• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #651460
    Anonim

      Ağustosun güzel yaz günlerinden biriydi. Eynal sıcak su banyolarından çıkmış soldaki yüksek çay bahçesinde oturmuştuk. Muzaffer Aslan Ağabey’i her zaman bulamadığımız için, ona hizmetimizi doğrudan ilgilendiren bir hatırayı sorduk.

      -Ağabey, Üstat’ın Konya’dan gelen nur talebelerine: “Risale-i Nur’un sizin hizmetinize ihtiyacı yok.” İfadesini kullandığı hatırayı siz nasıl biliyorsunuz? Mümkünse anlatır mısınız.?”

      Şöyle bir arkasına yaslanan Muzaffer Ağabey, uzaklara dalıp giden gözlerini neden sonra topladıktan sonra dedi ki:

      -Halıcı Sabri Ağabey, Üstad’a gelerek, Yorgancı Mehmet Parlayan Ağabey’in cahil olduğunu, hizmetten pek anlamadığını belirtir. Daha sonraları ise Mehmet Parlayan Ağabey Üstad’a gelerek Halıcı Sabri Ağabey’in hep kendisini nazara verdiğini, derslerde hep kendisinin konuştuğunu söyler ve kitap satma işlerinin kendisine verilmesini ister. Üstat da her ikisine muhtelif zamanlarda ama aynı olan şu cevabı verir:

      Siz gidin kendi aranızda anlaşın. Aranızdaki tesanüdü muhafaza edin, o yeter. Risale-i Nur’un sizin hizmetinize ihtiyacı yok.

      Yine bir başka zaman Konyalılar, Üstad’a gelerek Konya’da pek hizmet olmadığını söylerler. Üstad da der ki:

      Bir yerde bulunan Nur talebeleri, hizmete perde olmazsa orada hizmet olur.

      İbrahim Köse

      #736269
      Anonim

        Bu yazının üstüne söylenecek söz YOK!!!!!!!

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.