
hESAP ET…HESAPLA
Birlikte yürüdüğümüz yolun uzunluğunu değil, yaşadığımız yolu hesapla!
Ben sana yağmur yağarken, gökyüzüne bakıp sevinmeyi öğrettim!
Sevinmeyi hesapla!
///
Gün gelir; ölürüm…
Yokluğumu hesapla!
///
Kainat boşluğunun sonsuzluğunda ritmik bir noktacık; dünya…
Koca dünyada ritmik bir noktacık; kalbim…
Rabbimin “Hiçbir yere sığmam; oraya sığarım” övgüsüyle yüce…
Ve ama, hırsının örsünde vahşice;
Kırılmayı hesapla!
///
Başucundaki eski bir kitap gibiyim çocukluğunu fısıldayan…
Beni değil, kendini verirsin eskiciye!
Ve seni kime sorarlar sonra?
Sen kime sorarsın kendini?
Kaybolmayı hesapla!
///
Beni bulabilirsin belki…
Ama belki…
Güvercinlerin olduğu yerde;
Fatih’te, Eyüp’te veya Yenicami’de…
Bir avuç yemi savururken havaya…
Sessizce ağlarken,
Veya.
Bıraktığın yerde;
Bulabilmeyi hesapla…
///
İlla ki ölürüm…
Yokluğumu hesapla!
-Murat Başaran-