• Bu konu 7 yanıt içerir, 4 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
  • Yazar
    Yazılar
  • #650787
    Anonim

      image-31AE_49B92B11.jpg
      “Üstad Ankara’ya üçüncü defa gelmeyi arzu ettiklerinde bizim haberimiz yoktu. Emniyet haber almıştı. Bir tedbir olarak eve geldiler ve bizi nezarete aldılar. Bu arada İsmet İnönü’nün, ‘Menderes Said Nursi’yi seçim propagandası olarak Ankara’ya getiriyor’ şeklindeki sözleri gazetelerde yar aldı.

      “Bunun üzerine Dahiliye Vekaleti, Üstadın Ankara’ya sokulmayacağı kararını almışti. Üstad, Ankara- Gölbaşı’na geldiğinde polisler tarafından arabasını çevirirler ve Üstada emri bildirirler. ‘Biz emir kuluyuz, emri tatbik ediyoruz’ diye mazeretlerini söylerler. Üstad onlara, ‘Ben suçlu değilim, aranmıyorum, o halde sizin kanunlarınıza göre her yere seyahet etme hürriyetim var. Sizin yaptığınız keyfî bir harekettir. Ben sizin kanunlarınızı dinlemiyorum. Yalnız benim altmış senedir tatbik ettiğim bir düsturum var: Asayiş bozmamak. ‘Üstad oradan geri döner. Polatlı’ya kadar polisler onu takip ederler.

      “Daha sonra bizi de nezaretten çıkardılar. Tabii biz ne olduğunu anlayamamıştık. ‘Daha sonra öğrenirsiniz’ diye bizi serbest bıraktılar.

      “O gece hadiseyi öğrenince, otobüse atlayıp, Üstadın yanına gittim. Beni görünce, ‘Menderes bizi anlamadı. Ben yakında gideceğim, Onlar-ellerini ters çevirerek- tepetaklak olacaklar’ dedi.

      “Ben Üstadın Menderes’e dua ettiğini biliyordum. Isparta’da bir sabah ders yaparken, ‘Kardeşlerim, ben bu gece Menderes’e dua ettim’ dedi. Daha sonra öğrendik ki, Menderes o gece İngiltere’de uçak kazası geçirmiş, fakat kurtulmuştu.

      #734154
      Anonim

        “Emirdağ’da en son ziyaretimde Üstad şu tavsiyede bulundular. ‘Kardeşim, hizmeti düşünmeyin, hizmeti en muhalife dahi Cenab-ı Hak yaptırır. Sizin düşüneceğiniz; uhuvvet, muhabbet, ittihat ve tesanüttür. En fazla düşüneceğiniz bunlardır. Bugün bize en fazla lâzım olan budur.

        “Birgün, İstanbul- Süleymaniye Kirazlı Mescit’teki medreseye polisler geldi. Arama yaptılar. O günler İçtihad Risalesesinin Eskişehir’de basımına hazırlık yapıyorduk. Benim çantada İçtihad Risalesinin dizgi klişeleri vardı. Eğer çantayı yakalatırsak kitapların nerede basıldığı öğrenilecek, evraklar ile malzemeler elden gidecekti. Ben çantayı arkama sakladım. Bunu polislerden birisi gördü. Çantayı aramak üzere istedi, ben arama emri olmadan çantanın aranamayacağını söyledim.

        “Polis, ‘Çanta arama emri mi olur?’ dedi ise de, ben direttim. Bunun üzerine, ‘O zaman hepiniz karakola gideceksiniz’ dediler.

        “Bizi İstanbul Emniyetine doğru götürdüler. Benim kucağımda çanta vardı. Kaçacağımı anladılar, diğerlerinden çok beni kontrol ediyorlardı. Bizi Birinci Şube’de en üst kata çıkardılar. Bir polise teslim ettiler. Kayınbiradere, ‘Ben gideceğim’ dedim ve üzerimdeki adres defterlerini ona verdim. Ayete’l-Kürsiyi okuyarak kapıyı açtım, hızlı adımlarla merdivenleri ikişer üçer inerek o civarda Hocapaşa Camiine girdim ve çantayı kilimin altına sakladım. Çantayı arama emri çıkararak beni aramışlar, fakat ne beni bulabildiler, ne de çantayı arayabildiler.

