• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #651702
    Anonim

      EVET, bu risale belki uzundur , lakin okuması ne usanç nede bir sıkıntı verir, belki manevi bir hisse ve lezzet verir.
      yazmak bizden ihtiyacı olanlara ulaştırmak sizlerden olsun inş.
      rabbi rahimim ve maliki kerimim ebeden ve daimen razı olsun inş.
      hizmet zerre miktarda olsa büyük ve azim faydaları ve neticeleri vardır..

      evet, hükmü lillah sırrınca kazaya rıza, kadere teslimiyet islamiyetin bir düsturudur, sembolüdür.
      işte sizler gibi evladını buluğ çağına ermeden ebed diyarlarına yollayan müminlere büyük müjdeler içeren hakiki bir teselli kaynağını sizlere göstereceğiz , şöyle ki.

      BİRİNCİ NOKTA:

      Kur,an ferman eder, ebediyen yaşlanmayacak çocuklar .işte bu sırra binaen müminlerin buluğ çağına ermeden vefat eden evlatları, cennet,te ebedi, sevimli, cennet,te layık bir şekilde daimi çocuk kalacaklarına ve cennet,e giden peder ve validelerinin kucaklarında mutlu ve sevinçli olacaklarını ve evlat sevmek ,çocuk okşamak gibi en latif bir zevki, ebeveyinlerine temin edip sevinç ve neşe kaynağı olacağını ferman ediyor.

      hem cennet tenasül yeri olmadığından, evlat sevmek ve okşamak yoktur diyenleri red_i tekzip eder.
      işte dikkat ediniz dünyada beş on sene çocuk sevmeye ve o lezzeti tatmaya sebeb olacak o haleti o zat_ı muhteremler dünyada ki, acıya bedel sonsuz bir derecede evlat sevecekler.

      işte o vakit, orada bulunan sair insanların o anne ve babaya nasıl bir gıpta ile bakacaklarını hayal ediniz .
      o manevi lezzetin hazzını kendilerinin yerlerine şahsınızı sevk ederek o manevi hazzın lezzetini hissedebilirsiniz.
      hem sana ve senin şahsiyetine mukabil gelen bir şefaat gibi bir mertebede sana cennet makamını kazandıracak o ali makam ve cehennem ateşinden seni halas edecek o halet neticesizmidir ki seni üzüntüye sevk edip hüzünler ile gark olman noktasında netice veriyor.
      hem sen o cennet misal alemde yaşayan o evladına yetişmek için onu sevip okşamak için salih bir zata veya saliha bir hanıma bürünmek dahamı zordur?

      sual:
      hiç çocuğu olmamış dünyada o lezzeti tellezüz edememiş bir şahsiyetin durumu mahşerde ne olacak?

      el cevap:
      onu halk edip ,dünyaya sevk eden kudret_i ezeliye onu o sahada o ibadet ile imtihan eylemiş .
      neticesinde o şahsiyetler büyük bir sabır ve tevvekkül ve metanet ile o haleti vaziyeti kabul etmiş.
      halıklarına şükür etmişler, o imtihanı hakkı ile ifa etmişler.
      işte o vakit, o şahsiyetler, vefatlarından sonra şayet ehli iman noktasında iseler cennet gibi bir ali mertebeye ulaşmışlar ise, o cennet,te bulunan çocuklardan bir kısımları onların çocukları olur .
      dünyada beş on seneye mukabil evlat sevme ve okşamaya mukabil o azim ibadetin neticesi olarak o cennet çocuklarından bir kısmı onların saadet dairelerinde kendi ellerine teslim edilir.
      adeta bir nevi şu ilahi hitaba mazhar olurlar:
      EY GÜZEL KULLARIM BEN SİZE DÜNYADA EVLAT VERMEYEREK BİR İMTİHANA SİZLERİ TABİ EYLEDİM.
      NETİCESİ İSE SİZE SİZ BENİM O İKRAMIMI ACI VE LEZZETSİZ GİBİ GÖRÜNSEDE Allahim.gif TANDIR DİYE KABUL EDİP BAŞ TACI EYLEDİNİZ.
      BENDE BUĞÜN SİZE ONUN NETİCESİ OLAN İKRAMI TAKTİM EDİP SİZİ CENNETİN O HALİS LEZZETİ İLE BAŞ TACI EDİYORUM..
      işte o veled sevğisine ve muhabbetine erişemeyen valide ve pederin cennette ki ,hükümleri.

