- Bu konu 14 yanıt içerir, 5 izleyen vardır ve en son
Anonim tarafından güncellenmiştir.
-
YazarYazılar
-
1 Mart 2009: 20:48 #650339
Anonim
Zikir kalbden masivayı çıkarır. Masivayı çıkarınca Cenab-ı Hakk tecelli eder. Vefatından sonra tasarrufu devam edenlerden biri de Üstadımızdır. Onu görmek isteyenler satırların arasında görebilirler.
1 Mart 2009: 20:50 #732942Anonim
Risale-i Nur’u hem biliyorsunuz, hem bilmiyorsunuz. Acz ve fakr ile Cenab-ı Hakk’a dua edin: “Ya Rab aç bana, senin verginde hudud yoktur.” Risale-i Nur’un önüne her oturduğumuzda bilmiyor olarak oturalım.
1 Mart 2009: 20:51 #732943Anonim
Muhabbet habbeyi de deler, kubbeyi de deler. Biz, bir zamanlar Üstad’ın, üslubunu dahi almıştık. O’nun ihlâsına, sadakatine, feyzine konuşmasına muhabbet ederdik.
2 Mart 2009: 23:07 #733083Anonim
Biz kapısının eşiğinde duracağız. Sebatla bekleyeceğiz. Mutlaka bir gün bir vesileyle açılır. Şayet kapı yine açılmazsa o kapıda sesi ünsiyet etmiş birisinin sesiyle o kapıyı çalar, sesleniriz. Tabir caiz ise askeriyedeki protokoller gibi. Misal; Veysel Karanî, Abdülkadir-i Geylanî Hazretleri gibi sesleri beğenilmiş zatların münacatları ile o kapıyı çalacağız.
24 Mart 2009: 20:05 #736021Anonim
Eğirdir’ den Barla’ ya yağmur altında Üstad’ ı ziyarete gittim. Eğirdir’ e döndüğümde dedim; Hayret ben hâlâ yaşıyor muyum? Hâlâ dünyada mıyım?
Barla’ da Mustafa Çavuş, Şamlı Hafız Tevfik ve ben bulunuyorduk. Üstad buyurdu ki: Şimdi Gavs-ı A’zam gelip üzerinizde uçarak ‘Said’i dinlemeyin’ dese, siz ne yaparsınız? Biz dedik ki: “Seni dinleriz.” Buyurdular ki: “Benim de sizden istediğim cevap buydu.”24 Mart 2009: 20:07 #736022Anonim
Risale-i Nur’un tam te’sirini göstermek için ihlas ve tefekkürle okunması lazımdır. İçindeki manaları iyice anlamaya çalışmak lazımdır. Her konu bir diğerinden ehemmiyetlidir. Ben şahsımı kusurlu gördüğümden kendime ”Risale-i Nur şakirdi” demekten utanıyorum.
24 Mart 2009: 20:11 #736024Anonim
Ben parasını veremeyeceğim malı satın almam. Ben sokakta gezer kalbimi bozmam veya ben Risale-i Nur şakirdiyim, kendimi muhafaza ederim” sözleri laf. Bu zamanda takvanın ve kendini muhafazanın yolu kesin tecrübemle söylüyorum ki; derse devam ve eserleri mütefekkirane okumakla olur. Can kurtaran Risale-i Nur dairesidir.
25 Mart 2009: 01:02 #736054Anonim
Allah razi olsun…2 Mayıs 2009: 19:04 #741196Anonim
Biz kapısının eşiğinde duracağız. Sebatla bekleyeceğiz. Mutlaka bir gün bir vesileyle açılır. Şayet kapı yine açılmazsa o kapıda sesi ünsiyet etmiş birisinin sesiyle o kapıyı çalar, sesleniriz. Tabir caiz ise askeriyedeki protokoller gibi. Misal; Veysel Karanî, Abdülkadir-i Geylanî Hazretleri gibi sesleri beğenilmiş zatların münacatları ile o kapıyı çalacağız.
2 Mayıs 2009: 21:30 #741204Anonim
Hakikat;112671 wrote:Risale-i Nur’un tam te’sirini göstermek için ihlas ve tefekkürle okunması lazımdır. İçindeki manaları iyice anlamaya çalışmak lazımdır. Her konu bir diğerinden ehemmiyetlidir. Ben şahsımı kusurlu gördüğümden kendime ”Risale-i Nur şakirdi” demekten utanıyorum.Hak razı olsun ne mükkemmel bir paylaşım.Rabbim size Hulusi abime yakın edecek hizmetlerde bulundursun.amin..
Rabbim beni ve benim gibi acizleri afetsin dua ile26 Ekim 2009: 19:48 #758668Anonim
Muhabbet habbeyi de deler, kubbeyi de deler. Biz, bir zamanlar Üstad’ın, üslubunu dahi almıştık. O’nun ihlâsına, sadakatine, feyzine konuşmasına muhabbet ederdik.
12 Nisan 2010: 18:24 #769241Anonim
:037:Eğirdir’ den Barla’ ya yağmur altında Üstad’ ı ziyarete gittim. Eğirdir’ e döndüğümde dedim; Hayret ben hâlâ yaşıyor muyum? Hâlâ dünyada mıyım?
Barla’ da Mustafa Çavuş, Şamlı Hafız Tevfik ve ben bulunuyorduk. Üstad buyurdu ki: Şimdi Gavs-ı A’zam gelip üzerinizde uçarak ‘Said’i dinlemeyin’ dese, siz ne yaparsınız? Biz dedik ki: “Seni dinleriz.” Buyurdular ki: “Benim de sizden istediğim cevap buydu.”:037:13 Nisan 2010: 10:39 #769276Anonim
@Hakikat 189450 wrote:
:037:Eğirdir’ den Barla’ ya yağmur altında Üstad’ ı ziyarete gittim. Eğirdir’ e döndüğümde dedim; Hayret ben hâlâ yaşıyor muyum? Hâlâ dünyada mıyım?
Barla’ da Mustafa Çavuş, Şamlı Hafız Tevfik ve ben bulunuyorduk. Üstad buyurdu ki: Şimdi Gavs-ı A’zam gelip üzerinizde uçarak ‘Said’i dinlemeyin’ dese, siz ne yaparsınız? Biz dedik ki: “Seni dinleriz.” Buyurdular ki: “Benim de sizden istediğim cevap buydu.”:037:
Muhterem Hacı Hulusi (RA) Ağabeyimizi Eğirdirden barlaya götüren ve Üstad (RA) hazretleriyle tanıştıran kişi hakkında ayrı bir konu açtım…
takip etmek isteyen kardeşlerim aşağıdaki linkten bakabilir…
13 Nisan 2010: 10:43 #769277Anonim
KURU ÇUBUK
Ağrılı Molla Nusret hocaefendi, merhum Hulusi Yahyagil’in çok güzel bir sözünü naklediyor.
Bu söz Kur’an hizmetinde benlikten ve şahsiyet dava etmekten sakınmayı ihtar eden enfes bir söz…
Hulusi Ağabey demiş ki:
“Üstad diyor:
“Ben kuru bir çubuğum”
Haydi, yine onu verdiği bir salkım var: Risale-i Nur.
Peki biz bir kuru çubuğuz, bizim neyimiz var?”
HATIRALAR VE ÖLÇÜLER-14 cevaplar.org13 Nisan 2010: 12:51 #769290Anonim
tüm odunluğumla Rabbim beni Risale-i Nura talebe eyle amin…:(
-
YazarYazılar
- Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.