• Bu konu 1 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Yazılar
  • #650129
    Anonim


      Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü

      Aziz muhterem ağabeylerimiz;

      Uzakdoğu Pasifik ülkesi Malezya’dan binler selamlar.

      Malezya’da hizmetimizin başladığı bu bir-iki yıl içerisinde hizmetlerin bariz bir şekilde inkişafını müşahede ediyoruz. Esnaflar, dershanede kalan talebeler, okuldan Risale-i Nuru tanıyıp derslere katılan pek çok İslam ülkesinden genç kardeşlerimizin Nurların kıymetini anlamış olması bize binlerle Elhamdülillah dedirtiyor. Cenab-ı Hakkın inayetiyle bu kısa sürede ciddi inkişaflar sağlandı ve hizmetimiz kalplerde inkişaf ve tesirini gösterdi.

      Malezya bir çok ırkı bünyesinde bulundurmakta olup, bu durum hizmetlerimizin sair milletlere ulaştırılmasında da kolaylıklar sağlamaktadır. Malezya‘nın nüfus olarak % 50 si Malay ırkı %35 i Çinli %10 u Hindistanlı %5 i de muhtelif ırklardan oluşmaktadır.

      İkiz kulelere çok yakın 3 katlı bahçeli müstakil bir binanın bir dairesinde de yeni bir dershane açıldı ve Cevdet kardeşimiz lisans ve yüksek lisans talebeleri ile birlikte orada kalıyorlar.

      Daha önce Malezya’dan Risale-i Nurları Malaycaya tercüme eden iki üniversite hocası ve iki Malay yüksek lisans talebesi ve iki vakıf olarak 6 kişi, Türkiye deki hizmet mahallerini, dershaneleri ve ağabeyleri yerinde ziyaret edip görmek maksadıyla ziyaret etmişlerdi. Bu ziyaretin hizmetler noktasında mühim tesirini Malezya‘da müşahede ettik. Bu ziyaretin 2. gününde her iki hocadan da Türkiye’nin maneviyatını yansıtan asıl güzel yüzünün Malezya’da bilinmediğini ve tanıtılmadığını ve hatta okullarda, internette,Türkiye‘ye gelip de menfi yerleri gören arkadaşlarının ifadesiyle Türkiye’nin yanlış tanıtıldığını ve bunun düzeltilmesi gerektiğini ifade ettiler. Bunun için de İbnur Azli ismindeki üniversite hocası “Türkiye’nin Bilinmeyen Güzel Yüzü” adında bir kitap yazmaya başladığını ifade etti.

      Malezya’da bahsini ettiğimiz İbnur Azli hoca, yaklaşık 3 senedir Kur’an kulübü isimli resmi bir müessesede Salı günleri yapmış olduğu bir ders bulunmaktadır. Yaklaşık 2-2,5 saat süren derste Azli hoca sarığı başında Malay kıyafetiyle Arapça risaleden Malayca’ya tercüme ederek çok ciddi ve şevkli ders anlatmaktadır. Dinleyenlerin büyük çoğunluğu profesör, doktor, mimar ve üniversite hocalarından oluşmaktadır. Ders dinleyenler ellerinde kağıt kalem not alarak dinlemektedirler. Azli hoca, anlatacağı dersi önceden Malayca’ya çevirip fotokopi ile çoğaltıp dersten birkaç gün önce verip hazırlıklı gelmelerini sağlıyor.

      Hz. Üstadımız “Asyanın bahtının miftahı meşveret-i meşruadır. Ve yine Asya’nın en geri kalmasının bir sebebi o şura-i hakikiyeyi yapmamasıdır. Asya kıtasının ve istikbalinin keşşafı ve miftahı şuradır.” (T.H 100) ifadesiyle meşveretin ehemmiyetini anlatmaktadır. Biz de burada hizmet gönüllüsü olan ağabey ve kardeşlerle sık yapılan hizmetler ve istikbalde yapılabilecekler hakkında görüşmeler yapıyoruz. Hizmetler noktasında yapılması gereken çok güzel şeyler müzakere ediliyor. Hatta haftalık, aylık, yıllık hizmet programları tevdi ediliyor. Burada; yapılacak sempozyum ve konferanslar, açılacak kitap standları, Çince – Malayca tercümeler, Malayca Risalelerin devlet radyolarından okunması, Malaylara, Çinlilere ve Hindulara ulaşmanın yolları konuşuluyor.

      Bu toplantıların birisinde İbnur Azli hoca, 8-10 yıldır Malaylarla yapılan hizmetin henüz halk ve talebe seviyesine istenen seviyeye ulaşmadığını, buna sebep olarak ta, Malezya dershanelerinde kalan ağabey ve kardeşlerin Malay kültürüne adapte olamamalarını gösterdi. Onun için malay talebelerin kalacağı dershanenin yemekleriyle ve yaşantısıyla malay kültürünü yansıtması gerektiğini ifade etti. Bunun da altyapısını oluşturmak için çalışmalar başlatıldı.

      “Malezya Türkiye Kültür Derneği” adı altında faaliyet gösteren resmi bir derneğimiz var. Bu derneğimiz yaklaşık 8 ay önce kuruldu. Bu dernek vasıtasıyla hizmetlerimiz, dershanelerimiz, faaliyetlerimiz, tercümelerimiz, kitap basım ve dağıtımlarımız vs. hem resmiyete kavuştu hem de hizmet mahallerimiz çoğaldı. Bu vesile ile artık Malezya’da kendimizi rahatça ifade edebileceğiz elhamdülillah. En kısa zamanda Cevdet kardeşimiz de “Muslim Center” da yeni Müslüman olan Çinli, Hintli gibi insanlara Risale-i Nur dan ders anlatmaya başlayacak.