      İKİNCİ NOKTA:
      DİKKAT ile müşahade ediniz içinde ki azim hakikatleri alemi ruhunuza aks ettirerek okuyunuz..

      bir zaman bir zat zindanda bulunuyor. sevimli bir çocuğu yanına gönderilmiş.
      o çaresiz mahpus hem o zindanda kendi elemini çeker,hem veledinin istirahatini temin edemediği için, onun zahmeti ile üzülüyor , rahatsız oluyordu.

      sonra merhametkar bir hakim ona bir adam gönderir ve der ki:
      ŞU ÇOCUK GERÇİ HER NE KADAR SENİN EVLADINDIR. FAKAT NETİCEDE BENİM VATANDAŞIM BENİM HALKIMDANDIR.
      ONU BEN ALACAĞIM GÜZEL BİR SARAYDA BESLETTİRECEĞİM VE HOŞ BİR ALEMDE İKAMET ETTİRECEĞİM.

      o adam ağlar, sızlar benim sevinç ve teselli kaynağım olan evladımı vermeyeceğim der..
      ona arkadaşları der ki:
      senin üzüntün ve endişen manasızdır.şayet sen çocuğa acıyorsan çocuk şu kirli pis ve kötü kokulu zindana bedel, ferahlı saadetli bir saraya gidecek.
      şayet sen nefsin için üzülüyorsan , menfaatini arıyorsan .
      çocuk burada kalsa geçici şühpeli bir menfaatinle beraber, çocuğun meşakatlerinden çok sıkıntı ve elem çekmek var.