        “O sırada Necdet Elmas da Birinci Şube’de imiş. Emniyettekiler, ‘Şimdiye kadar buradan hiçbir siyasi suçlu kaçmadı. Görülmedik birşey’ diye çok kızmışlar. Bunun üzerine Zübeyir Ağabeyi ve Mustafa Sungur Ağabeyi içeri aldılar.

        “İki gün sonra Ankara’ya gitmek üzere otobüse bindim. Yolda kimlik kontrolü için bütün otobüsleri arıyorlardı. Konvoy çok uzun olduğundan, bizim otobüsün şoförü bir patika yola daldı ve hiç beklemeden devam etti. Orayı da Allah’ın inayeti ile atlattık.

        “Sonradan Ankara’ya haber vermişler. Polisler bizim evin etrafını sarmışlar. Bend Deresi’ndeki evimizden inerken bir polis, ‘Sen İstanbul’dan kaçan maznun değil misin’ diyerek beni tuttu emniyete götürdü. Emniyete vardığımda, ‘Seni İstanbul’a göndereceğiz, oradan istiyorlar’ diyerek yanıma bir polis kattılar ve trenle beni İstanbul’a gönderdiler.

        #734155
        Anonim

          “İstanbul’a vardık. Polisin ismi İsmail’di. ‘İsmail’ dedim, ‘Benim çok mühim bir işim var, ben bir saate o işimi yapayım, sen de gez, daha sonra ben gelince beraber emniyete gideriz’ dedim.

          “Polis memuru bana itimat ederek serbest bıraktı. Ben gittim işimi gördüm, döndüm, itimadı sarsamazdım. Sonra beraber emniyete gittik. Orada şerli bir komiser vardı. Beni görür görmez, ‘Senin şimdi elimizden çekeceğin var’ dedi. Ayakta beklerken o sırada birisi arkamdan bir darbe indirdi. Ben ‘Allah’ demiştim. Bütün polisler etrafıma toplanmıştı. O anda Şube Müdürü içeri girdi. Vaziyeti anladı ve müdahele etti, ‘Onun ifadesini alın, fakat kılına dokunmayın’ dedi.

          “İfademi aldılar. Bir hafta kadar orada kaldım. Daha sonra askeriyeye gönderdiler.

          “Neticede onlar da suçlu olmadığımızı anladılar. Beraat ettik. Şimdi Nurlar bütün âleme neşredildi. Elhamdülillahi Hâzâ min fadli Rabbî.”

          #734156
          Anonim

            ‘Şimdiye kadar buradan hiçbir siyasi suçlu kaçmadı. Görülmedik birşey’ 🙂
            Allah razı olsun hulusi abi

            #734160
            Anonim
              PIRLANTA;109215 wrote:
              ‘Şimdiye kadar buradan hiçbir siyasi suçlu kaçmadı. Görülmedik birşey’ 🙂
              Allah razı olsun hulusi abi

              EyvAllah Rabbim sizlerdende razı olsun.
              Risale-i Nurun kerameti vesselam

              #734206
              Anonim

                ‘Menderes bizi anlamadı. Ben yakında gideceğim, Onlar-ellerini ters çevirerek- tepetaklak olacaklar’ dedi.


                Bu cümle Üstada haza iftiradır! Yamultularak neşrolunmuştur! Halk partisi hesabına geçmiş su-i zandır!!

                #734216
                Anonim
                  #734217
                  Anonim

                    Bediüzzaman’ın Menderes ve kendisi ile ilgili tespiti de çok dikkat çekicidir.

                    “Menderes bir din kahramanıdır. Dine büyük hizmetleri olmuş ve olacaktır. Fakat Adnan Bey arzu ettiği hizmetinin semeresini göremeyecektir. Benim de dine hizmetim olmuştur. Ketm etmeyeyim… Ama ben de hizmetimin semeresini Adnan Bey gibi göremeyeceğim. Her ikimizin de hizmetlerimizin semeresi ileride görülecektir.”

                    #734230
                    Anonim

                      Yazı ”son şahitler Bediüzzamanı anlatıyor.”adlı eserden alınmıştır.

                    9 yazı görüntüleniyor - 1 ile 9 arası (toplam 9)
                    • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.