      ULUSLAR ARASI İSLAM ÜNİVERSİTESİ

      Uluslararası İslam Üniversitesinde, dünyanın 130 ülkesinden talebeler lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi yapmaktalar. Üniversitede yaklaşık 20 bin talebe okumakta olup ilahiyat fakültesi, bilgisayar mühendisliği, hukuk fakültesi vs. gibi bölümleri bulunmaktadır. Buradaki talebe ve hocaların % 40’ ı Risale-i Nurdan istifade etmektedir. Bazı talebeler, doktora tezlerini Risale-i Nur ve Üstad üzerine yapmaktadırlar.

      Eğitim gören öğrencilerin bazıları bazı müşkil meselelerde dershanemize gelmekte ve Üstad’ımızın konu ile alakalı yapmış olduğu izahları bizlerden hayretlerle dinlemektedirler. Buna örnek olarak, kısa bir süre önce bir doktora talebesi bizleri ziyarete geldi ve konusunun Kur’an’ın takip ettiği esaslar üzerine olduğunu ifade etti ve dedi ki: “Üstad 4 demiş diğer alimlerden 8 veya 12 diyenler olmuş.” Biz de Arapça İşârat’ül İ’caz’ı eline verip Kur’an’ın tarifi Besmeledeki ve Fatihadaki 4 esası okuttuk. Sonunda şunu ifade etti: “Maşallah barekallah, Üstad 4 demiş ama müdellel bir şekilde ispatını da yapmış” ve okumak üzere kitabı yanında götürdü.

      DERSHANE VE DERSLER

      Hz. Üstadımızın “Risale-i Nur, alem-i islam’ın ve asya kıtasının hal-i hazırdaki itiraz ve ittihamını izale ve eskideki muhabbet ve uhuvvetini iade etmeye vesile olan bir mucize-i Kur’aniyedir.”(Stg 216) dediği gibi Türkiye‘den Malezya‘ya giden ağabey ve kardeşlerin de ifadeleriyle Nur talebeleri alem-i islam’ın muhabbet ve uhuvvetine vesile olmuşlar.

      Mülk dershanemizin adı “idemannur” olup İslam Üniversitesi’ne yakın Gonbak semtindedir. Davut kardeş talebelerle orada kalmaktadır. Cuma akşamları etraftaki Türk hoca ve iş adamı ağabeyler ve çocukları dershanede ders yapmaktadır. Aynı zamanda bu dershanede kalan kardeşler İslam üniversitesindeki ders ve hizmetleri deruhte etmiş ve hafta sonu yurtlardan talebe getirip program yapmaktadırlar. Salı günleri İslam üniversitesinde hem malay talebelere ders hem Özbek ve Türkistanlı talebelere Abdülhakim kardeşin odasında ders yapılmaktadır.Yeni dershanemiz “damainur”da Cumartesi günü umumi ders olmaktadır. Pazartesi sentül denilen bir mahalde ders başlamış olup orada bir apartmanda bulunan 14 Türk ailenin evinde dönerli olarak devam etmekte ve Cevdet kardeş ilgilenmektedir. Salı günü hem İbnur Azli hocanın evinde Malayca ders devam etmekte hem de İslam üniversitesinde 2 ayrı oda da 2 farklı ders daha yapılmaktadır. Cuma günü Malay Üniversitesi’nin yurdunda talebelere ders yapılmakta ve ayrıca müdebbir ve vakıf kardeşlerin arasında meşveret olmaktadır. Pazar günü Bangi şehrinde doktora talebesi Iraklı İbrahim kardeşin gayretiyle İslam aleminden gelen doktora talebelerine camide Arapça ders yapılmaktadır. Emre ağabeyin evinde Çince tercüme yapan heyetle birlikte hem ders hem tashih yapılmaktadır.

      Malezya’ya iş için geçici veya kalıcı olarak gelen iş adamlarının burada hizmetler açısından bizlere çok faydaları oluyor. Hem bize kuvve-i maneviye oluyorlar hem de hizmetin inkişafı için ciddi katkılarda bulunuyorlar. Bunlardan örnek olarak Bursa‘dan gelen iş adamı İsmail abi ve Hüseyin kardeşten bahsetmek istiyoruz. Her gittikleri yerde farklı insanlarla tanışıp kitaplar dağıtıldı. Bir misal olarak bir sabah namazı Mescid jamek denilen merkezi bir camide namaz kıldık. Hemen akabinde Hüseyin kardeşimiz yüksek sesle selam vererek Türkiye‘den hizmetler için geldiğini ifade ederek Malayca kitaplar dağıtıp imama seslice ders okutturdu. İmam çok takdir etti ve “fakat bu eser çok yüksek bir eser olup benim takatimin üzerindedir” dedi. Orada Iraklı bir öğretmen ben risaleleri ve sizleri arıyordum dedi. Ben Üstadı tanıyorum hatta İhsan Kasım abi Irakta bizim evimizde kaldı bize yakın bir dershane açılırsa ben yardımcı olurum dedi. Çokça kitap alıp arkadaşlarına ve çevresine vereceğini söyledi.

      Üstadımızın dediği gibi “İslamın ve asyanın istikbali uzaktan gayet parlak görünüyor” (muhakemat 42)

      “Müjde var arkadaşlar ,müjde var . Said yaşıyor ,yaşayacak! İşte misal: yakinim var ki İstikbal semavat-ı zemin-i asya, bahem olur teslim yed-i Beyza-i islama … (hz.reh. 254)

      Malezya’dan binler selamlar…

      Malezya Nur Talebeleri

      14/02/2009

    1 yazı görüntüleniyor (toplam 1)
    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.