      şayet oraya gitse sanki sana bin menfaati var. çünkü padişahın merhametini ilği noktasında bir sebebiyete hasıl olur. sana şefaatçi hükmüne geçer.
      işte o noktada padişah onu senin ile görüştürmek arzu edecek.
      ELBETTE GÖRÜŞTÜRMEK İÇİN ONU ZİNDANA GÖNDERMEYECEK , BELKİ SENİ ZİNDANDAN ÇIKARACAK , O SARAYA CELB EDECEK, ÇOCUKLA GÖRÜŞTÜRECEK:
      ŞU ŞARTLA Kİ, PADİŞAHA EMNİYETİN VE İTAATİN VARSA…
      İŞTE ŞU TEMSİL GİBİ AZİZ KARDEŞİM. SENİN GİBİ MÜMİNLERİN EVLADI VEFAT ETTİKLERİ O VAKİT, ŞÖYLE DÜŞÜNMELİ.:
      gerçekten şu gelecek olan ibareler insanı hüzünlere ve ağlamaklı bir vaziyete sevk etmemesi içten bile değildir.
      ŞU VELED MASUMDUR, ONUN HALIKI DAHİ RAHİM VE KERİMDİR.
      BENİM KUSURLU ACİZ TERBİYE METODUMA BEDEL, GAYET KAMİL OLAN İNAYET VE RAHMETİNE ALDI.
      DÜNYANIN IZDIRAPLI VE HÜZÜNLÜ MEŞAKATLİ ZİNDANINDAN ÇIKARIP, CENNETÜ,L FİREDEVSİNE GÖNDERDİ.
      O ÇOCUĞA NE MUTLU….
      ŞU DÜNYADA KALSAYDI, KİMBİLİR NE ŞEKLE GİRERDİ. ONUN İÇİN BEN ONA ACIMIYORUM BAHTİYAR BİLİYORUM..
      KALDI Kİ, KENDİ NEFSİME AİT MENFAAT İÇİN KENDİME DAHİ ACIMIYORUM ,IZDIRAP VERİCİ BİR ŞEKİLDE ÜZÜLMÜYORUM.
      şayet dünyada kalsaydı, on senelik geçici elemler ve hüzünler ile karışık bir evlat sevğisi ve muhabbeti temin edecekti.
      şayet salih olsaydı, dünya işinde muktedir olsaydı, belki bana o vakit ,yardım edecekti..
      yani burada dünyevi huzur ve menfaat noktasından ziyade o şahıs salih bir varlık olarak dünyada yaşasaydı .
      salih bir evlat yetiştirmiş olmaya bedel salih amellerden onun defteri ameline yazıldığı gibi bende hissedar olabilecektim manasında.
      fakat vefatıyla,ebedi cennette on mlyon sene bana evlat muhabbetine vesile ve saadeti ebediyeye ait bir şefaatçi hükmüne geçer.
      ELBETTE VE ELBETTE ŞÜHPELİ ŞÜHPELİ DERKEN DÜNYA HAYATININ NETİCESİ NE OLACAK NOKTASINDA.
      PEŞİNEN HEMEN VERİLEN BİR MENFAATİ KAYIP EDEN KESİN OLARAK VERİLECEK BİR MENFAATİ VE GELİRİ KAZANAN BURADA Kİ, TİCARETE BEDEL ONDAN BİN MİSLİ KAZANÇLI OLAN ÜZÜNTÜ KAYĞI VE TASA GÖSTERMEZ , ÜMİTSİZCE FERYAD ETMEZ..
      HAŞİYE:
      O FERYAD BELKİ O VERİLECEK OLAN MENFAATİ DE YOK EDER, KAÇIRIR.

      üçüncü nokta:

      vefat eden çocuk halıkı rahimin mahluku , memuru ,kulu, ve bütün heyet_i ile onun mahsülü onun ürünü ve onun sanatı olması noktasından , ona ait olarak ebeveyinin bir arkadaşı idi ki, geçici olarak onun nezaretine verilmişti.
      peder ve valideyi ona hizmetkar etmiş. validesinin ve pederinin o hizmetine mukabil, peşin bir ücret olarak, lezzetli bir şefaat vermiş.
      ŞİMDİ EY KARDEŞ…
      ŞİMDİ YÜZDE DOKSANDUKUZ HİSSE SAHİBİ OLAN O HALIKI RAHİM HİKMETİNİN VE RAHMETİNİN BİR GEREĞİ VE TECELLİSİ OLARAK , O ÇOCUĞU SENİN ELİNDEN ALSA, HİZMETİNE SON VERSE, ŞEKLEN BİR HİSSE İLE HAKİKİ BİN HİSSE SAHİBİNE KARŞI ŞİKAYETİ ANDIRACAK BİR TARZDA ÜMİTSİZCENE ,HÜZÜNLER İÇİNDE FERYAD ETMEK EHL_İ İMANA YAKIŞMAZ…
      BELKİ EHLİ DALALETE VE EHLİ GAFLETE YAKIŞIR..

      DÖRDÜNCÜSÜ:

