• Bu konu 0 yanıt içerir, 2 izleyen vardır ve en son Anonim tarafından güncellenmiştir.
2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
  • Yazar
    Yazılar
  • #652580
    Anonim

      masastfg9.jpg

      Ey Vav Vuslatıyla Yürüyen Sevgili,

      ‘Kün’ kaleminin ucundaki zerrelerle yazılmıstı kâinat… Galaksilerin kavislerinden, kelebeklerin kanatlarına kadar aynı mühür vurulmustu;’Vav’ Sen, kalbinin gözbebeginden, gögün gögsüne bir elif misali çekilen servi endamlı Hak peygamberi… Süleyman Mabedi’nin güvercin bakıslı küçük hizmetkârına ‘Hu’yu okutan ak saçlı muallimi… Su üzerine ak elleri degmeden yazı yazan sevgili… Sen dururdun; kalemler senin ‘Vav’ vuslatınla yürürdü…

      Ey Vav Vuslatıyla Kelimelere Yürüyen Sevgili,

      Eylül’ün kırdıgı bir gül gibiyim… Eylül’ün kırdıgı bir dal kalem… Kırık bir kalbin çatlak yakaza tüpünden sızan ilhamla kokunu duyuyorum Celile sokaklarından… Tas kapın sessizce aralanıyor ve sessizce kapanıyor sonra… Süleyman Mabedi’nin merdivenlerinden inisini, ayak seslerini duyuyorum, elinde asan… Yüregindeki sıkıntıyı, Meryem’in o ürkek yorgunlugunu, Kudüs’ün karanlık gögüne akan ruhunun telaslı sancısını hissediyorum… Bizim de sancılarımız var… Bizim de kalemlerimiz var… Yazarız, çizeriz karagülleri, ak gülleri… Biliriz kıssalarından Hz. Hacer’i, Hz. Ismail’i ve Hz. Ibrahim’i… Biliriz de, Ortadogu’nun kan kokan çöllerine kalemlerimiz yürür sevgili, biz gidemeyiz!..
      Oysa sen Mesih’in sesini, besikteki sözlerinden bile önce, Meryem’in gözlerindeki o ıssızlıktan dinlemistin. Sonra, Meryem’e inen sofralara, Yahya’yı müjdeleyen mihraba ve sana;
      “Sadece kalemlerimiz yürür sevgili, biz gelemeyiz!..”

      Ey Vav Vuslatıyla Aska Yürüyen Sevgili,

      Sevgili, senin vuslatınla yürümüyor bizim kalemlerimiz. Askımız korumuyor bizi. Eksik, kaçak, korkak mı yasıyoruz bilmem ki, birbirimizden bile gizli duygularımız… Yusuf’la kuyulara atılır, gömlegini Züleyha gibi kalbimizle yırtarız! Içimizde binlerce yüz olur Yusuf! Yasadıgımız hayat bize nasıl acımasız davrandıysa, biz de kendimize ve askımıza Züleyha’nın Yusuf’a davrandıgı gibi davranırız. Yusuf gibi zindana attıklarımız bir gün gelir bizi bagıslar sanırız! Bilsen ne kadar suçluyuz bunun için, bilsen nasıl acı çekeriz. Asklar sahiplerine, onların hikâyelerine benzer. Yusuf’un düstügü derin kuyulara ve kopkoyu zindanlara;
      “Sadece kalemlerimiz yürür sevgili, biz gidemeyiz…”

      Ey Vav Vuslatıyla Ölüme Yürüyen Sevgili,

      Meger ‘Vav’ vuslat kristaliymis kalemlerimizin… Simdi kelimelerimizin tesellisiz hüznünden anlıyoruz bunu. Ölüm vuslatsa ve hazırsak o büyük mahkemeye; üzerine acılarımızın gölgesi vuran, dava ugruna yazdıgımız kalemlerimizle Hakk’a yürümek isteriz. Bir Ashab-ı Kehf gibi… Ölüm ki ah kar tanesi… Ölüm ki ah yalnızlık… Biz sehirden ayrılırken yanımızda götürdügümüz; oturdugumuz çay bahçelerinden, yürüdügümüz sokaklardan, ıslandıgımız yagmurun damlalarından topladıgımız ilhamlardır… Vitrinlerde unuttugumuz bakıslarımız ve hiç tanımadıgımız bir sevgilinin su yesili gözlerindeki mısralarımızdır… Arkada bıraktıgımız kitaplarda Ashabı-ı Kehf gibi magaralara biz degil;
      “Yalnızca kalemlerimiz yürür Sevgili”
      Biz gidemeyiz… Biz gidemeyiz… Yalnızca kalemlerimiz yürür…
      Yalnızca kalemlerimiz… Kalemlerimiz… Biz yürüyemeyiz… Biz çigiz.
      Utanıyorum Sevgili… Aglıyorum… Utanıyorum… Utanıyorum…
      Uzat ellerini…

      Uzat ak ellerini Sevgili,

      Koy mahzun basıma ki;

      Hz. Meryem mahcubiyeti ilkem olsun

      Iste sususum, susmalarım bu ugurda

      Yazmak, beyazlar içinde bir yolculuk fakat

      Kurtulmalıyım hayatımı ören siyah aglardan

      Beyazdan da beyazları giyerek

      Elimde bir beyaz gül

      Gönülden duanı almak için

      Celile sokaklarında Meryem gibi

      Kosayım nur kucagına…

      Isyansız, agıtsız masumca

      Bir kaç damla gözyasım düssün

      Burusuk akça ellerine

      Beni beyazlar içinde terbiye et
      Beyazlar içinde ugurla…

      Kalemim; sabahın ilk beyazı gibi

      Vav’ın vuslatına yürüsün Sevgili

      Vav’ın vuslatına yürüsün…


      alıntı..

      #740770
      Anonim

        1b0efc8ce7b57577c8f1e90877db10fe%5B1%5D.jpg

        VAV OLUŞUM SANA

        Bir Vav edasıyla, iki büklüm karşındayım
        Yalnız Senin huzurundadır Vav oluşum
        Yalnız Sana bükülür belim, omuzum
        Secdem Vav’dır ve Vav oluşum Sanadır

        Ve kıyamım
        İşte o zaman doğrulurum
        Elif oluşum o zamandır
        Ve Elif oluşumda yine Sanadır
        Kıyamım Sana, kıyamımda Elif oluşum Sana
        Doğruluşum Senin huzurunda ve doğruluşum yine Sana

        Vav kabul et huzurunda
        Ve doğrult beni Elif şuuruyla
        Ki Vav oluşum Sana
        Elif oluşum Seninle ve Senin huzurunda…

        – HüzüN Düşümü –

      2 yazı görüntüleniyor - 1 ile 2 arası (toplam 2)
      • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.