardan birisi sinirli şekilde bağırdı:

      – Ne yapıyorsun Türkan?
      – Daire kiralık mı? diye soruyorum.
      – Deli misin sen Allah aşkına?
      – Niye deli olayım? Sen, kiralık ev aramıyor musun? Sana yardımcı
      olmaya çalışıyorum.
      – Ev arıyorum da, bu binadan daire kiralanır mı hiç, görmüyor musun?
      Kadın etrafına bakındı, bir şey göremeyince sordu:
      – Ben bir şey göremiyorum. Sen ne görüyorsun söyle.
      – Ne göreceğim Türkancığım! Baksana bahçeye mezarlık ağaçları
      dikmişler. Her gün mezarlık ağaçları seyredilerek bu binada yaşanır
      mı?

      Ve selvi ağaçlarından rahatsız olan kadın, son sözünü söyledi:

      -Yürü Allah aşkına! Memlekette kiralık daire mi kalmadı. Bahçesinde
      mezarlığı hatırlatan ağaçlar dikili bir apartmanda oturulur mu hiç?

      Onlar hızla uzaklaşırken, Ahmet Bey de, selvi ağacının altında, şaşkın
      halde kalmıştı. Gülmek mi gerek, ağlamak mı, bir türlü karar
      veremiyordu.

      Ahmet Bey bu olayı, yakın dostlarına ibret vesilesi olsun diye zaman
      zaman anlattı. Hatta dostları arasında, o kadını tanıyanlar bile
      çıktı.

      Yıllar yılları kovaladı. Bir gün öğle namazını kıldığı semt camiinde,
      Ahmet Beyin kulağına, cenaze imamının gür sesi geldi:

      – Hatun kişi niyetine!

      Ahmet Bey de, cenaze namazına iştirak etti. Namazdan sonra cemaatten
      biri, Ahmet Bey’in kulağına eğilerek şu sözleri fısıldadı:

      – Namazını kıldığın bu kadının kim olduğunu biliyor musun?

      Ahmet Bey nerden bilsin?

      – Kim olduğunu bilmiyorum, dedi. Kulağına fısıldayan adam, derin bir
      nefes alarak, şu şaşırtıcı açıklamayı yaptı:
      – Vaktiyle bize anlattığın, bahçede mezarlık ağacı görmeye dayanamayan
      bir kadın vardı ya? Bu cenaze işte o kadının cenazesidir.

      Ve şöyle tamamladı sözünü:

      – Şimdi onu, bir selvi ağacının dibine kazılan mezarına, gömmeye
      götürüyorlar.
      Fatih Demir
      bottomleft-v.gif

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.