      EĞER DÜNYA EBEDİ OLSA İDİ, İNSAN İÇİNDE EBEDİ KALSAYDI VE AYRILIK EBEDİ OLSAYDI, HÜZÜNLÜ VE ELEMLİ BİR ŞEKİLDE FERYAD EDİP AĞLAMANIN VE ÜZÜLMENİN BİR MANASI OLURDU O VAKİT.
      FAKAT BİZ MADEM DÜNYA BİR MİSAFİRHANEDİR, VEFAT EDEN ÇOCUK NEREYE GİTMİŞ İSE ,BİZDE ORAYA GİDECEĞİZ.
      VE HEM BU VEFAT ONA MAHSUS DEĞİL, UMUMİ BİR CADDEDİR.
      HEM MADEM AYRILIK DAHİ EBEDİ DEĞİL, İLERİDE HEM BERZAH,TA HEM CENNET,TE GÖRÜŞÜLECEKTİR.
      EL HÜKMÜ LİLLAH DEMELİ..
      O VERDİ,
      O ALDI,
      ELHAMDÜLİLLAHİ ALA KÜLLİ HAL DEYİP SABIRLA ŞÜKÜR ETMELİ.

      beşinci nokta:

      gerek peder ve valide veledini bütün dünya gibi severler.
      veledi elinden alındığı o vakit, eğer bahtiyar ise hakiki ehli iman ise dünyadan yüzünü çevirir münimi hakikiyi ( hakiki nimet veren zat)
      bulur.
      ve der:
      DÜNYA MADEM FANİDİR, DEĞMİYOR, DÜNYA İLE KALBİ ALAKASINI KESER VELED NEREYE GİTMİŞ İSE ORAYA YÖNELİR BÜYÜK BİR MANEVİ KAZANÇ ELDE EDER:
      burada ki ,yöneliş bütün bütün dünyadan çekilip ayrılmak değil, belki istikamet dairesi olan a.s.v efendimizin çizmiş olduğu istikameti hal üzerine yaşamak ve dünya ve ahiret işlerini bir ölçü i çinde düzenlemektir.

      işte bütün bunlardan ehli dalalet ve gaflet mahrumdurlar.
      bunların hiç birine mazhar olamayacaklardır.

      birde ehli gafletin gözü ile bu hadiseye bakalım.
      bir ihtiyar hanım gayet sevdiği sevimli bir tek çocuğunu ölüm anını görüp dünyada sonsuza dek yaşayacağını zan edip, gaflet ve dalalet neticesinde :
      ÖLÜMÜ YOKLUK VE AYRILIK VE BİTİŞ. SEVDİKLERİNDEN EBEDİYEN AYRILACAĞINI VE BİR DAHA GÖRÜŞEMEYECEĞİNİ DÜŞÜNDÜĞÜNDEN YUMUŞAK DÖŞEĞİNE BEDEL , KABRİN TOPRAĞINI DÜŞÜNÜP, GAFLET VE DALALET CİHETİ İLE ERAHAMÜNİRRAHİMİN CENNET_İ RAHMETİNİ FİREDEVS NİMETİNİ DÜŞÜNMEDİĞİNDEN NE KADAR ÜMİTSİZ BİR ELEM VE HÜZÜN ÇEKTİĞİNİ KIYAS EDİNİZ.

      FAKAT SAADET VESİLESİ OLAN İMAN VE İSLAMİYET MÜ,MİNE DER Kİ:
      ŞU ÖLÜM HALİNDE OLAN ÇOCUĞUN SONSUZ DERECEDE RAHMET SAHİBİ OLAN HALIKI TARAFINDAN ONU BU FANİ DÜNYADAN ÇIKARIP CENNETİNE GÖTÜRECEK, HEM SANA ŞEFAATÇİ HEM EBEDİ BİR EVLAT YAPACAK AYRILIK GEÇİCİDİR, MERAK ETME DER..

      BİZ Allahim.gif,IN KULLARIYIZ SONUNDA YİNE ONA DÖNECEĞİZ..
      HÜKÜM Allahim.gif,A MAHSUSTUR…
      BAKİ OLAN SADECE ODUR…

      SAİD NURSİ..
      alintidir

      #737280
      Anonim

        7a4df1f02f224422a0c02089ad80d19552688e8d9d2413bcb8c60b2e86d49b243867587eaf2b10f9da39a3ee5e6b4b0d3255bfef95601890afd807091a784be794cbb1451d283be09dd9a756.gif

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.