İkinci nokta:
Bir zaman “Küçük Isparta” namını alan ve her yerden ziyade,
geçen meselemizde hapis musibetini çeken İnebolu ve civarı
kardeşlerimin gayet güzel ve samimane mektupları beni çok mesrur eyledi.
Yalnız, Risale-i Nur’un kahramanlarından baba-oğulun meşrepleri
ayrı ayrı olduğundan, birbiriyle tam imtizaç edemediklerinden
endişe ediyorum. Baba ne kadar haksız da olsa, oğul, onun rızasını
tahsil etmeye mecburdur. Oğul da ne kadar serkeş de olsa, baba,
şefkat-ı fıtriyesini ona karşı esirgemez ve esirgememeli.
Değil böyle baba ve evlat ve mümtaz seciyeli ve Risale-i Nur’un baş
şakirtleri, belki birbirinden çok uzak ve düşman da olsalar, Risale-i
Nur’un hatırı için Risale-i Nur şakirtlerinin mabeynindeki tefani,
birbirini tenkit etmemek, kusurunu affetmek düsturuyla bu iki
kardeşim, dünyevi ve cüz i ve hissi şeyleri medar-ı münakaşa
etmesinler. Pederlik ve veletliğin iktiza ettiği hürmet ve şefkatle
beraber, Nur’un şakirtliği iktiza ettiği kusura bakmamak ve
affetmek ve benim çok sevdiğim iki kardeşim, benim hatırım için,
birbirini tenkit etmemek lazım geliyor.